İşçi Partisi Brexit konusunda önemli bir değişiklik yapmama kararlılığını sürdürürken, Reeves’in yorumları partinin AB ticaret bağlantıları konusunda daha önce düşünülenden daha fazla politika hamlesi yapabileceğini gösteriyor.
Reeves, Financial Times’a verdiği röportajda, İngiltere’nin küresel imajını “sıfırlamaya” yönelik daha geniş hamlelerin bir parçası olarak, bir İşçi Partisi hükümetinin AB ile ilişkilerde daha az düşmanca bir yaklaşım benimseyeceğini ve düzenleyici farklılıklar konusunda daha az ısrarcı olacağını söyledi.
Rachel Reeves ayrıca, kimya sektörü ve City of London’daki işçiler için AB kurallarıyla daha uyumlu bir anlaşmanın mümkün olabileceğini ifade etti. Reeves, Brexit kararının arkasındaki ana nedenin göç olduğunu kaydederek konuyla ilgili şunları söyledi; “Kimsenin düzenlemelerin Avrupa genelinde aynı olmasından memnun olmadığı için ayrılma yönünde oy kullandığını sanmıyorum. Benim seçim bölgem ayrılma yönünde oy kullandığında bunun nedeni tamamen göçtü.”
Diplomatlar, genel seçimin ilan edilmesinin ardından Birleşik Krallık’ın AB ile daha yakın bir ilişki kurabileceğini ancak bu durumun ülkenin kurallara uyum sağlamasına bağlı olduğunu söylediler.
Reeves ayrıca İşçi Partisi’nin mesleki yeterliliklerin karşılıklı tanınması gibi alanlarda değişiklik yapabileceğini ve bunun finansal hizmetlere fayda sağlayabileceğini belirtti. “Şehirdeki insanların çoğunluğu Brexit’i işletmeleri için büyük bir fırsat olarak görmüyor” dedi. Reeves ayrıca, hizmetler ve finansal hizmetlerin Brexit anlaşmasından “büyük ölçüde dışlandığını” ifade etti.











Yorumlar