Birleşik Krallıkİngiltere

Shabana Mahmood’un sığınma reformu: İngiltere’de sistem kökten değişiyor

    0
    multeci
    Image generated by AI – BYTV

    Birleşik Krallık hükümeti, uzun süredir tartışma konusu olan sığınma ve göç sisteminde geniş kapsamlı bir reform paketi açıkladı. İçişleri Bakanı Shabana Mahmood tarafından duyurulan yeni düzenlemeler; mülteci statüsünün yeniden değerlendirilmesi, bazı vizelerin askıya alınması, gönüllü geri dönüş ödemeleri ve yerleşim hakkının zorlaştırılması gibi önemli değişiklikler içeriyor.

    The Guardian’ın haberine göre hükümet, mevcut sistemi “kontrolünü kaybetmiş ve sürdürülemez” olarak nitelendirirken yeni kuralların sınır yönetimini güçlendirmeyi ve kamu güvenini yeniden tesis etmeyi amaçladığını savunuyor.

    54795924585 c2326171c9 k

    Shabana Mahmood Fotoğraf: Home Secretary

    Reform paketinin bazı bölümleri hemen yürürlüğe girerken, bazıları için danışma süreci devam ediyor ve bazı değişikliklerin hayata geçebilmesi için Parlamento onayı gerekecek.

    Mülteci statüsü artık kalıcı olmayacak

    Yeni sistemde en dikkat çekici değişikliklerden biri mülteci statüsünün kalıcı olmaktan çıkarılması oldu.

    Mevcut uygulamada sığınma hakkı elde eden kişiler 5 yıl süreyle oturum izni alıyor ve bu sürenin sonunda süresiz oturum (indefinite leave to remain) başvurusunda bulunabiliyordu.

    Yeni düzenlemeyle birlikte mültecilerin statüsü her 30 ayda bir yeniden gözden geçirilecek. Hükümet, kişinin geldiği ülkenin artık güvenli olduğu sonucuna varırsa mülteci statüsünü iptal ederek kişiyi geri gönderebilecek.

    Bu değişiklik Parlamento oylamasına gerek olmadan yasalaştırıldı ve önümüzdeki hafta yürürlüğe girecek.

    Ancak uzmanlar, Sudan, Eritre ve Orta Doğu’daki bazı ülkelerde devam eden uzun süreli çatışmalar nedeniyle birçok kişinin pratikte mülteci statüsünü korumaya devam edebileceğini belirtiyor.

    Bazı ülkeler için vize frenine basıldı

    Reform paketinin bir diğer önemli başlığı ise bazı ülkelerden gelen öğrenci ve çalışma vizelerinin geçici olarak durdurulması oldu.

    Hükümet şu ülkelerden gelen öğrenci vizelerini askıya aldı:

    • Kamerun
    • Sudan
    • Myanmar
    • Afganistan

    Buna ek olarak Afganistan’dan yapılan nitelikli işçi vizeleri de geçici olarak durduruldu.

    İçişleri Bakanlığı (Home Office) yetkilileri bu kararın iki temel nedene dayandığını belirtti:

    • Bu vizelerle ülkeye gelen bazı kişilerin daha sonra sığınma başvurusu yapması
    • Sığınma başvurusu reddedilen kişilerin ülkelerinin geri kabul etmemesi

    Ancak insan hakları savunucuları bu kararın tartışmalı olduğunu savunuyor. Eleştirmenlere göre söz konusu ülkelerin tamamında savaş, çatışma veya ciddi insan hakları ihlalleri bulunuyor ve hükümet bu adımla güvenli ve yasal göç yollarından birini kapatmış oluyor.

    Gönüllü dönüş için 40 bin sterline kadar ödeme

    Hükümetin açıkladığı planlar arasında en dikkat çeken uygulamalardan biri de gönüllü geri dönüş için mali teşvik programı oldu.

    Yeni pilot proje kapsamında sığınma başvurusu reddedilmiş ve devlet tarafından sağlanan otellerde yaşayan 150 aileye ülkelerine gönüllü olarak dönmeleri halinde 40 bin sterline kadar ödeme teklif edilecek.

    Yetkililer bu ailelerin önceden belirlenip bilgilendirildiğini ve kendilerine 7 gün içinde karar vermeleri için süre tanındığını açıkladı.

    Teklifi kabul etmeyen kişiler için ise zorla sınır dışı işlemi uygulanabilecek.

    Mahmood, gerekirse hem yetişkinlere hem de çocuklara karşı güç kullanılabileceğini ifade etti. Ancak hükümet yetkilileri aktif savaş bölgelerine zorla gönderim yapılmayacağını vurguluyor.

    Sığınmacılara verilen devlet desteği değişiyor

    Reform paketi aynı zamanda sığınmacılara sağlanan maddi destek sistemini de değiştiriyor.

