Birleşik Krallık’ta halka açık şirketler, sekiz yıl aradan sonra ilk kez yönetici maaşlarına ilişkin tartışmaları kamuoyunun gözünden uzak tutabilecek. Bir düşünce kuruluşu, İşçi Partisi hükümetinin yönetim kurullarındaki “suistimal ve aşırılıkları” frenlemeyi amaçlayan kamuya açık takip sistemini kapatmasının ardından uyarılarda bulundu.
The Guardian’ın haberine göre, söz konusu sicil 2017 yılında dönemin Başbakanı Theresa May yönetiminde, yıllık genel kurullarda (AGM) hissedar isyanlarıyla karşılaşan şirketleri ifşa etmek amacıyla kurulmuştu. Bu sistem, üst düzey yöneticilere yapılan aşırı ikramiye ödemeleri veya maaş artışları gibi konulardaki itirazları kayıt altına alıyordu.
Hazine bürokrasiyi azaltmak için sicili kapattı
Maliye Bakanı Rachel Reeves yönetimindeki Hazine, ekonomik büyümeyi artırmak ve işletmeler üzerindeki “bürokrasiyi” azaltmak amacıyla Yatırım Birliği‘ne (IA) sicili bu sonbaharda kapatma talimatı verdi.
Kayıtların kapatılması kararı, Londra Menkul Kıymetler Borsası da dahil olmak üzere çeşitli şirketlerin yürüttüğü lobi faaliyetlerini takip etti. Bu şirketlerin yöneticileri, yönetici maaşlarına ilişkin olumsuz tanıtımların City‘nin rekabet gücüne zarar verdiğini ve İngiltere’deki listelemeleri caydırdığını iddia ediyordu.
Şeffaflık ve yönetişim konusunda endişeler artıyor
Ancak düşünce kuruluşu High Pay Centre, bu hamlenin şeffaflığa zarar vereceği konusunda uyarıyor. Kuruluşa göre bu durum, FTSE All-Share Endeksi‘nde yer alan şirketlerin, 2026 yıllık hissedar toplantıları sezonundan itibaren yatırımcı endişelerini görmezden gelmesini kolaylaştıracak.
Kurumun araştırmacısı Paddy Goffey, durumu “endişe verici” olarak nitelendirerek, “Bu durum, maaş, yönetişim ve daha geniş strateji konularındaki önemli hissedar muhalefeti vakalarının gözden kaçmasını daha muhtemel hale getirecek” ifadelerini kullandı.
Şirketlerin %26’sı hissedar isyanıyla karşılaştı
Son üç yılda FTSE 100 şirketlerinin yaklaşık %26‘sı yönetici maaşları konusunda hissedar isyanıyla karşı karşıya kaldı. Bir oylamada %20 veya daha fazla ret oyu verilmesi, sektörde “hissedar isyanı” olarak kabul ediliyor.
Kararın büyük kurumsal yatırımcıları çok etkilemeyeceği belirtilse de, hükümetin halkı hisse senedi almaya teşvik ettiği bir dönemde, küçük bireysel yatırımcıların dezavantajlı duruma düşebileceği korkusu hakim. Goffey, “Şirket uygulamalarındaki şeffaflığın azalması, yatırımcıların bilinçli kararlar alma yeteneğini zayıflatabilir” değerlendirmesinde bulundu.
















Yorumlar