İngiltere ve Galler’de protesto hakkının, insan hakları korumalarını ihlal eden yasalar ve yolda olan daha baskıcı kısıtlamalar nedeniyle ciddi bir saldırı altında olduğu belirtildi. İki büyük insan hakları raporu, bu durumun sivil özgürlükler üzerinde tehlikeli sonuçlar doğurabileceği konusunda uyardı.
The Guardian’ın haberine göre, Human Rights Watch ve partiler üstü hukuk reformu örgütü Justice, son dönemde yapılan yasal değişikliklerin yasal protestolar üzerinde caydırıcı bir etki yarattığını ve bu yasaların yürürlükten kaldırılması gerektiğini bildirdi.
Yasal Değişiklikler ve Caydırıcı Etki
Perşembe günü eş zamanlı olarak yayınlanan raporlarda, mevcut kısıtlamaların yanı sıra daha fazla yasak getirilmesi yönündeki tekliflerin de durdurulması çağrısında bulunuldu. Örgütler, Kral Charles‘ın taç giyme töreni sırasında Cumhuriyetçi (Republic) protestocuların tutuklanmasını, Filistin yanlısı göstericilere yönelik suçlamaları ve iklim aktivistlerine verilen uzun hapis cezalarını, barışçıl muhalefet hakkına yönelik baskıların örnekleri olarak gösterdi.
Justice İcra Kurulu Başkanı Fiona Rutherford, polisin yetkilerinin her geçen yıl arttığını ve temel protesto hakkının bir ayrıcalık gibi muamele gördüğünü vurguladı. Rutherford, “Bu alandaki yasa tehlikeli bir şekilde dengesiz hale geldi ve devlete, koruması gereken sesleri susturma yetkisi verdi” ifadelerini kullandı.
Demokratik Güvenceler Çöküyor Uyarısı
Human Rights Watch Avrupa ve Orta Asya Kıdemli Araştırmacısı Lydia Gall, İngiltere’nin demokratik güvencelerin çöktüğü ülkelerde uygulanan protesto kontrol taktiklerini benimsediğini belirtti. Gall, İngiltere’nin bu tür önlemleri kopyalamak yerine bunlara karşı çıkması gerektiğini savundu.
Her iki rapor da 2022 Polis, Suç, Ceza ve Mahkemeler Yasası ile 2023 Kamu Düzeni Yasası‘nın birer dönüm noktası olduğunu vurguluyor. Bu yasaların, önceden yasal olan birçok protesto faaliyetini suç haline getirdiği ve protestoları ceza hukuku yoluyla önleyici bir şekilde bastırmaya odaklandığı belirtiliyor.
Polis Yetkileri ve Tartışmalı Yasalar
2022 tarihli yasa, polise “ciddi huzursuzluk” yaratma veya “çok gürültülü” olma gibi gerekçelerle halka açık toplantılara kısıtlama getirme yetkisi verdi. Human Rights Watch, bu gerekçeleri “belirsiz ve öznel” olarak nitelendirdi.
Ayrıca, halkın kablo bağları, bisiklet kilitleri veya yapıştırıcı gibi, Justice tarafından “zararsız” olarak tanımlanan eşyaları taşıması durumunda, “kilitlenme” (locking-on) eylemlerinde kullanılabilecekleri şüphesiyle tutuklanabildiği ifade edildi. Taç giyme töreninde tutuklanan protestocuların, pankartları sabitlemek için taşıdıkları plastik kelepçeler nedeniyle 12 saatten fazla gözaltında tutulduğu hatırlatıldı.
Just Stop Oil Davası ve Hükümetin Yanıtı
Raporlarda, 2024 yılında bir Zoom görüşmesine katılarak protesto planladıkları gerekçesiyle iki ila beş yıl arasında hapis cezasına çarptırılan beş Just Stop Oil aktivistinin davasına da değinildi. Bu cezaların, İngiltere’de şiddet içermeyen protestolar için verilen en uzun cezalar olduğuna inanılıyor.
















Yorumlar