Birleşik KrallıkİngiltereTürkiye-İngiltere

Süresiz Oturum (ILR) Reformunda Görüş Bildirmek İçin Son 5 Gün 

    0
    ilr
    @bytvcouk

    Birleşik Krallık’ta göç politikalarının sertleştiği yeni dönemde, süresiz oturum izni (Indefinite Leave to Remain – ILR) kurallarında köklü bir değişiklik gündemde. Hükümetin Aralık ayında kamuoyuna açtığı reform taslağına ilişkin görüş bildirme süreci 12 Şubat 2026’da sona erecek. Bugün itibarıyla (7 Şubat) göçmenlik sistemini doğrudan etkileyecek bu düzenlemeye dair kamuoyu konsültasyonunun bitmesine son 5 gün kaldı.

    Reform paketinin merkezinde, yasal yollarla Birleşik Krallık’ta bulunan göçmenlerin kalıcı ikamet hakkı kazanma süresinin birçok vize kategorisinde 5 yıldan 10 yıla çıkarılması yer alıyor. Planın yasalaşması halinde, yeni sistemin Nisan 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesi öngörülüyor.

     

    Göç Politikalarında Sertleşme: “Earned Settlement” Modeli

    Hükümetin üzerinde çalıştığı yeni yaklaşım, “kazanılmış oturum” (earned settlement) modeli olarak tanımlanıyor. Bu modele göre 10 yıllık temel bekleme süresi esas alınırken, bazı grupların daha kısa sürede ILR alabilmesi; bazı grupların ise 10 yılın da üzerine çıkabilecek daha uzun sürelerle karşılaşması ihtimali bulunuyor.

    Taslak metinde, yüksek gelir elde edenler, kamu hizmetlerinde çalışanlar, ileri düzey İngilizce bilgisine sahip olanlar ve belirli vize türleri (örneğin Innovator Founder ve Global Talent) için daha hızlı bir rota olabileceği belirtiliyor.

    Buna karşılık, devlet yardımı alanlar, vize süresini aşanlar veya sistem dışı yollarla ülkede bulunanlar için kalıcı oturum sürecinin daha da zorlaşabileceği ifade ediliyor.

    Ankara Anlaşması (ECAA) Hassasiyeti: Türkler İçin Ayrı Bir Risk Alanı

    ILR reformunun en dikkatle izlenen başlıklarından biri de, Brexit öncesinde Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ortaklık hukuku çerçevesinde Birleşik Krallık’ta uygulanan Ankara Anlaşması (ECAA) kapsamında ülkeye gelen Türk vatandaşlarının durumu.

    TR UK

    @bytvcouk

    Ankara Anlaşması rotası, özellikle kendi işini kurarak (self-employed/business) Birleşik Krallık’ta yasal statü elde eden binlerce Türk vatandaşını kapsıyor. Bu rota, halihazırda kapalı olmakla birlikte, geçmiş yıllarda bu sistem üzerinden ülkeye gelmiş ve şu anda ILR sürecine yaklaşmış çok sayıda kişi bulunuyor.

    Bu nedenle reformun, 5 yıllık ILR rotasına göre plan yapmış ve bu plana göre işini kurmuş kişileri doğrudan etkileyebileceği değerlendiriliyor.

    Özellikle bazı kişilerin 5 yıllık süreyi tamamlamaya çok az zaman kala, bekleme süresinin 10 yıla çıkarılması ihtimali; topluluk içinde ciddi bir belirsizlik ve kaygı yaratıyor.

    Türk Diplomatik Kaynaklar: “Muafiyet Sağlanması İçin Girişimler Sürüyor”

    Türk diplomatik kaynaklar, olası mevzuat değişikliklerinin Ankara Anlaşması kapsamında Birleşik Krallık’ta bulunan Türk vatandaşları açısından muafiyet sağlanması ve mağduriyet yaratmaması için girişimlerin sürdüğünü bildirdi.

    Edinilen bilgilere göre, Londra’daki diplomatik birimlerin konu hakkında hem Birleşik Krallık’taki resmi makamlarla hem de İngiltere’de faaliyet gösteren Türk sivil toplum kuruluşlarıyla düzenli temas halinde olduğu belirtiliyor.

    Diplomatik kaynaklar ayrıca, mağduriyet yaşama ihtimali bulunan kişilerin süreci yalnızca sosyal medyada tartışmakla sınırlı tutmaması gerektiğini vurgulayarak, konunun yerel ve ulusal makamlar nezdinde düzenli olarak gündeme getirilmesinin önemine dikkat çekti.

    Kaynaklar, süresiz oturum hakkına yaklaşmış kişilerin durumlarının yerel ve ulusal düzeyde gündeme getirilmesinin yanı sıra, Birleşik Krallık Hükümeti tarafından duyurulan resmî istişare bağlantısı üzerinden görüş ve değerlendirmelerin yazılı olarak kayda geçirilmesinin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

    İngiltere İçişleri Bakanlığı'nın Resmi Görüş Formunu buradan doldurabilirsiniz.

    Göç ve Göçmen Karşıtlığı Batı’da Yükseliyor

    Birleşik Krallık’taki ILR reformu tartışmaları, yalnızca ülke içi bir politika meselesi olarak değil, son dönemde Batı dünyasında yükselen göç karşıtlığı dalgasının bir yansıması olarak da değerlendiriliyor.

    ABD ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Birleşik Krallık’ta da göç sayısının azaltılması, hükümetlerin en önemli siyasi gündem maddelerinden biri haline gelmiş durumda.

