Genel

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde “Teknoloji çağında doğa felsefesi ve mimarlık” konuşuldu

    0

    Londra Yunus Emre Enstitüsü, 29 Kasım 2022 tarihinde Genç Akademisyenler Serisi’nin 22. ve yeni sezonun ilk oturumunda doğayı kavrayış biçimimizin bilgisayar teknolojileri aracılığıyla mimari tasarıma nasıl yansıdığını inceleyen çarpıcı bir sunuma ev sahipliği yaptı. UCL’de doktora eğitimine devam eden Melih Kamaoğlu’nun gerçekleştirdiği sunum, mimari ve doğa severler tarafından büyük bir ilgiyle karşılandı.

    Kamaoğlu, konuşmasına antik yunandan, rönesansa farklı dönemlerde doğa felsefesinin mimarlığı nasıl etkilediğini tarihsel süreç içerisinde anlatarak başladı. Konuşmacı araştırmasının temel amacının, farklı doğa kavramlarının hesaplama yoluyla nasıl simüle edildiğini ve mimarlar tarafından tasarım yöntemleri olarak kullanıldığını göstermek olduğundan bahsetti.

    Konuşmasının ikinci bölümünde bilgisayarların hayatımıza girişiyle birlikte, bu gelişmenin evreni ve doğayı çok daha derinden kavrama noktasında nasıl insanlığın bakış açısını değiştirdiği üzerinde durarak, mimarların 1990’lardan sonra doğa felsefelerini mimari tasarıma yansıtmak için hesaplamayı nasıl kullandıklarına dair örnekler verdi. Kamaoğlu ayrıca kullanılan teknik detayların ve teknolojilerin ötesinde, mimari tasarım modellerinin teorik ve tarihsel arka planı, kritik sınırları ve çalışma prensipleri üzerinde durdu. Konuşmanın bu bölümü doğa felsefesi, hesaplama ve mimarlık arasındaki temel bilgi transferini açıklaması bakımından katılımcılara entelektüel bir çerçeve sunma niteliğindeydi.

    Konuşmasında iki dönüm noktasının üzerinde duran Kamaoğlu, ilk dönüm noktasının bilgisayar teknolojilerinin 1930lardaki gelişimi ile aynı dönemde doğa bilimlerinin de gelişimi olduğunu ifade etti. Kamaoğlu’na göre 19. yüzyıl öncesi doğa sabit bir değişmez olarak düşünülürken, 20. yüzyıl itibariyle evrimsel sürecin doğanın da değişip dönüşen sürecinin bir parçası olduğu ortaya çıkmıştır.

    İkinci dönüm noktası olarak genetik bilimindeki değişimlerden bahseden konuşmacı, doğayı artık hücrenin düzeyinde anlamaya başlamanın mimarlık alanını da nasıl derinden etkilediği üzerine analizlerde bulundu.

    Doğa biliminden aldıkları analojilerden faydalanarak, mimari bir formu bilgisayar ortamında sonsuz bir biçimde değişime uğratabilen mimarların insan beyninin hayal edemediği tasarımları bilgisayar ekranında görme fırsatı bulduklarından bahsetti.  

    Konuşmasının son bölümünde 2010 sonrası yakın dönem mimarlığını ele alan Kamaoğlu, doğadaki süreçleri bilgisayarda simultane edip cevap bulmak ve bu süreçleri doğrudan mimari tasarıma nasıl entegre edebileceği sorularına mimarların buldukları çözümlerden bahsetti.

    Konuşma sonunda yapılan soru cevap bölümünde söz hakkı alan katılımcılar konuşmanın özellikle mimarların canlıların hücreden oluşum sürecinden ilham alarak mimari tasarımlarını nasıl şekillendirdikleri konusunda ufuk açıcı olduğunu belirttiler.

    Melih Kamaoğlu mimari tarihçisi ve kuramcısıdır. University College London, Bartlett School of Architecture’da Mimarlık ve Dijital Teori programında doktora adayı ve Lisansüstü Öğretim görevlisidir. Lisans ve yüksek lisans derecesini Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden almış olan Kamaoğlu, 2018-2020 yılları arasında Eskişehir Teknik Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak çalışmıştır. Başlıca araştırma alanları mimari teori/tarih, bilgisayar teknolojileri, evrim kuramı ve doğa felsefesidir.

    Bir Dakika Britanya ile İngiltere güncel haberler, 28 Kasım 2022

    Önceki haber

    İngiltere Hükümeti enerji tasarrufu için kampanya başlattı

    Sonraki Haber

    Sevebileceğiniz haberler

    Yorumlar

    Cevap bırak

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Daha Fazlası Genel

    @bytvcouk 59 2
    Genel

    İngiltere ekonomisi nisanda daraldı

    İngiltere ekonomisi, nisan ayında beklentilerin aksine küçüldü. Resmî verilere göre gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) aylık bazda gerileyerek ekonomik faaliyetlerde yavaşlamaya işaret etti. ...