İngiltere Hükümeti, “demokratik değerleri koruma” amacıyla aşırılık kavramının yeniden tanımlandığını duyurdu. Yeni düzenlemeye göre, şiddet, nefret veya hoşgörüsüzlük temelli ideolojileri benimseyen gruplar artık kamu fonlarından yararlanamayacak ve resmi yetkililerle görüşemeyecekler.
14 Mart 2024 tarihinde, Yerel Yönetimler, İskan ve Topluluklar Bakanı Michael Gove tarafından Avam Kamarası’nda açıklanan bu yeni ‘aşırılık’ tanımı, bir yasal düzenleme değil, bir başvuru rehberi olarak tanımlanıyor. Gove, yeni tanım çerçevesinde incelenmesi planlanan beş örgütün adını paylaştı.
Başbakanlık ofisi, bu yeni tanımlamanın kapsadığı grupların tam listesinin önümüzdeki haftalarda yayınlanacağını bildirdi.
Aşırılık meselesi, son zamanlarda siyasi arenada önemli bir konu haline geldi. Başbakan Rishi Sunak, iki hafta önce yaptığı bir konuşmada aşırılığı “demokrasiye karşı bir tehdit” olarak tanımlamıştı.
“aşırılık” kavramına dair yeni bir tanım
İngiltere hükümeti, “aşırılık” kavramına dair yeni bir tanımı kamuoyu ile paylaştı. Bu güncellenmiş tanım, “şiddet, nefret veya hoşgörüsüzlük temelli ideolojileri destekleyen veya teşvik eden faaliyetleri” içeriyor ve özellikle üç ana amaca yönelik davranışları kapsıyor: başkalarının temel hak ve özgürlüklerini yok etmek veya kaldırmak; Birleşik Krallık’ın liberal parlamenter demokrasisi ve demokratik haklar sistemini zayıflatmak, devirmek veya değiştirmek; ve bu tür sonuçlara yol açacak bir ortam oluşturacak şekilde başkalarına bilinçli olarak izin vermek. Yeni düzenleme, 2011’de belirlenen önceki tanımdan “daha dar ve daha kesin” olacak şekilde tasarlandı.
Başbakan Rishi Sunak da, Rochdale’de gerçekleşen ara seçimlerde Filistin yanlısı tutumuyla tanınan George Galloway’in kazanmasının ardından yaptığı konuşmada, İslamcı aşırılık yanlıları ve aşırı sağcı grupların toplumda “zehir” yaydığını belirtti. Sunak bu durumu, insanların birbirlerine ve ortak geleceklerine olan güvenlerini erozyona uğratmayı amaçlayan bir aşırıcılık formu olarak tanımladı.
Aşırılık listesine girebilecek gruplar hangileri?
BBC’de yer alan habere göre Bakan Gove, ismini açıkladığı gruplardan üçünün “İslamcı yönelimi” konusunda endişeleri olduğunu söyledi. Ayrıca “Neo-Nazi ideolojisini” desteklediğini söylediği iki grubun da bu çerçevede inceleneceğini kaydetti.
Bu gruplar şunlar:
- Britanya Nasyonal Sosyalist Hareketi (British National Socialist Movement – neo-Nazi örgütü)
- Yurtsever Alternatif (Patriotic Alternative – neo-Nazi örgütü)
- Britanya Müslüman Birliği – Müslüman Kardeşler’in Britanya kolu (Muslim Association of Britain)
- Cage (‘teröre karşı savaş’ gerekçesiyle ABD’nin Guantanamo üssünde gözaltında tuttuğu tutuklular için kampanya yürüten grup)
- MEND (Muslim Engagement and Development – Müslüman Katılımı ve Gelişimi adlı STK)
Yeni “aşırılık” tanımı hakkında Michael Gove, bu ve diğer kuruluşların tanıma uyup uymadıklarının değerlendirilmesi sürecinde hesap verebilirliği ve uygun adımların atılmasını vurguladı. Gove, milletvekillerine İslam ile İslamcılığın karıştırılmaması gerektiğini, İslamcılığın bir totaliter ideoloji olduğunu belirtirken, İslam’ın ise büyük bir inanç olduğunu ifade etti.
Yeni düzenlemeye karşı çıkan kuruluşlar arasında MEND, Britanya Müslüman Birliği, Cage ve Patriotic Alternative bulunuyor. MEND, tanımı “sivil özgürlüklere yönelik bariz bir saldırı” olarak değerlendirirken; Britanya Müslüman Birliği, bunu “muhalif sesleri bastırmaya yönelik bir çaba” olarak gördü. Cage, “hükümetin otoriterliğe derin dalışına” meydan okuyacağını belirtti ve Patriotic Alternative, yeni düzenlemeyi “totaliter bir devlete doğru atılan tehlikeli bir adım” olarak nitelendirdi.
Aşırılık yanlısı olarak değerlendirilen gruplar, hükümetin kararına karşı yargısal inceleme yoluyla itiraz etme hakkına sahip olacak.
İngiltere hükümeti, “aşırılık” tanımını güncelleme ihtiyacını, ülkenin değerlerinin aşırılık yanlısı gruplar tarafından tehdit edildiğine dair artan endişelere bağladı.
Bakan Gove, bu grupların gençleri radikalleştirdiği ve toplumlar arası kutuplaşmayı artırdığı konusunda milletvekillerini bilgilendirdi.
Ayrıca, İsrail ile Hamas arasındaki çatışmanın Yahudi düşmanlığı ve Müslüman karşıtı nefret suçlarında ciddi bir artışa sebep olduğunu belirtti. Başbakan Rishi Sunak ise demokrasiye yönelik tehditleri vurgulayarak, aşırılık yanlılarının demokratik toplumu bölme çabalarına işaret etti.
Polis şeflerine, demokratik yönetimin yerini çete yönetiminin alabileceği konusunda artan endişelere dikkat çekti.
İşçi Partisi lideri Keir Starmer ve lider yardımcısı Angela Rayner da bu konudaki endişeleri paylaşırken, politikaların insanları birleştirici olması gerektiğini vurguladılar.
Yeni aşırılık tanımı ve Eleştiriler
Yeni aşırılık tanımı ve politikaları çeşitli çevrelerden eleştiriler aldı. İşçi Partili Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, bu politikanın bazı grupları yeraltına itebileceği ve toplumsal bölünmeleri daha da artırabileceği konusunda endişelerini dile getirdi.
Ayrıca, Muhafazakar Parti’den üç eski içişleri bakanı, genel seçim yılında aşırıcılık konusunun siyasi puan kazanmak için kullanılmaması gerektiğini vurgulayan bir açık mektup yayınladılar. Bu mektupta, aşırıcılığa ilişkin ortak bir anlayış ve buna karşı koyacak dayanıklı bir strateji geliştirmek için partiler arası iş birliğinin önemine dikkat çekildi.
Hükümetin terörizm mevzuatını bağımsız olarak gözden geçiren Jonathan Hall ise, aşırılık tanımının güncellenmesi çabalarının neyi önlemeye çalışıldığının net olmaması nedeniyle başarısız olduğunu belirtti.
















Yorumlar