İngiltere’nin son dönemde yaşadığı akaryakıt krizi ve gaz fiyatlarının artışını Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Erhan Aslanoğlu, Brit İş Yaşam Tv’ye değerlendirdi. Ekonomist Prof. Dr. Aslanoğlu yaşanan sürecin “Mild Stagflation” denilen duruma uygun bir tablo çizdiğini söyledi.
Ekonomide büyümenin; beklentilerin biraz altında, ama enflasyonun beklentinin üzerinde olduğu bir süreçle karşı karşıya kalındığını söyleyen Ekonomist Prof.Dr. Aslanoğlu; bu sürecin daha sert bir stagflasyona dönüşüp dönüşmeyeceğini zamanın göstereceğini ve pandeminin önemli bir belirleyici olacağını söyledi.
İngiltere ekonomisi nereye gidiyor?
“Küresel ekonomide her ülke için, İngiltere için de aslında tarihi bir dönemden geçiyoruz, geçmeye devam ediyoruz. Geçen yıl Covid-19’un etkisiyle tabii ki 2.Dünya Savaşı’ndan bu yana en sert daralmayı yaşayan bir dünya ekonomisi var. Her ülke az çok bundan payını aldı. Bu yılda hem baz etkisi hem ötelenen talep ve benzeri nedenlerle 1950’lerden bu yana en güçlü büyümenin olduğu yıllardan birisi bekleniyor. İngiltere de, bu anlamda benzer eğilimler içinde oluyor diye düşünüyorum.”
“Geçen yıl tabii pandemi; hem arz, hem talep yönlü şok yaratarak, ciddi bir büyüme sorunu yarattı. Aşıların devreye girmesiyle bu ciddi boyutu olan ve bu sefer büyüme tarafına dönmeye başladı, geçen yılın sonlarından itibaren. Hani aşılar devreye girecek, normalleşme hızla gelecek ve büyüme hızlanacak beklentisi. Bunun arkasından yılın başlarında enflasyon kaygılarının yavaş yavaş artmaya başladığını gördük. Fakat bu talepteki canlanma bir taraftan da “Delta” varyantı; İngiltere’de çok sert etkisini gösterdi aslında. Arz tarafını, üretim tarafını aşıların devreye girmesiyle beklenen büyüme biraz engelleyici şekilde de gelişti. Büyüme tahminleri işte tedarik sorunları ve maliyet sorunları ve benzeri nedenlerle ve pandemi etkisiyle kapanmalar, yarı kapanmalar yılın ikinci yarısında özellikle tekrar büyüme tahminlerinin aşağıya gittiği bir döneme girdik. 3. çeyrekte de bu kısmen yansıdı ve şöyle bir noktaya geldik aslında bir yıl içinde; Hani daralma- deflasyon eğiliminden, büyüme-enflasyon şimdi de yavaşlama-enflasyon.”
Stagflasyon diye tabir edebileceğimiz bir ortam tüm dünya için konuşuluyor
“Yani aslında teknik olarak stagflasyon diye tabir edebileceğimiz bir ortam tüm dünya için konuşuluyor. İngiltere için de söz konusu olabilir ama bunun özellikle enflasyon kısmı her yer için, kısa vadede önemli bir soru teşkil edecek gibi gözüküyor. Burada özellikle enerji fiyatlarındaki artış; Petrol, doğalgaz başta olmak üzere kömür. Bu enerji fiyatlarındaki artış enflasyon için kısa vadede ciddi bir risk oluşturuyor. Tedarik sorunları tedarikten kaynaklanan maliyet artışları yine enflasyon için bir başka risk, birikimli gelen birçok emtia fiyatı bunu destekledi. Ücretlere kısmi gelen baskılar hepsini birleştirince enflasyon daha sıcak bir gündem gibi görünüyor. Bunun büyümeyi ne kadar, nasıl etkileyeceğini izleyeceğiz.”
Ekonomist Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu; Mild Stagflation tanımına uygun bir süreçte yaşıyoruz
“Ben biraz hani “Mild Stagflation” denilen tanıma uygun bir süreçte olduğumuzu düşünüyorum. Yani büyüme beklentilerin biraz altında, ama enflasyonun beklentinin üzerinde olduğu bir süreçle karşı karşıyayız. Bu daha sert bir stagflasyona dönüşür mü izleyeceğiz. Ama pandemi önemli bir belirleyen olacak burada. Bir de uygulanan Politikalar diye düşünüyorum.”
Birleşik Krallık’ta gaz fiyatları neden sürekli artıyor?
“Ben şöyle düşünüyorum, bu fosil yakıtlar dediğimiz genel olarak burada; petrol, doğalgaz ve kömür ama öne çıkan tabi çok fazla doğalgaz ve petrol var. Bence daha temelde bir artış eğiliminde. Bunun gerisini 2015 Paris İklim Antlaşması’na ve o yıl Birleşmiş Milletler’in aldığı 2030 sürdürülebilir kalkınmaya hedeflerine kadar götürebiliriz. Bu gelişmeler fosil yakıt üreten şirketleri tüm dünyada yeni yatırım yapmaktan yavaş yavaş uzaklaştırmaya başladı. Elbette yeni yatırımlar yapıldı ama artış hızı düştü. Arz kapasitesi azalmaya başladı. Bir taraftan da yeni yeşil dönüşüm; yani bu Paris iklim Anlaşması iklimin getirdiği sorunlar hızlandı. İşte bunu elektrikli araçların beklenenden daha kısa sürede tamamen diğer geleneksel araçların yerini almasından tutalım işte İngiltere’de bildiğim kadarıyla 2024 sonuna kadar bütün kömür madenlerinin kapatılması kararlarına kadar çok da hızlı adımlar gelmeye başladı. Şimdi bir taraftan fosil yakıt arız düşerken, diğer taraftan da yenilenebilir enerji arzı artırılmaya çalışıldı. Fakat o arz da gerek maliyet gerek bunun operasyonel organizasyonları nedeniyle yeterince hızlı gitmedi. Sonuçta enerji arzı ile ilgili bir sıkıntı var ama bu ne ile karşılaştı, bu yıl tüm dünyada? Özellikle son aylarda çok güçlü bir talep. Zaten pandemide bizler evlerde yaşadıkça evle ile ilgili harcamalarımız arttıkça, evi ofis ve okul gibi kullanmamız daha çok birçoğumuz için yeni harcamalar getirdi. Bir çoğumuz muhtemelen bizi izleyenler az ya da çok bir şey almış olabilir son bir , bir buçuk yıldır. Yeni bir bilgisayar almış olabilir eve bir mobilya almış olabilir, bir elektronik cihaz vs. Bunlar hepsi imalat sanayi ürünü. İmkanı olan araba almayan toplu taşımayı daha az kullanayım diye bir araba almak istedim vs. Yani bu imalat sanayi ürünlerine olan talep artışı. Tabii bunlar enerji ile üretiliyor, hammadde ile üretiliyor. Enerji ve tüm ana metal fiyatları çok sert yukarı taşıdı. Bu bir kere ana faktörlerden birisi. Yaz aylarından itibaren hizmet sektörleri de devreye girmeye başlayınca, uçuşlar arttıkça, tatile gidenler arttı, insanlar arabayla daha fazla seyahate çıktı falan. Çok ciddi bir taleple birleşince; bu enerji fiyatlarındaki artışın ana nedeni ortaya çıktı. Görebildiğim kadarıyla bir başka unsur da şunu iklim meselesi ve özellikle Z kuşağının da daha güçlü bastırmasıyla ki, bence bu iyi bir şey hızla toplumları, batıyı İngiltere’yi, Avrupa’yı bu yenilebilir enerjiye doğru yöneltiyor. Tabi yönetirken de şöyle sıkıntılar yaşanıyor, yaşanacak da anlaşılan. Mesela İngiltere bildiğim kadarıyla elektrik üretiminin dörtte birini “rüzgar enerjisinden” karşılıyor. Eylül ayında yine izlediğim kadarıyla Kuzey Denizi’ndeki rüzgarların hızının azalması Eylül’de elektrik enerjisi, rüzgar yoluyla elektrik üretimi azaltmış görünüyor. Tabi İngiltere hızla bunu telafi etmek için doğalgaza, kömüre de talebini arttırmaya başladı. Fakat bunların arzı sıkıntılı, kısıtlı yani rüzgarın yeterli olmaması, yenilenebilir enerjinin bu tür bir aksaklığı da eklenince bu son tablo daha da netleşti gibi gözüküyor. Yani burada seni şu sorgulamıyor belki dünyada acaba iklimle mücadelede çok mu hızlı gidiyoruz gibi tartışılabilir yani o mücadele devam edecek. Bütün bu faktörler enerjiye ciddi bir talep olduğunu gösteriyor fosil yakıtlara fakat arz yeterli değil. Üstelik OPEC ve OPEC+ Rusya dahil.”
















Yorumlar