İngiltere İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, hem kendi ailesinin hem de seçmenlerinin son dönemde daha fazla ırkçı saldırıya maruz kaldığını belirterek ülkede nefret söyleminin yeniden yaygınlaştığını söyledi. Başörtülü Müslüman kadınların sık sık küfürlü ifadelere hedef olduğunu aktaran Mahmood, etnik azınlıklar için “ırk ilişkilerinin belirgin biçimde kötüleştiğini” ifade etti.
Mahmood, sol siyasette — bazı İşçi Partili milletvekilleri dahil — yasa dışı göç sorununu reddeden bir yaklaşım bulunduğunu, bunun kamuoyunda öfkeyi artırarak ırkçı tutumlara zemin hazırladığını savundu.
“Sorunu yok saymak çözüm değil”
Bakan, göç tartışmasını açan siyasetçilere yönelik “meseleyi büyütmekle” suçlayan yaklaşımları eleştirerek, gerçeği görmezden gelmenin seçmenlerin güvenini sarstığını söyledi. The Times’ın haberine göre kendisinin “belirli bir çizgide düşünmesi gerektiği” yönündeki ima ve eleştirileri reddeden Mahmood, ülkenin büyük bölümünü “ırkçı” olarak etiketlemenin de siyasi tartışmayı zehirlediğini belirtti.
Asylum ve yasal göçte köklü değişiklikler
Mahmood bu hafta, İkinci Dünya Savaşı’ndan beri en büyük sığınma reformu olarak tanımladığı paketi duyurdu. Düzenlemeler, yasa dışı yolla gelen ailelerin topluca sınır dışı edilmesini öngörüyor.
Ayrıca yasal göçte “kademeli yerleşim” modeline geçilerek düşük gelirli bazı göçmenlerin kalıcı oturum için 30 yıl beklemesi, en yüksek gelir grubunun ise üç yılda yerleşim hakkı alabilmesi planlanıyor.
Bu adımlar İşçi Partisi içinde tepki çekti. Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, düzenlemelerin entegrasyon sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Stourbridge Milletvekili Cat Eccles ise Times Radio’ya yaptığı açıklamada bakanı “seçmeni yatıştırmaya çalışmakla” suçladı.
Mahmood ise bu eleştirileri “yanıltıcı” olarak nitelendirerek, bunun seçmene verilmiş bir söz değil, “bozuk sistemi düzeltme görevi” olduğunu vurguladı.
“Halkın kaygıları hafife alınamaz”
Bakan, seçmenlerin yasa dışı göç sisteminin işlemediğini kendi gözleriyle gördüğünü, bunun sosyal medya kaynaklı bir algı olmadığını söyledi. Göç endişelerinin ciddiye alınmaması halinde “daha karanlık güçlerin” ortaya çıkacağını dile getiren Mahmood, Reform UK çevresindeki söylemleri de bu bağlamda eleştirdi.
Reform UK lideri Nigel Farage’ın süresiz oturum hakkını kaldırma önerisini “ahlaki olmayan” bir politika olarak tanımlayan Mahmood, bu tür çıkışların “ülkedeki tüm ırkçılara verilen bir tür ıslık” niteliği taşıdığını söyledi.
Kişisel göç hikâyesi ve kamuoyunun güveni
Kendi ailesinin 1970’lerde Pakistan kökenli göçmenler olarak Britanya’ya gelişini hatırlatan Mahmood, göçün ülkeye sağladığı katkıyı yakından bildiğini söyledi. Babasının inşaat mühendisi, annesinin ise bakkal işlettiğini anlatan bakan, bu deneyimin göç sistemine yönelik kamuoyu güveninin korunmasının önemini gösterdiğini vurguladı.
Mahmood, mevcut sistemin kötü yönetilmesi nedeniyle halkın hem yasal göç hem de sığınma düzenine güvenini kaybettiğini belirterek, “insanların kendilerine danışılmadığını hissettiğini” söyledi.
Küçük tekne geçişlerinde belirsizlik
Bakanlığının devreye aldığı reformların Manş Denizi’nden küçük teknelerle gelen göçmenleri ne ölçüde azaltacağı ise belirsizliğini koruyor. Bu yıl 40 bini aşkın kişinin küçük teknelerle ülkeye ulaştığı, Fransa ile yapılan iade anlaşması kapsamında ise sadece yüzde 1’lik bir geri dönüş sağlandığı bildiriliyor.
Mahmood, Fransa’daki siyasi koşulların süreci yavaşlattığını, ancak sistemin zamanla hızlanarak insan kaçakçılarını zorlayacağını savundu. Kanal geçişlerinin ne zaman düşeceğine dair bir takvim vermedi.
İktidarın zorlu başlangıcı ve parti içi gerilim
İşçi Partisi hükümetinin zor bir başlangıç yaptığını kabul eden Mahmood, kış yakıt desteği ve sosyal yardım reformlarındaki geri adımların hata olduğunu söyledi. Hükümetin başarılarını kamuoyuna aktarmakta zorlandığını belirten bakan, NHS’ye yapılan yatırımlar ve bekleme listelerindeki düşüşün “seçimden önce garanti olmayan” gelişmeler olduğunu vurguladı.
Son dönemde Sağlık Bakanı Wes Streeting’e yönelik 10 Downing kaynaklı negatif brifinglerin parti içinde huzursuzluk yarattığı, bazı milletvekillerinin liderlik tartışmalarına yöneldiği aktarılıyor. Mahmood bu durumu “utanç verici” olarak nitelendirerek milletvekillerine “liderlik spekülasyonlarıyla zaman kaybetmeme” çağrısı yaptı.
Starmer’ın bir sonraki seçimi de parti lideri olarak götüreceğini söyleyen Mahmood, olası liderlik yarışına katılıp katılmayacağı sorusunu ise “hipotetiklere girmem” diyerek yanıtladı.
















Yorumlar