İngiltere

Sıla Londra’ya geliyor

    0

    ‘ŞARKICI’ adlı yeni albümüyle Türkiye’nin dört bir yanında sevenleriyle buluşan Türk pop müziğinin sevilen kadın sanatçılarından Sıla Londra’ya geliyor. Sanatçı 4 Aralık Pazar günü İngiltere‘nin başkenti Londra’daki Indigo at the O2’da sahne alacak. Gişe Event ve loa organizasyonuyla uzun bir aradan sonra Londra’daki hayranlarıyla yeniden buluşacak olan Sıla, muhteşem orkestrası ve geçmişten bugüne en sevilen şarkılarının yer aldığı özel repertuarıyla sevenlerini coşturacak.

    sila gencoglu galeri6

    Genç sanatçı Sıla, yaz başında Cumhuriyet gazetesinde Ali Deniz Uslu ile yaptığı röportajda salgın dönemini arınarak geçirdiğini söylüyor. Yazara göre Tüm şehirlerin ve hatta dünyanın susması bir anlamda ona iyi gelmiş. Ertelediği yüzleşmeleri derinliklerinde çözmüş, kendi ile hesabını da görmüş. “Ben kendimi tamamlamayı tercih ettim. Zorlu sınavlarım oldu, herkesin olur. Üstüne gittim. Peşime düştüm. Şimdi çok daha hafif ve gerçek bir yerdeyim” demesi de bundan.
     
    “Sıla’nın yeni albümü “Şarkıcı” 15 şarkılık uzun soluklu müzikal bir serüven. Kendi tabiriyle bu çalışmasında daha doygun ve geniş nüfuzlu bir yere kırılmış direksiyon. Albümün prodüktörlüğü de ona ait. Sıla, şarkı sözlerinde duygu coğrafyasının her yerine dokunmuş. Şarkılarının sahiciliğinin sırrı da her şeyi olanca çıplaklığı ile anlatmasından geçiyor. “Kalptense kalbe gider” diyor Sıla, “Herkesin içinde küt diye soyunabilmek kolay değildir, hem soyunacaksınız hem de etinize bakmayacaklar. Çıtanın yüksekte olması iyidir.” “
     
    İşte o röportajdan bazı alıntılar
     
    – Dile kolay altı yıl geçti son albümün üzerinden. Hem salgın hem memleketin hali, zor zamanlardı. Nasıl geçirdiniz bu dönemi?
     
    Evde sıkılan biri olmadığımdan çok da zorlanmadım. İstanbul’un susması iyi bile geldi. Kapanmadan üç ay sonra Bodrum’a kaçtım. Malum yazı işleri müdürlüğü, müzik… Ertelediğim şahsi yüzleşmeler, barışlar, derinlikler… Hiç bu kadar blok bir arınma dönemi yakalama şansım olmamıştı, değerlendirdim. 
     
    – “Şarkıcı” albümü müzik yolculuğunuzda biraz farklı bir yerde. Kadim toprakların melodileriyle yeni dünyanın ritimleri yüzde yüz Sıla’nın duygusuyla harmanlanmış. Nedir “Şarkıcı”nın sizdeki yeri ve üretim süreci?
     
    “Şarkıcı”ya başladım, ipin ucu kaçtı bende. Pandemi evveli biten şarkılar vardı, albüm bir yerdeydi zaten. Salgın, bilinmezlik ve getirdiği kaygı sebebiyle hiçbirimizin konsantrasyonunun müzik yahut yeni bir şey olmadığını da göz önünde bulundurarak albümü durdurdum.Bugün bu kararın doğru olduğunu görüyorum; çünkü vedalaştığım şarkılar oldu. Yeni şarkılar yazdım, yazdık. Daha doygun ve geniş nüfuzlu bir yere kırdık direksiyonu. Duyduğunuz o. Duyulduğu için de çok mutluyum.
     
    – 15 şarkı… Hangisinden başlamalı, duygu coğrafyasında her yere dokunmuşsunuz. Şehirli bir ozanın mısraları müziğe işlemiş gibi. Daha çok hikâye, daha çok dert anlatmak istemişsiniz, ne dersiniz?
     
    Yazarken de şarkı söylerken de en büyük motivasyonum anlatmak. Olduğu gibi, yalın, kelimeleri giydirmeden yani çıplak… O zaman ulaşır hikâye. Kalptense, kalbe gider. Zihnin kurduğu oyun buralarda çalışmaz. Elbette iyi anlatabilmek, bunu iyi yapabilmek bir hedefti. Herkesin içinde küt diye soyunabilmek kolay değildir, hem soyunacaksınız hem de etinize bakmayacaklar. Çıtanın yüksekte olması iyidir. 
     
    – Melankoli, efkâr ne kadar yoğun olsa da şarkılarda tebessüm, ince bir mizah da hissediliyor. Umudu büyütmenin bir yolu olsa gerek gülmek?
     
    Umutsuz hayat geçmez. Ben neşeliyimdir. Muzip olanı şarkıya yüklemek de eğlenceli oluyor. Bir de sonsuza kadar kuyunun dibinde oturup, bir kalbin sırrından çağıramazsınız, fenalık gelir. Uzun süreli buhranlar benim için uygun değil. Kederde miyiz, kederdeyiz. Saat kaç oldu, çıkalım mı artık? Ölüm yok ortada, doğru mu? Doğru. Hadi o zaman işimize bakalım.
     
    …………
    – “Kalksın Uyuyanlar” şarkınızda “Ne kadar ayrılık şarkısı varsa dinledim/ Anladım herkesin aynı yerde yaresi” diyorsunuz. Tüm bu kaosun içinde aşk nerede duruyor sizde ya da bu yüzyılın aşkları nasıl yaşanıyor?
     
    Tam bu kaosun ortasında aşk da daima tüm kaotik becerisiyle tur atar. Ali Murat İrat’la “Bin Yılın Aşk Mektupları” diye bir kitap derledik. Kitap, Anais Nin’den Nazım Hikmet’e kadar aşk başlığı altında yazılmış mektuplardan oluşuyor. İki sevgili, ebeveyn çocuk, iki yaren, dost arasında gidip gelen mektuplar… Bütün bu gönül ilmekleri karşısında şahitlik ettiğim şudur; aşk, hudutsuz ve dengesiz bir şey. Aşkla ilgili, “Bu delikanlı en yakın düşmanın, hançeri hep elinde” diye yazmıştım. 
     
    – Albümdeki tüm şarkılarda biriyle konuşuyor gibisiniz. Bu müzikal iletişimi planlamış mıydınız?
     
    Yine hikâye anlatıcılığına selam çaktığımız malum. Plan denebilir mi, bilmiyorum. O kadar aritmetik bir şey değil. Kendiliğinden gelişmiş de olamaz. Çünkü bunu iyi yapmak bir hedef. Dolayısıyla var olan becerinin üzerine düşmek ve çokça çalışmak doğru cümle olacaktır.
     
    ………

    Tarih: 4 Aralık 2022, Pazar
    Kapı Açılışı: 19:30 Konser: 20:30
    Yer: Indigo at the O2
    Adres: Millennium Way Peninsula Square London, United Kingdom SE10 0AX
    Bilet Satış Linki: https://www.axs.com/events/448465/syla-tickets

    Londra’da hizmet veren otobüs şoförleri 10 gün greve gidiyor

    Önceki haber

    İngiltere’nin en eski kasabası Colchester ülkenin en yeni şehri oldu

    Sonraki Haber

    Sevebileceğiniz haberler

    Yorumlar

    Cevap bırak

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Daha Fazlası İngiltere