Birleşik Krallık’ın en büyük süpermarket zincirlerinden üçü, mülkiyet kurallarındaki bir boşluğu kullanarak rakiplerinin yakınlarda mağaza açmasını engelleyen Aldi ve Lidl‘a karşı harekete geçti. Geleneksel perakende devleri, haksız rekabete yol açtığını savundukları bu durumun düzeltilmesi için düzenleyici kurumları göreve çağırdı.
Haberin kaynağı olan yazılı başvurularda Morrisons, Sainsbury’s ve Iceland, Rekabet ve Piyasalar Kurumu’na (CMA) mevcut kuralların güncellenmesi yönünde baskı yaptı. Perakendeciler, mülkiyet kısıtlamalarının serbest piyasa koşullarını zedelediğini savunuyor.
Tartışmalı yasal boşluk
Mevcut düzenlemelere göre, büyük gıda perakendecilerinin rakip zincirlerin yakın bölgelerde mağaza açmasını engelleyen mülkiyet maddeleri kullanması yasaklanmış durumda. Ancak Aldi ve Lidl, mevcut mevzuat kapsamında henüz “büyük gıda perakendecisi” olarak sınıflandırılmadıkları için bu kısıtlamalardan muaf tutuluyor.
Bu yasal statü farkı, iki indirimli market zincirinin hızlı genişleme stratejilerini desteklerken, rakiplerinin önünü kesmelerine olanak tanıyor. CMA, son yıllarda pazar payını ciddi oranda artıran bu iki dev ismin statüsünün değiştirilip değiştirilmeyeceğini değerlendirmeye aldı.
Eşit oyun alanı talebi
Sainsbury’s tarafından yapılan açıklamada, mevcut durumun rekabetin etkinliğini azalttığına dair “ciddi bir risk” olduğu vurgulandı. Şirket, bu düzenleme boşluğunun Sainsbury’nin rekabet gücünü sınırladığını ve Aldi ile Lidl üzerindeki piyasa baskısını zayıflattığını belirterek “eşit oyun alanı” çağrısında bulundu.
Iceland yönetimi de kural değişikliğinin Birleşik Krallık gıda pazarında adaleti ve eşitliği sağlamak için zorunlu olduğunu savundu. Morrisons ise fiyat eşitleme programları sayesinde indirimli marketlerin “düşük fiyat” avantajının artık benzersiz olmadığını, bu nedenle ayrıcalıklı statülerinin sona ermesi gerektiğini dile getirdi.
İndirimli marketlerin savunması
Aldi, CMA’ya sunduğu karşı görüşte mevcut sınıflandırmasının korunmasını talep etti. Şirket, düşük fiyatlarını sınırlı ürün yelpazesi ve sade işletme modeline borçlu olduğunu savunarak, geleneksel süpermarketlerden çok farklı bir kulvarda hizmet verdiğini iddia etti.
Savunmasında online satış kanallarının, eve servis hizmetlerinin, kasap veya balıkçı reyonlarının bulunmadığına dikkat çeken Aldi, işletme yapısının karmaşıklıktan uzak olduğunu belirtti. Tartışmanın diğer tarafındaki Lidl ise konuyla ilgili henüz resmi ve halka açık bir beyanda bulunmadı.
CMA’nın bu kritik anlaşmazlığa ilişkin geçici kararını Temmuz ayında açıklaması bekleniyor. Perakendecilerin itirazlarının ardından kesin kararın ise Eylül ayında verilmesi planlanıyor. Karar, Birleşik Krallık perakende sektöründeki dengeleri uzun vadeli olarak etkileyebilir.
















Yorumlar