Birleşik KrallıkBREXIT

Brexit’in 10. yılında bilanço yeniden gündemde

    0
    Image generated by AI – BYTV

    Birleşik Krallık’ta 23 Haziran 2016’da yapılan referandumla alınan Avrupa Birliği’nden ayrılma kararının üzerinden 10 yıl geçti. Brexit’in destekçileri o dönemde daha güçlü bir ekonomi, daha sıkı sınır kontrolü ve daha bağımsız bir ülke vaat ederken, aradan geçen sürede bu hedeflerin ne ölçüde gerçekleştiği yeniden gündemde.

    NTV Londra Temsilcisi Gökhan Bozkurt’un haberine göre, kamuoyunda Brexit’e ilişkin değerlendirmeler hâlâ farklılık gösteriyor. Bazı vatandaşlar referandum sonucunu yanlış bir karar olarak değerlendirirken, bazıları ise dönemin koşulları açısından Brexit’i doğru bulmaya devam ediyor.

    Ekonomik etkiler öne çıkıyor

    NTV’ye konuşan Chatham House Kıdemli Araştırmacısı Galip Dalay, Brexit kampanyasında öne çıkan birçok vaadin gerçekleşmediğini savundu. Dalay, Brexit yanlılarının Birleşik Krallık’ın küresel rolünün güçleneceğini, göçün azalacağını ve ülkenin Avrupa Birliği dışındaki ülkelerle daha avantajlı ticaret anlaşmaları yapacağını öne sürdüğünü hatırlattı.

    Dalay, gelinen noktada bu beklentilerin büyük bölümünün karşılanmadığını ifade etti.

    NTV’ye değerlendirmelerde bulunan City St George, University of London öğretim üyesi Doç. Dr. Orkun Sarı ise son yıllarda yayımlanan çalışmaların Brexit’in ekonomik maliyetlerine işaret ettiğini söyledi.

    Sarı, çeşitli araştırmalara göre Brexit’in uzun vadede Birleşik Krallık ekonomisinde yüzde 6 ila 8 arasında üretim kaybına yol açtığını, yatırımları yaklaşık yüzde 15 azalttığını ve işsizlik üzerinde olumsuz etkiler yarattığını belirtti.

    Brexit kampanyasında sıkça kullanılan ve Avrupa Birliği’ne gönderildiği öne sürülen haftalık 350 milyon sterlinin Ulusal Sağlık Sistemi’ne (NHS) aktarılacağı yönündeki vaadin de tartışılmaya devam ettiğine dikkat çeken Sarı, NHS’in hâlen ihtiyaç duyduğu finansman seviyesine ulaşamadığını söyledi.

    Fotoğraf @bytvcouk

    Göç tartışmaları sürüyor

    Brexit sürecinin yalnızca ekonomik gerekçelerle açıklanamayacağını belirten Galip Dalay,  yaptığı değerlendirmede referandumun önemli ölçüde kimlik ve aidiyet tartışmalarıyla şekillendiğini ifade etti.

    Dalay, Birleşik Krallık’taki göç karşıtlığının yalnızca Avrupa dışından gelen göçmenlere değil, Doğu Avrupa ülkelerinden gelen göçmenlere yönelik tepkileri de kapsadığını söyledi.

    Bununla birlikte uzmanlar, yaşlanan nüfus ve iş gücü ihtiyacı nedeniyle göçün ekonomik açıdan önemini koruduğunu vurguluyor.

    Günlük yaşamda değişen haklar

    Brexit’in en görünür sonuçlarından biri de vatandaşların Avrupa Birliği ile ilişkilerinde yaşandı. Birleşik Krallık vatandaşları artık Avrupa Birliği vatandaşı statüsüne sahip değil. Serbest dolaşım hakkının sona ermesiyle birlikte çalışma, oturum ve seyahat süreçlerinde yeni uygulamalar devreye girdi.

    Bazı vatandaşlar Avrupa’da yaşama ve çalışma haklarının kaybedilmesini Brexit’in olumsuz sonuçları arasında gösterirken, bazıları ise ayrılığın günlük yaşamlarında önemli bir değişiklik yaratmadığını ifade etti.

    Tartışma sona ermiş değil

    Doç. Dr. Orkun Sarı, güncel kamuoyu araştırmalarının çoğunluğun Brexit’i yanlış bir karar olarak değerlendirdiğini gösterdiğini söyledi. Ancak Brexit’i desteklemeyi sürdüren ve yeni bir referandum fikrine karşı çıkan önemli bir seçmen kitlesinin de bulunduğunu belirtti.

    Uzmanlara göre Birleşik Krallık Avrupa Birliği’nden ayrılmış olsa da Brexit’in siyasi, ekonomik ve toplumsal etkilerine ilişkin tartışmalar devam ediyor. On yıl sonra bile Brexit, ülkenin geleceğine ilişkin en önemli başlıklardan biri olmayı sürdürüyor.

    Londra’da COP31 için eğitim ve döngüsel ekonomi buluşması

    Önceki haber

    İngiltere’de “Kırmızı” sıcak hava uyarısı sürüyor: Hastanelerde kritik durum

    Sonraki Haber

    Sevebileceğiniz haberler

    Yorumlar

    Cevap bırak

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Daha Fazlası Birleşik Krallık