    Yeni düzenlemeye göre hükümet artık aşağıdaki durumlarda sığınmacılara sağlanan desteği kesebilecek:

    • Yasadışı çalışanlar
    • Suçtan hüküm giyen kişiler
    • Kendi geçimini sağlayabilecek maddi imkâna sahip olanlar

    Bu değişiklikle birlikte hükümetin sığınmacıları otomatik olarak destekleme yükümlülüğü de sınırlandırılmış olacak.

    Öte yandan hükümet, sığınma başvurusu 12 ay boyunca sonuçlanmayan kişiler için çalışma imkanlarını genişletmeyi planlıyor. Ancak bu kişilerin yine de Home Office’ten özel izin alması gerekecek.

    Uzmanlar bu sürecin karmaşık ve bürokratik olması nedeniyle birçok sığınmacının fiilen çalışma hakkına erişmekte zorlandığını belirtiyor.

    Yerleşim hakkı için bekleme süresi iki katına çıkıyor

    Reform paketinde yer alan bir diğer önemli değişiklik ise Birleşik Krallık’ta kalıcı yerleşim hakkı elde etme süresinin uzatılması.

    Mevcut sistemde birçok kişi 5 yılın ardından yerleşim hakkı başvurusu yapabiliyordu.

    Yeni planlara göre:

    • Yerleşim hakkı için gereken süre 5 yıldan 10 yıla çıkarılacak
    • Sosyal yardım alan veya sınırlı oturum izni bulunan bazı kişiler için bu süre 20 yıla kadar uzayabilecek

    Bu düzenlemelerin nasıl uygulanacağı konusunda hükümet danışma sürecini sürdürüyor.

    Bazı değişikliklerin yürürlüğe girebilmesi için birincil ve ikincil mevzuat değişiklikleri gerekebilir. Bu da Parlamento’da yeni siyasi tartışmaların yaşanabileceği anlamına geliyor.

    Parti içinde sert eleştiriler

    Öneriler, özellikle İşçi Partisi (Labour) milletvekilleri arasında ciddi tartışma yarattı. Bazı vekiller planların Donald Trump dönemindeki göç politikalarına benzerlik taşıdığını savundu.

    Tony Vaughan, yaklaşık 100 Labour milletvekilinin imzaladığı bir mektupla önerilere itiraz ettiklerini açıkladı. Vaughan, planların hükümetin entegrasyon ve toplumsal uyum hedeflerini zayıflatacağını söyledi.

    15 veya 20 yıldır yasal olarak burada yaşayan mültecileri sınır dışı etmekle tehdit etmek, kamu güvenini artırmaz. Bu yalnızca güvensizlik ve bölünmüş topluluklar yaratır” dedi.

    Stella Creasy ise mülteci statüsünün düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi fikrinin özellikle savaş ve insan kaçakçılığı mağdurlarını belirsizlik içinde bırakacağını savundu. Creasy, bu durumun gelecekte “Windrush benzeri bir skandala” yol açabileceğini söyledi.

    Çocukların sınır dışı edilmesi tartışması

    Parti içindeki bir diğer eleştiri de çocukların da sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya kalması oldu. Sarah Owen, önerilen uygulamaların ABD’de Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) tarafından uygulanan çocuk gözaltı politikalarını hatırlattığını belirtti.

    Owen, planların ekonomi, entegrasyon ve toplumsal uyum üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

    Bu arada bazı düzenlemelerin parlamento oylaması gerektirmeden yürürlüğe konulabileceği, ancak diğer değişiklikler için Avam Kamarası’nın onayının gerektiği belirtiliyor. Labour milletvekilleri ise bu konuda olası bir parlamento isyanına hazırlanıyor.

    Mülteci kuruluşlarından tepki

    Göç ve mülteci alanında çalışan kuruluşlar da planları eleştirdi. British Red Cross politika direktörü Mubeen Bhutta, insanların hayatını zorlaştırmanın göçü caydırdığına dair yeterli kanıt bulunmadığını söyledi.

    Refugee Council iletişim direktörü Imran Hussain ise ailelere verilen 7 günlük karar süresinin özellikle çocuklar açısından ciddi riskler taşıdığını vurguladı.

    Hussain, “Birçok aile ülkelerine dönmenin güvenli olmadığına inanıyor. Çocukların zorla sınır dışı edilmesi görüntüsünü kimse görmek istemez” dedi.

    Enerji faturaları için yeni destek gündemde

    Önceki haber

    İngiltere’de kalıcı oturum için İngilizce şartı artıyor. İlk uygulama Mart 2027’de

    Sonraki Haber

    Sevebileceğiniz haberler

    Yorumlar

    Cevap bırak

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Daha Fazlası Birleşik Krallık