Birleşik Krallık Başbakanı ve İşçi Partisi lideri Keir Starmer, parti içindeki artan baskıyla karşı karşıya. İskoç İşçi Partisi lideri Anas Sarwar’ın, pazartesi günü yaptığı “başbakan değişikliği” çağrısı, Downing Street’te yaşanan üst düzey istifaların ardından geldi. Starmer’ın özel kalem müdürü Morgan McSweeney ile iletişim direktörü Tim Allan’ın görevlerinden ayrılması, parti içinde liderlik tartışmalarını hızlandırdı.
Muhalefetin yanı sıra İşçi Partisi içinden milletvekilleri de Starmer’ın muhakemesini sorguluyor. Bazı isimler, başbakan için “artık bitti” yorumunu yapıyor. Aylar süren liderlik tartışmaları McSweeney’nin ayrılığıyla birlikte yeni bir aşamaya geçti.
The Independent’ta Athena Stavrou imzasıyla yayımlanan habere göre, farklı siyasi görüşlerden isimler Starmer’ın muhakemesini sorgularken, bazı İşçi Partili milletvekilleri açıkça “her şey bitti” değerlendirmesinde bulunuyor. Son 16 ayda kamuoyu yoklamalarında desteği gerileyen başbakan için, McSweeney’nin ayrılığı krizi daha da derinleştirdi.
İşçi Partisi kurallarına göre milletvekillerinin yüzde 20’sinin desteğini alan tek bir aday bile liderlik yarışını başlatabiliyor. Bu durum, Starmer’ın koltuğunun ciddi biçimde tehlikede olduğu yorumlarını güçlendiriyor.
Bu sürece son olarak, Angela Rayner adına hazırlandığı öne sürülen ve kısa süreliğine yayına giren bir internet sitesinin ortaya çıkması eklendi. Söz konusu gelişme, Starmer sonrası döneme ilişkin spekülasyonları daha da artırdı. Haberi ilk duyuran The Guardian, kulislerde liderlik yarışının fiilen başladığı değerlendirmesinin yapıldığını aktardı.
Rayner–Streeting gerilimi
Son haftalarda, Başbakan Yardımcısı Angela Rayner ile Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanı Wes Streeting çevresindeki isimler karşılıklı suçlamalarda bulunuyor. İtfaiyeciler Sendikası Genel Sekreteri Steve Wright, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Peter Mandelson ile yakın ilişkisi olan hiç kimsenin hükümete yakın olmaması gerektiğini” söyleyerek Streeting’e dolaylı bir gönderme yaptı.
İşçi Partisi milletvekili Rosena Allin-Khan da aynı programda, kabinedeki bazı isimlerin Mandelson’a yakınlıkları nedeniyle pozisyonlarını sorgulaması gerektiğini ifade etti.
Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanı Wes Streeting de potansiyel lider adayları arasında gösteriliyor. Streeting, No 10’daki “zehirli kültürü” eleştirmesiyle biliniyor. Parti içinde daha merkez sağda konumlanması eleştirilse de, kamuoyuyla güçlü iletişim kurabilen bir isim olarak öne çıkıyor. Streeting ise bir “darbe” planladığı iddialarını reddediyor.
Streeting’e yakın kaynaklar ise bu eleştirilerin Rayner’ın kendi siyasi sorunlarını gölgelemek için yapıldığını savunuyor. Rayner’ın, geçen yıl Hove’da satın aldığı bir konutla ilgili damga vergisini eksik ödeyip ödemediğine dair inceleme henüz sonuçlanmış değil.
“Rayner hazır” mesajı
Rayner’a yakın isimler, Starmer’ın görevden ayrılması halinde kendisinin liderliğe “hazır” olduğunu söylüyor. The Guardian’a konuşan kıdemli bir İşçi Partisi yetkilisi, Rayner’ın daha önce Jeremy Corbyn ve Keir Starmer dönemlerinde siyasi bedeller ödediğini, bir sonraki mücadelenin ise kendi liderliği için olacağını dile getirdi.
Öte yandan Wes Streeting, Starmer’ın istifasını istemediğini belirterek, “Keir Starmer’ın istifa etmesine gerek yok, ona bir şans verin” açıklamasını yaptı.
Andy Burnham
Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, son aylarda Starmer için en ciddi tehdit olarak anılıyor. Burnham, liderlik iddialarını net biçimde reddetmezken, bazı milletvekillerinin kendisini aday olmaya teşvik ettiği belirtiliyor. Kuzey Batı İngiltere’de boşalan bir parlamento koltuğu için aday olmak istemesine rağmen İşçi Partisi yönetimi tarafından engellenmesi, parti içi çekişmeleri daha da görünür kıldı.
Shabana Mahmood
İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, eski Başbakan Tony Blair’in de olumlu baktığı isimler arasında. Ancak Mahmood da Streeting gibi partinin sağ kanadına yakın görülüyor ve bu durum, aynı tabandan iki güçlü adayın çıkmasını zorlaştırabilir.
Alternatif isimler masada
Parti içinde sadece Rayner ve Streeting değil, başka isimler de konuşuluyor. Kamuoyu yoklamalarında Rayner’ın seçmen nezdinde düşük popülerliğe sahip olması, bazı milletvekillerini alternatif arayışlara yöneltiyor. Bu kapsamda Avam Kamarası Lideri Lucy Powell, Enerji Güvenliği ve Net Zero Bakanı Ed Miliband ve Savunma Bakanı John Healey potansiyel adaylar arasında gösteriliyor.
Bir dönem parti liderliği yapan Ed Miliband, yeniden aday olmak istemediğini söylese de, The Sun on Sunday’e konuşan bir parti kaynağı, Miliband’ın kulislerde yeniden liderlik için hazırlandığını iddia etti.
Ed Miliband
Partinin sol kanadı ise gözünü Enerji Güvenliği ve Net Sıfırdan Sorumlu Bakan Ed Miliband’a çevirmiş durumda. 2015’te lider olarak seçim kaybeden Miliband, bugün net sıfır ve yeşil enerji politikalarının en güçlü savunucularından biri olarak yeniden ön plana çıkıyor. Sağ basının sert eleştirileri, parti üyeleri nezdinde Miliband’ın desteğini artıran bir unsur olarak görülüyor.
Genç isimler ve sürpriz adaylar
Bazı partililer ise mevcut üst düzey isimlerden umutsuz ve gözlerini 2024 seçimleriyle parlamentoya giren daha genç milletvekillerine çevirmiş durumda. Eski Kraliyet Deniz Piyadesi subayı Al Carns, bu isimler arasında anılıyor. Carns’a yönelik övgülerin, eski Başbakan Boris Johnson’ın eski danışmanı Dominic Cummings’ten gelmesi ise parti içinde dikkat çekici bir detay olarak değerlendiriliyor.
















Yorumlar