Birleşik Krallık’ta eylül ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 3,8 olarak sabit kaldı. Bu oran, üst üste üçüncü ay aynı seviyede gerçekleşti ve hâlâ İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) yüzde 2’lik hedefinin neredeyse iki katı düzeyinde.
Enflasyon Hedefin Üzerinde Kalıyor
Birleşik Krallık Ulusal İstatistik Ofisi’nin (ONS) verilerine göre, çekirdek enflasyon (gıda ve enerji hariç) yüzde 3,5 ile bir önceki aya göre hafif bir düşüş gösterdi. Gıda fiyatlarındaki artış ise yüzde 4,5 seviyesinde gerçekleşti.
City A.M. ekonomi muhabiri Mauricio Alencar’ın haberine göre ONS Başekonomisti Grant Fitzner, “Farklı fiyat hareketleri nedeniyle enflasyon genel olarak eylülde değişmeden kaldı” dedi.
Ekonomi Bakanı Rachel Reeves, açıklanan rakamların tatmin edici olmadığını belirtti. “İnsanlar uzun süredir daha çok çalışıp daha az kazandıklarını hissediyor. Bu durum değişmeli. Hükümet olarak enflasyonu düşürme görevinde Merkez Bankası’nı desteklemekten sorumluyuz” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Kuruluşlardan Kötümser Tahminler
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ile Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi küresel kuruluşlara göre, İngiltere önümüzdeki iki yıl boyunca G7 ülkeleri arasında en yüksek enflasyona sahip ülke olacak.
Gölge Maliye Bakanı Mel Stride ise Reeves’i eleştirerek, “Bu yıl hükümet 100 milyar sterlin borçlandı. Rachel Reeves’in 25 milyar sterlinlik istihdam vergisi planı enflasyonu daha da körüklüyor” dedi.
Faiz Politikası Tartışmaları Derinleşiyor
Schroders Kıdemli Ekonomisti George Brown, yüksek enflasyonun piyasalara bir “uyarı sinyali” olduğunu ifade ederek, Merkez Bankası’nın faiz indirimine gitmeden önce temkinli olması gerektiğini vurguladı.
Brown’a göre, zayıf verimlilik ve yapışkan ücret artışları nedeniyle yüksek enflasyon İngiltere’de kalıcı hale gelebilir. Bu nedenle Banka’nın 2026 sonuna kadar faizleri sabit tutabileceğini, hatta bir sonraki adımının faiz artırımı olabileceğini belirtti.
Merkez Bankası Para Politikası Komitesi üyeleri arasında da görüş ayrılıkları var. Başekonomist Huw Pill ve dışarıdan üye Catherine Mann, kasım ayındaki toplantıda faiz oranlarının yüzde 4’te sabit tutulmasından yana sinyaller verdi. Pill, geçen hafta yaptığı konuşmada faiz indirimi beklentilerinin daha temkinli bir dille yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Daha güvercin tutumuyla bilinen bir diğer üye Alan Taylor ise, iş gücü piyasasındaki zayıflığın resesyon riskini artırabileceğini ve faiz indirimlerinin ekonomik toparlanma için gerekli olduğunu savunuyor.
Hükümetten Hayat Pahalılığına Müdahale Sinyali
Yüksek enflasyon, geçen yılki ilk bütçesini açıklayan Rachel Reeves üzerindeki baskıyı da artırmış durumda. Hazine Bakanlığı’na yakın kaynaklara göre, hükümetin, yıl sonuna doğru hanehalkı enerji faturalarından Katma Değer Vergisi’ni (KDV) kaldırmayı planladığı iddia ediliyor.
Reeves’in, kabine toplantılarında hayat pahalılığıyla mücadeleye odaklanılması gerektiğini vurguladığı aktarılıyor.
















Yorumlar