Birleşik Krallık genelinde tren bileti fiyatları, Mart 2025 itibarıyla sona eren mali yılda yüzde 5,1 oranında arttı. Office of Rail and Road (ORR) tarafından yayımlanan verilere göre, özellikle güneydoğu İngiltere’deki indirimli biletlerde artış oranı yüzde 10’a yaklaştı.
Regüle edilmeyen biletler daha hızlı zamlandı
İngiltere ve Galler’deki regüle edilen bilet türleri – örneğin abonmanlar ve şehir içi tam biletler – Mart 2025’te en fazla yüzde 4,6 oranında artırılabildi. İskoçya’da ise Scotrail bu oranı Nisan 2025’te yüzde 3,8 ile sınırladı. Ancak bu sınırlamalar yalnızca toplam yolculukların yaklaşık yarısını kapsayan regüle biletler için geçerli oldu.

Regüle edilmeyen uzun mesafe indirimli biletler yüzde 5,9 oranında zamlanırken, güneydoğu İngiltere’de bu oran yüzde 10’a yaklaştı.
ORR, genel raylı sistem ücretlerinin 12 ayda yüzde 5,1 arttığını, aynı dönemde perakende fiyat endeksine (RPI) dayalı enflasyonun ise yüzde 3,2 olduğunu bildirdi. Tüketici fiyat endeksi (CPI), bu dönemde yüzde 2,6 seviyesindeydi ancak tren bileti zammı hesaplamalarında artık kullanılmıyor. Hükümet, regüle bilet fiyatlarının 2024 Temmuz’unda RPI üzerine yüzde 1 eklenerek artırılacağını açıklamıştı; bu da yüzde 4,6’lık bir artış anlamına geliyor.
Kampanyacılardan “erişilemez fiyat” uyarısı
The Guardian’e konuşan Ulaştırma politikası alanında faaliyet gösteren Campaign for Better Transport adlı sivil toplum kuruluşunun CEO’su Ben Plowden, fiyat artışlarının yolcuları tren kullanmaktan caydırdığını söyledi. Plowden, “Artan tren ücretleri, insanları raylı sistemden uzaklaştırıyor ve bu ulaşım biçimini karşılanamaz hale getiriyor. Hükümetin, Great British Railways yapısı altında fiyat ve biletleme reformlarını öncelik haline getirmesi gerekiyor,” ifadelerini kullandı.

Hükümet: “Daha kötüydü, iyileştiriyoruz”
Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander ise artış oranının son üç yılın en düşük seviyesi olduğuna dikkat çekerek, “Yolcuların, sık sık yaşanan gecikme ve iptaller nedeniyle zamları haklı olarak eleştirdiğini biliyorum. Ancak bu hükümet, artışı ortalama maaş artışının altında tuttu,” dedi.
Alexander, göreve geldiklerinde “işlevsiz” bir demiryolu sistemi devraldıklarını belirterek, “Güvenin yeniden sağlanması zaman alacak. En büyük önceliğim, yolcuların güvenebileceği bir raylı sistem inşa etmek. Kamu mülkiyeti ve Great British Railways ile yolcuları merkeze alan bir yapı kuruyoruz,” ifadelerini kullandı.
Ulaştırma Bakanlığı, kamulaştırma ile birlikte bilet fiyatlarında düşüş olmayacağını açıkladı. Enflasyonun %2,3 seviyesinde seyrettiği bir ortamda, tren yolculukları reel anlamda daha pahalı hale geliyor.
Ulaştırma Bakanı Heidi Alexander, “İnsanlar iyi bir hizmet için ödeme yapmaya hazır” dedi. Hükümetin hedefi ise yolcuların her zaman en düşük ücreti ödemesini sağlayacak “en iyi fiyat garantisi” ve bilet alım süreçlerini basitleştirmek.

