İngiliz kamu yayıncısı BBC, stand-up komedyeni Deniz Göktaş‘ın İstanbul’da tutuklanmasını, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve muhalif isimlere yönelik baskılara ilişkin haberinde geniş şekilde ele aldı.
BBC News‘te yayımlanan habere göre, Göktaş, YouTube’da 10,4 milyon kez izlenen gösterisindeki ifadeleri nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret suçlamalarıyla yargılanıyor.
Göktaş, tatilden İstanbul’a dönüşünde havalimanında gözaltına alındı. İstanbul Adliyesi’nde savcılık sorgusunun ardından mahkeme, gösteride Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kur’an Kerime’e ilişkin ifadeler nedeniyle tutuklu yargılanmasına karar verdi.
185 şikâyet başvurusu yapıldı
BBC’nin aktardığına göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Göktaş’ın gösterisine ilişkin 185 şikâyet aldığını açıkladı.
Haberde ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı’nın cuma hutbesinde isim vermeden söz konusu gösteriye atıfta bulunduğu ve dijital platformlarda “mizah adı altında kutsal değerlere yönelik alaycı içeriklerin” gençleri değerlerden uzaklaştırdığı yönünde değerlendirmelere yer verildiği belirtildi.
Savcılıktaki ifadesinde Göktaş’ın dini değerleri hedef alma niyetinin bulunmadığını söylediği, komedyenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret suçlamasını da reddettiği ifade edildi. Göktaş’ın, gösterisini yaklaşık üç yıldır Türkiye’nin farklı şehirlerinde sahnelediğini ve kullanılan bazı ifadelerin kamuoyunda uzun süredir tartışılan siyasi kavramlar olduğunu savunduğu kaydedildi.
İfade özgürlüğü tartışması
BBC, Göktaş’ın tutuklanmasının, son dönemde Türkiye’de gazeteciler, akademisyenler, çevre aktivistleri, sendikacılar ve LGBT+ hakları savunucularına yönelik operasyonlarla birlikte değerlendirildiğini yazdı.
Haberde, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch) Türkiye’de ana muhalefet, medya ve ifade özgürlüğüne yönelik kapsamlı kısıtlamalar bulunduğu yönündeki değerlendirmesine de yer verildi.
Öte yandan Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Göktaş’ın “şaka yaptığı için” hapis cezasıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, hicvin hem Türkiye Cumhuriyeti Anayasası hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında koruma altında olduğunu savundu.
















Comments