Bu yıl Davos’ta dikkat çeken başlıklardan biri, İnsan Kaynakları kavramının yerini giderek daha güçlü biçimde “İnsan Sermayesi” söylemine bırakmasıydı. Bu değişim yalnızca terminolojik değil; iş gücüne, değere ve üretime bakış açısının köklü biçimde yeniden tanımlandığını gösteriyordu.
Çünkü insan sermayesi artık yalnızca insanla sınırlı değil. Dijitalleşmenin hız kazandığı bu teknolojik devrimde sermaye, insan ve yapay zekânın birlikte çalıştığı hibrit bir yapıya everiliyor. Davos’ta öne çıkan ortak görüş bunun en güzel kanıtıydı. Davos bu yıl bireysel yetenekten ziyade, insan–makine iş birliği içinde kurulan karar mekanizmalarının, problem çözme kapasitesinin ve hızın verimlilik üzerindeki etkisine odaklanıyordu.

*Ceren Işık | Kariyer Koçu | C-Grow HR Kurucusu
Bu dönüşümün küresel ölçekteki etkileri Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından da açıkça dile getirildi.
IMF Genel Direktörü Kristalina Georgieva, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda işlerin yaklaşık %60’ını etkileyeceğini vurguladı. Bu etkinin yalnızca otomasyonla sınırlı olmadığını, beceri dönüşümünü ve yeni fırsat alanlarını da beraberinde getirdiğini ifade etti. Özellikle giriş seviyesindeki rollerin dönüşümü, gençlerin iş gücü piyasasına girişini zorlaştırabilecek bir tabloya işaret ediyor. Bu durum, küresel ölçekte köklü bir eğitim ve yetkinlik dönüşümünün kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.
Microsoft CEO’su Satya Nadella ise yapay zekânın ekonomik değer üretirken aynı zamanda toplumsal faydayı da gözetmesi gerektiğine dikkat çekti. Aksi halde, yapay zekânın yalnızca belirli şirketler ve ülkeler için avantaj yaratmasının, küresel eşitsizlikleri derinleştirme riski taşıdığını belirtti. Benzer şekilde BlackRock CEO’su ve Dünya Ekonomik Forumu Eşbaşkanı Larry Fink’te Davos’ta yapılan tartışmaların merkezinde insan refahını artırmayı hedefleyen, geniş tabanlı yatırım stratejilerinin yer aldığını ifade etti.

Bu çerçevede dikkat çekici bir başka unsur ise, “HR” kavramının neredeyse hiç telaffuz edilmemesiydi. Bu, İnsan Kaynakları fonksiyonunun önemini yitirdiği anlamına gelmiyor, elbette ki, Ama büyük bir dönüşüm ihtiyacının ve mevcut tanımının yetersiz kaldığının habercisi niteliğini taşıyor!
2017 yılında Dubai’de katıldığım bir etkinlikte, işe alım süreçlerinde kullanılan bir robotla tanışmıştım. Bugün İnsan Kaynakları profesyonellerinin yüksek bütçeler ayırdığı envanterler, testler ve değerlendirme araçlarıyla sağlanmaya çalışılan tutarlılığı, bu sistem yalnızca mülakat sürecinde %85 oranında yakalayabiliyordu. Bu örnek, teknolojinin yalnızca destekleyici bir araç değil, doğrudan karar süreçlerine entegre bir aktör haline geldiğinin erken bir göstergesiydi.
Bugün gelinen noktada da…
İş gücü yönetiminde üç temel yaklaşım öne çıkıyor:
- Birincisi, dönüşüme uyum sağlayamayan ve otomasyon riskiyle karşı karşıya kalan roller.
- İkincisi, yapay zekâyı verimlilik odağında kullanarak mevcut iş yapış biçimlerini güçlendirenler.
- Üçüncüsü ise, insan ve yapay zekâdan oluşan bu hibrit yapıyı stratejik düzeyde kurgulayan ve yönetenler.
Asıl dönüşüm de tam da burada başlıyor. Bir kısa not: dönüşüm artık ihtiyaç değil yaşanan bir gerçek.
İnsan sermayesinin artık yalnızca işi yapan değil, işi tasarlayan bir konuma everilmesi gerekiyor. Yapay zekânın bir araç değil, bir çalışma arkadaşı olarak kabul edilmesi ve liderlerin ise bu hibrit yapıyı yönetecek dijital bilinçle liderlik yaklaşımlarını yeniden inşa etmesi kaçınılmaz hale geliyor.
İnsan Kaynakları departmanlarının da yapay zekayı entegre edebilecek yetenek sermayesi için kolları sıvaması kaçınılmaz. Artık mülakatlar, manuel envanterler, performans sistemlerinin yerini süreçlere entegre yapılarak dönüştürmesi buna ek olarak yapay zekayı işe nasıl alabileceğine dair bir bakış açısı geliştirmesi gerekiyor.
Yapay Zekayı işe almak, tekrar vurgulamak, istedim.
Değişim her zaman olduğu gibi insandan başlıyor. Ancak bu kez mesele sadece yeteneği yönetmek üzerine kurgulanmıyor. İnsan ve yapay zekâdan oluşan sermayeyi, karar mekanizmalarını ve iş gücünü bütüncül bir şekilde orkestre edebilmekte yatıyor.
*Bu makale C-Grow HR kurucusu ve kariyer koçu Ceren Işık tarafından yazılmıştır.
















Yorumlar