Avrupa Birliği genelinde sınır güvenliğini dijitalleştirmeyi hedefleyen ve geçtiğimiz haftalarda resmen yürürlüğe giren Giriş-Çıkış Sistemi (EES) kuralları, Yunanistan’ın aldığı tek taraflı kararla İngiliz vatandaşları için devre dışı bırakıldı. Atina yönetimi, turizm sezonunun en yoğun dönemine girilirken havalimanlarında yaşanabilecek kaosu engellemek adına İngiliz ziyaretçilere imtiyaz tanıma yoluna gitti. Bu kararla birlikte, Birleşik Krallık pasaportu sahipleri, parmak izi ve yüz tarama gibi biyometrik işlemler yerine eski usul manuel pasaport kontrolü ve damgalama işlemiyle ülkeye giriş yapabilecek.
Yunanistan’ın Londra Büyükelçiliği ve turizm otoriteleri tarafından doğrulanan bu hamle, Birleşik Krallık medyasında geniş yankı bulurken, Avrupa Komisyonu, Atina’nın bu “toplu muafiyet” kararının yasal çerçeveye aykırı olduğu konusunda sert bir uyarıda bulundu. Brüksel, istisnai durumlarda geçici esnekliklerin sağlanabileceğini ancak belirli bir ülke vatandaşına yönelik genel bir muafiyetin AB müfredatında yerinin olmadığını vurguladı.
Hedef Havalimanlarında Kaos
Yunanistan Ulusal Turizm Örgütü (GNTO) İngiltere Direktörü Eleni Skarveli, bu adımın temel amacının Yunanistan’a varışlarda turistlere daha akıcı ve verimli bir deneyim sunmak olduğunu ifade etti. Özellikle İspanya ve İtalya gibi popüler tatil destinasyonlarında, yeni biyometrik sistem nedeniyle havalimanlarında oluşan kilometrelerce uzunluktaki kuyruklar ve binlerce yolcunun bağlantılı uçuşlarını kaçırması Atina için bir uyarı niteliği taşıdı. Turizm gelirlerine bağımlı olan Yunan ekonomisi, en büyük pazarı konumundaki İngiliz turistlerin bu tür teknik aksaklıklarla soğumasını göze alamadı.
Özellikle başkentteki Atina Havalimanı‘nda dikkat çekici bir ayrım gözlenecek. Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya gibi “üçüncü ülke” statüsündeki diğer ziyaretçiler biyometrik cihazları kullanmaya zorunlu tutulurken, İngiliz turistler için özel manuel geçiş şeritleri oluşturulacak. Bu durum, havalimanı işletmeciliği açısından operasyonel bir rahatlama getirse de AB nezdinde “ayrımcılık” ve “kural ihlali” olarak nitelendiriliyor.
Brüksel’den Yasal Çerçeve ve Açıklama Talebi
Avrupa Komisyonu cephesinde ise hava oldukça gergin. Komisyon sözcüsü yaptığı açıklamada, üye devletlerin sınır kapılarında aşırı bekleme süreleri oluştuğunda geçici olarak sistemi esnetme yetkisinin bulunduğunu kabul etti; ancak bu esnekliğin kalıcı bir politikaya dönüştürülemeyeceğinin altını çizdi. Brüksel, Yunan makamlarından bu kararın hukuki dayanağına ilişkin resmi bir açıklama beklediklerini bildirirken, konunun üye ülkeler arasındaki eşitlik ilkesini zedelediği görüşünde birleşiyor.
















Yorumlar