İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves, önümüzdeki pazartesi günü gerçekleşecek Birleşik Krallık-Avrupa Birliği zirvesinin iki taraf arasında daha derin ve sürekli bir ortaklığa doğru atılmış bir adım olduğunu belirtti. Guardian’a verdiği özel röportajda konuşan Reeves, zirvede varılacak mutabakatların bir başlangıç olduğunu vurgulayarak, “Bu bir son değil, ileride daha fazlası mümkün” dedi.
“İdeolojik Brexit tartışmalarından uzaklaştık”
Reeves, hükümetin Brexit sürecinden sonra Avrupa ile ilişkileri onarma konusunda kararlı olduğunu belirterek, “AB ile ticaret yollarımızı iyileştirme konusunda ciddi bir gelişme potansiyeli var” ifadelerini kullandı. İşçi Partisi’nin seçim bildirgesinde belirtilen veterinerlik anlaşması gibi sınırlı adımların ötesine geçilebileceğini söyleyen Bakan, ortak pazar, gümrük birliği ve serbest dolaşım konularında ise kırmızı çizgilerin korunacağını yineledi.
Reeves, “Kurduğumuz güven sayesinde daha iyi bir anlaşma elde edebileceğimize inanıyoruz. Avrupa Birliği bu kırmızı çizgileri en başından beri biliyor” dedi.
Yeni anlaşmalar ve stratejik iş birlikleri gündemde
Reeves’in açıklamaları, Başbakan Keir Starmer’ın geçen hafta yaptığı daha temkinli açıklamaların ötesine geçiyor. Starmer, Arnavutluk’ta Avrupalı liderlere hitaben yaptığı konuşmada, İngiltere’nin dünyadan içine kapanmak yerine ittifaklarını güçlendireceğini ve Avrupa’da barış ile özgürlüğü destekleyeceğini söylemişti.
Zirvede savunma ve güvenlik konularında yeni bir anlaşmaya varılması beklenirken, İngiltere’nin 150 milyar euroluk yeni Avrupa savunma fonuna doğrudan erişim sağlaması öngörülmüyor. Savunma Bakanı John Healey, Roma’daki toplantıda yaptığı açıklamada, “Bu büyük bir adım ama yalnızca ilk adım” dedi.
Gençlik hareketliliği ve ticaret engelleri gündemde
Zirve öncesinde 60’tan fazla İşçi Partili milletvekili, gençlik hareketliliği anlaşması ve ticaret engellerinin azaltılması konusunda hükümete çağrıda bulundu. Özellikle ürünlerin uygunluk değerlendirmesinin İngiltere’de yapılmasını sağlayacak Kanada tarzı bir karşılıklı tanıma anlaşması, iş dünyası tarafından güçlü şekilde destekleniyor.
Ancak Reform UK lideri Nigel Farage’ın yerel seçimlerdeki başarısı, AB ile yakınlaşmanın siyasi risklerini artırıyor. Zirvede, balıkçılık hakları ve AB öğrencilerine uygulanacak eğitim ücretleri gibi başlıklarda da taraflar arasında anlaşmazlıklar sürüyor.
ABD ve Hindistan anlaşmaları örnek gösterildi
Reeves, son haftalarda ABD ve Hindistan ile imzalanan ticaret anlaşmalarının ekonomik büyümeyi desteklediğini ve istihdamı koruduğunu belirterek, “Rolls-Royce’un ABD’ye gidecek motorları artık gümrüksüz satılacak. Jaguar Land Rover fabrikasında ihracatın yeniden başladığına tanık olduk” dedi.
Üç anlaşmanın da – ABD, Hindistan ve AB ile – zorlu müzakerelerle sonuçlandığını ifade eden Reeves, özellikle AB ile olan süreçte güven inşasının belirleyici olduğunu söyledi.
Parti içi baskılar ve sosyal yardımlar
Zirve sonrasında hükümetin, engelli yardımlarında yapılacak kesintiler nedeniyle İşçi Partisi içinde artan muhalefetle karşı karşıya kalması bekleniyor. 100’den fazla milletvekilinin imzaladığı özel bir mektupta, hükümetin planlarına itiraz edildi.
Reeves, bu eleştirilere karşı anlayışlı bir tutum sergilese de mevcut sistemin sürdürülemez olduğunu savundu: “Yoksulluğu, özellikle çocuk yoksulluğunu azaltmak istiyoruz. Bu konuda daha fazla plan açıklayacağız.”
















Yorumlar