Küresel İklim Liderliği Tehdit Altında
Kuzey Denizi’nde yeni petrol ve doğalgaz sahalarının açılması, uluslararası iklim hedeflerini sarsma ve gelişmekte olan ülkeleri kendi fosil yakıt rezervlerini kullanmaya teşvik etme riski taşıyor. The Guardian’ın haberine göre, Londra Ekonomi Okulu (LSE) Profesörü Lord Stern, yeni sondaj çalışmalarının hem büyüme hem de enerji güvenliği açısından olumsuz bir sinyal olacağını belirtti.
Birleşik Krallık hükümeti; petrol endüstrisi, Muhafazakarlar ve Nigel Farage liderliğindeki Reform UK partisinin yoğun baskısı altında bulunuyor. Ancak uzmanlar, yeni sahaların açılmasının fiyatları düşürmeyeceği ve ithalat üzerinde neredeyse hiç etkisi olmayacağı konusunda hemfikir.
Gelişmekte Olan Ülkelerden Sert Eleştiri
İklim diplomasisinin kıdemli isimleri, bu hamlenin küresel sera gazı emisyonlarını azaltma çabaları için “tehlikeli” olduğunu vurguluyor. Afrika heyetinden üst düzey bir müzakereci, Birleşik Krallık’ın sondajı genişletme önerisinin Paris Anlaşması’nın ruhuna aykırı olduğunu ve kırılgan uluslarla olan güven ilişkisini zedeleyeceğini ifade etti.
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi eski sekreteri Christiana Figueres, gerçek enerji bağımsızlığının temiz ve yerli enerjiyi ölçeklendirmekten geçtiğini, gerileyen endüstrilerin ömrünü uzatmanın çözüm olmadığını hatırlattı.
Kolombiya Konferansı Öncesi Kritik Karar
Birleşik Krallık, bu ay sonunda Kolombiya’da yapılacak olan “fosil yakıtlardan uzaklaşma” konferansının ana destekçilerinden biri konumunda. Ancak Enerji Güvenliği Bakanı Ed Miliband’in bu toplantıya katılmayacağı, yerine iklim elçisi Rachel Kyte’ın gideceği öğrenildi.
Hükümet sözcüsü ise yaptığı açıklamada, sondaj lisansı vermeme konusundaki dünya lideri konumlarını koruduklarını ve iklimi ajandalarının merkezine koyduklarını savundu. Kuzey Denizi’ndeki Rosebank ve Jackdaw sahalarının, işletilseler dahi gaz ithalatını yalnızca %1 ile %2 oranında azaltacağı öngörülüyor.
















Yorumlar