    Hükümetin attığı son adımların ardından, ülkeye gelen göçmen sayısında azalma başladığına dair veriler kamuoyuna yansırken; buna karşın reformun, ekonominin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücü açısından riskler taşıdığı yönünde ciddi uyarılar da yapılıyor.

    Parlamento’da Dilekçeler Görüşüldü: “Kale Direklerini Oynatmak Güven İhlalidir”

    Reform taslağı, kamuoyunda ciddi bir tartışma yaratırken, bu tartışma Parlamento gündemine de taşındı. Yaklaşık 330 bin kişinin imzaladığı iki ayrı dilekçe üzerine, 2 Şubat’ta Avam Kamarası’nda ILR reformu masaya yatırıldı.

    Oturumda söz alan milletvekillerinin önemli bir bölümü, özellikle düzenlemenin halihazırda ülkede yaşayan göçmenlere geriye dönük uygulanması ihtimaline sert tepki gösterdi.

    @bytvcouk 104 UK Parlamentosu

    @bytvcouk  UK Parlamentosu

    İşçi Partili Tony Vaughan, göçmenlerin Birleşik Krallık’a belirli kurallar çerçevesinde geldiklerini hatırlatarak, “Oyun başladıktan sonra kale direklerinin yerini değiştirmek sadece kötü bir politika değil, aynı zamanda bir güven ihlalidir” sözleriyle hükümeti eleştirdi.

    Tartışmalarda özellikle sağlık ve sosyal bakım sektöründe çalışan binlerce kişinin geleceği öne çıktı. Bazı milletvekilleri, bakım çalışanları için bekleme süresinin 15 yıla kadar uzayabileceği uyarısında bulunurken, bunun sektördeki personel krizini derinleştireceği vurgulandı.

    Hükümet Savunuyor: “Yerleşim Hak Değil, Ayrıcalıktır”

    Eleştirilere yanıt veren İçişleri Bakan Yardımcısı Mike Tapp ise hükümetin yaklaşımını savundu. Tapp, yerleşimin bir hak değil, “ayrıcalık” olduğunu belirterek, 2026-2030 arasında yaklaşık 2,2 milyon kişinin yerleşim hakkı kazanabileceğini ve bunun kamu hizmetleri ile konut piyasası üzerinde ciddi baskı yaratacağını ileri sürdü.

    Hükümet cephesi, sosyal konut bekleme listelerinde halihazırda 1,34 milyon kişinin bulunduğunu hatırlatarak, göç politikalarında “hiçbir şey yapmamanın kabul edilemez” olduğu görüşünü dile getiriyor.

    İçişleri Bakanlığı’ndan “Settled Status” Güvencesi

    Öte yandan İçişleri Bakanlığı, tartışmalar sürerken sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, yerleşik statü (settled status) sahiplerinin kurallarının değişmeyeceğini vurguladı.

    Bakanlık açıklamasında, “Açık olalım: Yerleşik statüye sahip olanlar için kuralları değiştirmeyeceğiz” ifadeleri kullanıldı. Bu açıklama, özellikle AB Yerleşim Planı (EUSS) kapsamında settled status sahibi olan kişiler için bir güvence niteliği taşıyor.

    Ancak tartışmanın ana ekseni, settled status sahiplerinden ziyade, halihazırda geçerli bir vizeyle ülkede yaşayan fakat henüz ILR almamış kişilerin durumunda yoğunlaşıyor.

    Londra oxford scaled

    Konsültasyon İçin Son 5 Gün: Göçmenler Ne Yapabilir?

    Konsültasyon sürecinin bitmesine günler kala, göçmen topluluklarında “bu süreçte ne yapılabilir?” sorusu da yeniden gündeme geldi.

    Uzmanlar ve sivil toplum temsilcileri, göçmenlerin:

    • Resmi kamuoyu konsültasyonuna bireysel görüş sunabileceklerini,
    • Bulundukları bölgedeki milletvekilleriyle iletişime geçerek kaygılarını aktarabileceklerini,
    • Sivil toplum örgütlerinin yürüttüğü kampanyalara destek verebileceklerini,
    • Geriye dönük uygulama ihtimaline ilişkin hukuki riskleri gündemde tutabileceklerini
      belirtiyor.

    Parlamento’daki tartışmada da özellikle “geriye dönük uygulama” meselesi, kamu hukukundaki “meşru beklenti” ilkesiyle çelişebileceği gerekçesiyle gündeme gelmişti.

    Gözler Nisan 2026’da: Belirsizlik Devam Ediyor

    Hükümetin 12 Şubat’ta sona erecek konsültasyon sürecinin ardından reform taslağına nihai şeklini vermesi bekleniyor. Düzenlemenin yasalaşması halinde, yürürlük tarihi olarak Nisan 2026 öne çıkıyor.

    Ancak şu aşamada en kritik belirsizlik, reformun:

    • Yalnızca yeni başvuruları mı etkileyeceği,
    • Yoksa halihazırda ülkede bulunan ve 5 yıllık rotada ilerleyen kişilere de uygulanıp uygulanmayacağı
      konusunda düğümleniyor.

    Bu belirsizlik, özellikle Ankara Anlaşması kapsamında ülkeye gelmiş ve ILR eşiğine yaklaşmış Türk vatandaşları açısından süreci daha da kritik hale getiriyor.

    Kamuoyu konsültasyonunun sona ermesine günler kala, reformun hem Parlamento’da hem de göçmen toplulukları içinde önümüzdeki haftalarda daha da yoğun tartışılacağı değerlendiriliyor. 

     

    Mandelson’ın Konutlarında Arama

    Previous article

    Birleşik Krallık’ta Şiddetli Yağış ve Sel Alarmı

    Next article

    You may also like

    Comments

    Leave a reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *