Avrupalı Türk Markalar Birliği (ATMB) Başkanı Vehbi Keleş, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin ivme kazandığını belirterek, ticaret hacminin potansiyeline dikkat çekti. Keleş, mevcut rakamların katlanarak artabileceğini vurguladı.
Anadolu Ajansı’nın haberine göre, Türkiye’nin İngiltere’ye ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla %9,2 artış göstererek 16,7 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde ithalat ise %6 artışla 7 milyar 255 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.
Otomotiv ve beyaz eşya ihracatın lokomotifi oldu
İkili ticaret hacminin geçen yıl 24 milyar dolara ulaştığını belirten Keleş, hizmet sektörü de dahil edildiğinde bu rakamın 30 milyar doları aştığını ifade etti. Türkiye’nin 2025 yılında İngiltere karşısında 9 milyar 440 milyon dolar dış ticaret fazlası vermesi, ihracatçının rekabet gücünü ortaya koydu.
İhracatın yaklaşık 4,2 milyar dolarlık kısmını otomotiv sektörü oluşturuyor. Ford Otosan tarafından üretilen ticari araçların İngiltere pazarında %33 gibi ciddi bir paya sahip olduğu vurgulandı.
Beyaz eşya sektöründe de benzer bir başarı tablosu çiziliyor. Buzdolabında %22, çamaşır makinesinde ise %20 pazar payına ulaşıldı. Türk sanayisinin “yeşil” standartlara hızlı uyumu, Çinli rakiplere karşı avantaj sağlıyor.
Serbest Ticaret Anlaşması’nda kritik viraj
Genişletilmiş Serbest Ticaret Anlaşması (STA) müzakerelerinin dördüncü turunun yakında Londra‘da yapılması planlanıyor. Müzakerelerin bu yıl tamamlanması ve anlaşmanın en geç 2027 başında yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Keleş, yeni anlaşmanın sadece gümrük vergilerini değil, hizmetler sektörünü, dijital ticareti ve vize kolaylıklarını da kapsadığını belirtti. Anlaşmanın imzalanmasıyla ticaret hacminin önümüzdeki yıllarda 70 milyar dolara çıkabileceği öngörülüyor.
Türk firmalarına markalaşma uyarısı
İngiltere pazarının sadece bir ada ülkesi olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Keleş, Londra‘yı küresel pazarlara açılan bir “sıçrama tahtası” olarak nitelendirdi.
Son 10 yılda pazara giren 50 bin firmadan sadece 3 bin 500‘ünün kalıcı olabildiğine dikkat çekilerek, kurumsal kimlik ve marka geliştirmenin hayati önem taşıdığı vurgulandı.
















Comments