Başbakan Keir Starmer Pazar gecesi yaptığı konuşmada, İngiltere’nin bölgedeki askeri gerilime yaklaşımında “ulusal çıkarları” ön plana çıkaran farklı bir yol izleyeceğini vurguladı. 2003 yılındaki Irak Savaşı’na karşı yürüttüğü kampanyalarla bilinen Starmer, konuşmasında “Irak’taki hataları hepimiz hatırlıyoruz ve bu dersleri aldık” diyerek İngiliz hükümetinin önceliğinin İngiliz vatandaşlarının hayatını korumak olduğunu belirtti.
Starmer, Avam Kamarası’nda yaptığı sözlü açıklamada ise, İran’daki gelişmeler, bölgedeki güvenlik durumu ve İngiltere’nin tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Starmer, Birleşik Krallık’ın ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ilk saldırılarına katılmadığını vurgulayarak, hükümetin önceliğinin müzakere yoluyla çözüm olduğunu belirtti. İngiltere’nin uzun süredir İran’ın nükleer silah geliştirme hedefinden vazgeçmesini ve Orta Doğu’daki istikrarsızlaştırıcı faaliyetlerini sonlandırmasını savunduğunu hatırlattı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İngiltere’nin ilk saldırılara katılmama kararına katılmadığını ifade eden Starmer, “Britanya’nın ulusal çıkarlarını gözetmek benim görevimdir ve verdiğim kararın arkasındayım” dedi.
İran’ın Saldırıları ve Bölgesel Gerilim
Başbakan, İran’ın son dönemdeki hamlelerinin bölgedeki ortaklar ve müttefikler için tehdit oluşturduğunu belirtti. İran’ın Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Irak, Bahreyn ve Umman’a yüzlerce füze ve insansız hava aracı (İHA) fırlattığını söyledi. Ayrıca İran destekli Hizbullah’ın İsrail’e yönelik yeni saldırılar düzenlediğini aktardı.
Starmer, bölgede yaklaşık 300 bin İngiliz vatandaşının bulunduğunu; bunlar arasında yerleşik kişiler, aileler ve turistlerin yer aldığını ifade ederek, havaalanları ve otellerde ciddi aksaklıklar yaşandığını kaydetti.
İngiliz Silahlı Kuvvetleri’nin de baskı altında olduğunu belirten Starmer, Güney Kıbrıs’taki RAF Akrotiri Üssü’ne ait bir noktaya İran’a ait bir İHA’nın 800 metre mesafede isabet ettiğini, can kaybı yaşanmadığını açıkladı.
Başbakan, Kıbrıs’taki İngiliz üslerinin ABD tarafından saldırı amaçlı kullanılmadığını ve söz konusu İHA’nın İngiltere’nin son açıklamasından önce fırlatıldığının değerlendirildiğini ifade etti.
ABD’ye Sınırlı Savunma İzni
Starmer, İran’ın artan saldırıları karşısında ABD’nin İngiliz üslerini “sınırlı ve savunma amaçlı” kullanma talebinde bulunduğunu ve bu talebe izin verildiğini açıkladı. İngiltere’nin ABD’nin saldırı operasyonlarına katılmadığını özellikle vurguladı.
“İngiliz üslerinin kullanımı kesinlikle üzerinde mutabık kalınmış savunma amaçlarıyla sınırlıdır” diyen Starmer, bu kararın kolektif meşru müdafaa ilkesi ve İngiliz vatandaşlarının korunması çerçevesinde alındığını belirtti. Hükümetin hukuki pozisyonuna ilişkin özetin de yayımlandığını ifade etti.
Fransa ve Almanya’nın da İran’ın yeni füze ve İHA saldırılarını önleme konusunda ABD’ye destek vermeye hazır olduğunu aktaran Starmer, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile temas halinde olduğunu bildirdi.
İngiliz Vatandaşlarına Uyarı
Başbakan, bölgedeki İngiliz vatandaşlarına Dışişleri Bakanlığı’na (FCDO) kayıt yaptırmaları çağrısında bulundu. Hava sahalarının büyük ölçüde kısıtlı olduğunu ve bazı ülkelerde halka bulundukları yerde kalma tavsiyesi verildiğini belirtti.
Hızlı müdahale ekiplerinin bölgeye gönderildiğini açıklayan Starmer, özellikle Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden olası tahliyeler için hazırlık yapıldığını ve havayolu şirketleriyle temas halinde olunduğunu söyledi.
İngiltere içinde ise Müslüman ve Yahudi topluluklarla temas kurulduğunu, hassas bölgelerde güvenlik önlemlerinin artırıldığını ifade etti.
Starmer, “İlk saldırılara katılmadık ve ABD’nin saldırı operasyonlarına katılmayacağız. Ancak İran’ın tehlikeli tırmanışı karşısında İngiliz vatandaşlarını koruyacak ve müttefiklerimizin kolektif savunmasına destek vereceğiz” dedi.
Başbakan, hükümetin temel önceliğinin İngiliz hayatlarını ve ulusal çıkarları korumak olduğunu vurgulayarak açıklamasını tamamladı.
Askeri üslerin kullanımı ve yeni kısıtlamalar
Birleşik Krallık, ABD ve İsrail tarafından yürütülen geniş kapsamlı operasyonlara doğrudan katılmayı reddetse de yeni bir pozisyon açıkladı. Starmer, İran’ın yürüttüğü saldırgan stratejiler nedeniyle, Birleşik Krallık-ABD ortak üslerinin kısıtlı bir amaçla kullanılmasına izin verileceğini duyurdu. Bu izin, İran’ın bölgedeki füze ve insansız hava aracı kapasitesini zayıflatmakla sınırlı tutulacak. Hükümet, bu adımın rejim değişikliği hedefleyen bir “saldırı eylemi” değil, savunma amaçlı bir hamle olduğunu savunuyor.
Avam Kamarası ve partiler arası görüş ayrılığı
Bu stratejik karar, Avam Kamarası‘nda sert tartışmaları beraberinde getirdi. Yeşiller ve Liberal Demokratlar, İngiltere’nin savaşa daha fazla sürüklenmesinden endişe ederken; Muhafazakarlar ve Reform UK, İran rejimine karşı daha sert adımlar atılmamasını eleştiriyor. İşçi Partisi içerisindeki farklı kanatlar da bu konuda bölünmüş durumda. Özellikle son yapılan ara seçimlerde dış politikanın seçmen üzerindeki etkisi, Başbakan için siyasi zemini oldukça hassas bir hale getiriyor.
Ekonomik riskler ve vatandaşların güvenliği
Gerilimin tırmanması, Körfez bölgesinde yaşayan 300.000‘den fazla İngiliz vatandaşının tahliyesi konusunu gündeme taşıdı. Bunun yanı sıra, savaşın uzamasının küresel akaryakıt fiyatları ve İngiltere’deki enflasyon üzerindeki olumsuz etkileri hükümeti zorlayan diğer başlıklar arasında yer alıyor. Starmer yönetimi, bir yandan müttefikleriyle uyumlu hareket etmeye çalışırken, diğer yandan İngiltere’yi ucu açık bir bölgesel çatışmadan uzak tutma dengesini kurmaya çalışıyor.
















Yorumlar