Uzaktan çalışmanın yaygınlaşması tren aboneliklerini vurdu
Financial Times’tan Jonathan Vincent’ın haberine göre, pandemi sonrası yolcu sayıları toparlansa da, evden çalışmanın kalıcılaşması Birleşik Krallık’ta tren yolculuk alışkanlıklarını derinden etkiledi. Özellikle aylık ve yıllık sezonluk bilet satışları son beş yılda büyük oranda düştü.
Pandemi öncesi yolcuların %34’ü sezonluk bilet kullanırken, Mart 2025 itibarıyla bu oran %13’e geriledi. Bu biletler, iki istasyon arasında sınırsız yolculuk hakkı tanısa da, ancak haftada dört gün veya daha fazla işe gidip gelenler için ekonomik olmaya devam ediyor.
Örneğin, Surrey bölgesindeki Guildford’dan Londra’ya yıllık sezonluk bilet 5.852 sterline mal oluyor. Ancak haftada üç gün işe giden bir yolcu, günlük bilet alarak yılda 1.000 sterlinden fazla tasarruf edebiliyor.
Zirve saatlerden kaçış arttı
Londra’ya sabah saatlerinde yapılan yolculuklarda da ciddi bir azalma var. Tipik bir sonbahar gününde, sabah 7 ile 10 arasında kente gelen yolcu sayısı pandemi öncesine göre 60.000 kişi azaldı. Yolcular, daha ucuz olan “off-peak” saatlerini tercih etmeye başladı.
2019’da tüm yolculukların %34’ünü oluşturan off-peak biletler, 2025 itibarıyla %46’ya yükseldi.
Ocak ayında yayınlanan anketlerine göre, yolcular fiyatları; konfor, dakiklik ve hizmet kalitesinin önünde bir engel olarak görüyor.
FT’nin hesaplamalarına göre, tren fiyatları 1995’e kıyasla reel olarak %45 oranında artmış durumda. Pandemi döneminde kısa süreliğine gerileyen fiyatlar, 2023’ten bu yana tekrar hızlı artış eğilimine girdi.
Devlet desteği arttı, fiyat indirimi beklenmiyor
Fiyatlardaki bu artışa rağmen, demiryolu sektörü pandemiden bu yana devlet sübvansiyonlarına daha fazla bağımlı hale geldi. İşçi Partisi hükümeti, demiryollarını yeniden millileştirme sürecini sürdürüyor ancak yolculara fiyat indirimi sözü vermiş değil.
Şu anda İngiltere’deki 12 tren işletmecisinin altısı Ulaştırma Bakanlığı tarafından doğrudan yönetiliyor. 2031’e kadar tüm operatörlerin devlete devredilmesi ve altyapıyla işletmenin birleşeceği yeni bir kamu kurumu olan Great British Railways çatısı altında toplanması planlanıyor.
Geçtiğimiz ay, Bakanlık, Kuzey İngiltere’deki kamu işletmeleri arasında bilet sistemlerini uyumlaştırmak için bir pilot proje başlattı.
Ancak bu süreç, bazı esnek biletlerin kaldırılmasıyla yolcular açısından olumsuz sonuçlar da doğuruyor. Devlet işletmesindeki LNER, Londra-Edinburgh hattındaki “Süper Off-Peak” biletleri kaldırarak, yalnızca belirli trenlerde geçerli “Advance 70 minute” isimli dinamik fiyatlı bir bilet türüne geçti.
Bilet karşılaştırma platformu BR Fares’ın kurucusu Paul Kelly, bu tür değişikliklerin “esnekliği azalttığını” ve “dolaylı bir zam” anlamına geldiğini belirtiyor.
West Midlands Trains Şubat’ta Kamulaştırılıyor
West Midlands bölgesindeki tren hizmetleri 1 Şubat 2026’da kamuya devrediliyor. Bu adım, İngiltere’de tüm demiryolu işletmelerini kamulaştırmayı hedefleyen daha geniş bir planın parçası.
Yolcular için ilk etapta büyük bir değişiklik beklenmiyor
West Midlands Trains (WMT) tarafından işletilen West Midlands Railway ve London Northwestern Railway markaları, 1 Şubat 2026 itibarıyla kamuya ait Great British Railways (GBR) çatısı altına alınacak.
Rail News yayın yönetmeni Sim Harris’e göre, yolcular ilk aşamada yalnızca bazı trenlerin dış görünümünde değişiklik görebilir. Hizmet, tarifeler ve istasyonlarda ise kısa vadede herhangi bir değişiklik beklenmiyor. Harris, bu sürecin demiryolu sisteminde uzun vadeli bir reformun ilk adımı olduğunu belirtti.
WMT: Geçiş süreci sorunsuz olacak
West Midlands Trains yöneticileri, kamulaştırmanın tren hizmetleri, tarifeler veya istasyonlar üzerinde hiçbir etkisinin olmayacağını belirtti. Bilet geçerlilikleri ve taşıma koşullarında da bir değişiklik öngörülmüyor.
Covid-19 pandemisi sırasında yolcu sayılarının %94 oranında düşmesiyle birlikte hükümet, demiryolu işletmeciliğini fiilen kontrol altına almıştı. O dönemde pek çok özel işletmeci, sabit ücretli sözleşmelere geçirilmiş ve finansal risk kamuya devredilmişti.
Ulaştırma Bakanlığı, kamulaştırma ile birlikte güvenilirliğin artacağını, ekonomik büyümenin destekleneceğini ve tasarruf sağlanacağını savunuyor. Ancak bazı uzmanlar, asıl farkın yatırım yapılmadan görülemeyeceğini dile getiriyor.
Sim Harris’e göre, Birleşik Krallık, Japonya ve İsviçre gibi ülkelerin aksine demiryolu yatırımlarını tarihsel olarak ikinci plana atmış durumda: “İngiltere’de demiryolları hep geri planda kaldı.”
Kamulaştırma neden şimdi gerçekleşiyor?
Kasım 2024’te yürürlüğe giren yeni mevzuatla hükümete, tren işletmecilerini sözleşme sürelerinin sonunda doğrudan kamu mülkiyetine alma yetkisi verildi. Bu kapsamda, halihazırda kurulan GBR çatısı altına, zamanla tüm özel işletmecilerin katılması planlanıyor.
WMT’nin sözleşmesinin sona ermesiyle birlikte bu süreç resmen başlayacak. Hükümet, uzun vadede tüm İngiltere demiryolu ağını tek çatı altında toplamayı ve yılda 150 milyon sterline kadar tasarruf sağlamayı hedefliyor.
Ulusal sistem nasıl işleyecek?
Kamulaştırma, bir şirketin ya da hizmetin devletin tam kontrolüne geçmesi anlamına geliyor. 1940’lardan 1990’lara kadar tamamen kamuya ait olan demiryolu sistemi, sonraki yıllarda özelleştirilmişti.
Bugün altyapı kamuya ait Network Rail tarafından yönetilirken, tren hizmetleri özel ya da yarı kamu şirketler tarafından işletiliyor. Bu durum, İskoçya ve Galler’de bölgesel yönetimlerin kontrolünde; Kuzey İrlanda’da ise sistem tamamen kamuya ait.
















Comments