Birleşik Krallık

Mandelson Krizi Başbakan Starmer’ın Peşini Bırakmıyor

    0
    53919188138 334dd8bdb0 b
    İngiltere Başbakanı Keir Starmer Picture by Simon Dawson / No 10 Downing Street

    Birleşik Krallık siyaseti, Başbakan Keir Starmer‘ın ABD Büyükelçisi olarak atadığı Peter Mandelson’ın güvenlik soruşturması (vetting) skandalıyla sarsılmaya devam ediyor. İşçi Partisi hükümeti, ülkenin en kritik diplomatik atamalarından birinde yaşanan güvenlik zafiyetinin üzerini örtmekle suçlanıyor. Dışişleri Bakanlığı bürokratlarının, güvenlik birimlerinin “vize verilemez” raporunu hiçe sayarak Mandelson’a onay vermesinin ardından başlayan kriz, şimdi doğrudan Başbakan’ın koltuğunu tehdit eden bir aşamaya geçti. Muhalefet partileri, Keir Starmer‘ın süreçten haberdar olmasına rağmen parlamentoya “tüm yasal prosedürlere uyulduğunu” söyleyerek doğru  beyanda bulunmadığını iddia ediyor. Liberal Demokrat Parti lideri Ed Davey, Başbakan’ın parlamentoyu bilerek yanıltıp yanıltmadığının tespit edilmesi için Avam Kamarası İmtiyazlar Komitesi (Privileges Committee) tarafından acil bir soruşturma başlatılmasını talep etti. Kriz, sadece bir atama hatası olmaktan çıkarak, devletin en üst kademelerindeki bir güvenilirlik sınavına dönüştü.

    Liberal Demokratlardan ‘İmtiyazlar Komitesi’ Hamlesi

    Olayın patlak vermesinin ardından muhalefet cephesi, Başbakan üzerindeki baskıyı benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıdı. Liberal Demokratlar lideri Ed Davey, basına verdiği demeçte, Starmer’ın durumunun eski Başbakan Boris Johnson‘ın “Partygate” skandalında yaşadıklarına benzediğini vurguladı. Bilindiği üzere Johnson, parlamentoyu yanılttığı gerekçesiyle İmtiyazlar Komitesi tarafından suçlu bulunmuş ve siyasi kariyeri ağır bir yara almıştı. Davey, “Halkın gerçeği bilmeye hakkı var, yeni bir örtbas girişimi kabul edilemez.” ifadelerini kullandı. Liberal Demokratlar, soruşturmanın resmi olarak başlatılması için Pazartesi günü parlamentoya bir önerge sunmaya hazırlanıyor. Eğer bu önerge kabul edilirse, Başbakan Starmer kendini ağır bir meclis soruşturmasının merkezinde bulacak.

    Üst Düzey Bürokratlar da Sessiz Kaldı

    Skandalın boyutları sadece Dışişleri Bakanlığı ile sınırlı değil. Son ortaya çıkan belgelere göre, Birleşik Krallık Güvenlik Soruşturması Birimi (UKSV) tarafından hazırlanan olumsuz rapor, devletin diğer tepe yöneticilerinden de gizlendi ya da bilerek sümen altı edildi. The Guardian gazetesinin ulaştığı bilgilere göre, kabinenin en üst düzey sivil memuru olan Antonia Romeo ve diğer üst düzey yetkililerin, Mandelson’ın vize reddini aylar öncesinden bilmelerine rağmen Başbakan’ı zamanında bilgilendirmedikleri iddia ediliyor. Downing Street kaynakları, Starmer‘ın bu durumdan ancak geçtiğimiz Salı akşamı haberdar olduğunu ve duyduğu an “dehşete düştüğünü” belirtiyor. Ancak muhalefet ve siyasi analistler, bu savunmayı “gerçekçi olmayan bir senaryo” olarak nitelendirerek, Başbakan’ın kendi atadığı yetkililer tarafından bu kadar uzun süre karanlıkta bırakılmasının mümkün olmadığını savunuyor. Muhafazakar Parti (Tory) lideri Kemi Badenoch, “Başbakan ya yalan söylüyor ya da etrafında ne olup bittiğinden habersiz kalacak kadar yetersiz” sözleriyle hükümete yüklendi.

    Yerel Seçimler Öncesi İşçi Partisi’nde Panik

    Mayıs ayında yapılacak olan kritik yerel seçimlere sadece haftalar kalmışken, böylesine büyük bir skandalın patlak vermesi İşçi Partisi içinde büyük bir paniğe neden oldu. Anketler, hükümetin popülaritesinin giderek düştüğünü ve özellikle sağ kanattan yükselen Reform UK partisinin ciddi bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor. Londra’nın dış çeperlerindeki Bexley gibi bölgelerde oy kaybı yaşayan iktidar partisi milletvekilleri, Mandelson skandalının seçim kampanyalarına onarılamaz bir zarar verdiğini düşünüyor. Parti içindeki bazı muhalif sesler, Starmer’ın krizi yönetemediğini ve yerel seçimlerde yaşanacak olası bir hezimetin ardından Başbakanlık koltuğunun ciddi anlamda sorgulanmaya başlanacağını fısıldamaya başladı. Eski İşçi Partisi liderlerinden Neil Kinnock gibi tecrübeli isimler şimdilik Starmer’a destek verse de, İskoçya Bölgesel Başbakanı  John Swinney ve Reform UK lideri Nigel Farage dahil olmak üzere dört ana muhalefet partisinin lideri Starmer’ı çoktan istifaya çağırdı.

    Jeffrey Epstein Bağlantısı ve Güvenlik Endişeleri

    Skandalın merkezindeki isim olan Peter Mandelson’ın güvenlik soruşturmasından neden geçemediği konusu da İngiliz basınının en çok tartıştığı başlıklar arasında yer alıyor. Sızdırılan bilgilere göre, Güvenlik Soruşturması Birimi’nin olumsuz rapor vermesinin temelinde Mandelson’ın geçmişteki bazı tartışmalı ilişkileri yatıyor. Özellikle ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan belgelerde, Mandelson’ın hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile olan temasları ve Gordon Brown döneminde hükümette görevliyken Epstein ile potansiyel olarak hassas bilgileri paylaşmış olabileceği iddiaları, istihbarat birimleri için büyük bir kırmızı çizgi oluşturdu. Mandelson bu iddiaları ve herhangi bir yanlış anlaşılmayı kesin bir dille reddetse de, İngiliz güvenlik bürokrasisi bu tür bağlantıların Washington’da, özellikle de yeni ABD yönetimi nezdinde büyük bir güvenlik riski ve şantaj malzemesi yaratabileceğini değerlendirdi. Ancak Dışişleri Bakanlığı’nın, istihbaratın bu somut itirazlarına rağmen siyasi saiklerle atamaya onay vermesi, devlet kurumları arasındaki derin çatlağı gözler önüne serdi.

    Gözler Pazartesi Günü Meclis Oturumunda

    Krizin nasıl çözüleceği ya da daha da mı derinleşeceği sorusunun cevabı, Başbakan Keir Starmer‘ın Pazartesi günü Avam Kamarası’nda yapacağı kritik konuşmaya bağlı. Başbakan’ın, yaşanan güvenlik zafiyetinin tüm detaylarını, raporların kimler tarafından saklandığını ve bürokrasideki sorumluların kimler olduğunu saat saat açıklaması bekleniyor. Hükümet sözcüsü, sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi için eski bir Yüksek Mahkeme yargıcının başkanlığında bağımsız bir komisyon kurulduğunu duyursa da, bu adım muhalefeti sakinleştirmeye yetmedi. Diplomatik çevreler, Washington gibi hayati bir müttefik ülkeye gönderilecek büyükelçinin böylesi bir şaibeyle anılmasının, Birleşik Krallık ile ABD arasındaki istihbarat paylaşımını ve Five Eyes (Beş Göz) istihbarat ittifakındaki güven ilişkisini zedeleyebileceğinden endişe ediyor. İngiliz basını, şimdiden Pazartesi gününü “Starmer için kıyamet günü” olarak adlandırıyor.   

     

    BBC’den 2000 kişiyi işten çıkarmayı planlıyor

    Önceki haber

    Göçmenlik Vizesinde ‘Sahte Şiddet’ Skandalı: Soruşturma Başladı

    Sonraki Haber

    Sevebileceğiniz haberler

    Yorumlar

    Cevap bırak

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Daha Fazlası Birleşik Krallık