Haziran ayında 2020 Avrupa Şampiyonası (EURO 2020) rüzgarı esiyor. Birleşik Krallık’ın Kuzey İrlanda hariç 3 ülkesi İngiltere, İskoçye ve Galler de şampiyona da mücadele ediyor. Türkiye A Milli Futbol Takımı, 16 Haziran’da yapılan 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası A Grubu ikinci maçında Galler’e 2-0 yenildi. Bu maçın ardından Oxford Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Emre Eren Korkmaz, maçın sonucuna ve olası etkilerine dair Twitter hesabından yaptığı değerlendirmeyi bir araya getirdik.
*Türkiye-Galler maçını Galler’in kazanmasının aslında Galler’in bağımsızlık mücadelesinde önemli bir kilometretaşı olacağını kim bilebilirdi?
İşte tarih ve siyaset böyle bir alan, ilgisiz konular büyük davalarda etkili roller üstlenebiliyor.
Buyrun izah edeyim;
Galler Birleşik Krallık’ın güneybatı köşesinde İngiltere ve İskoçya’ya göre daha az gelişmiş, yoksul,madenleri kapansa da maden işçileri ve köylülerden oluşan küçük bir halk. Ancak İskoçya ve Kuzey İrlanda’daki gibi güçlü bir bağımsızlık hareketi yok. Plaid Cymru partisi halen güçsüz.

Galler Bayrağı
Oysaki Galler halkı kendi kültürüne ve diline çok bağlı. Gallerce resmi dil olarak okutulur, her yerde Gallerce tabelalar vardır, Gallerce TV ve radyolar aktiftir, dili canlı tutmak için özel çaba gösterirler. Ama örneğin İskoçya bağımsızlık ister ama herkes İngilizce konuşur.
Türkiye-Galler maçını Galler’in kazanmasının aslında Galler’in bağımsızlık mücadelesinde önemli bir kilometretaşı olacağını kim bilebilirdi?
İşte tarih ve siyaset böyle bir alan, ilgisiz konular büyük davalarda etkili roller üstlenebiliyor.
Buyrun izah edeyim;— Emre Eren Korkmaz (@Dr_Eren_Korkmaz) June 16, 2021
Fakat Galler’in çok temel bir sorunu var: Kendine güvensizlik.
“Küçük, yoksul, emekçi bir halkız, İngilizlerle baş edemeyiz, ayrılsak kendimizi yönetemeyiz, bari kültürümüzü, dilimizi koruyalım, yeter” anlayışı baskındır. Ancak son dönemde bu değişmeye başladı.
Selebi de pandemi!
Pandemiyle mücadelede Galler meclisi ve İşçi Partili başbakanı öne çıktı ve İngiltere’ye göre gayet başarılı bir program izledi. Galler Covid’in en az yayıldığı bölge oldu. Ulusal Sağlık Sistemi’ni (NHS) Gallerliler yönetti. İngiltere’den ayrı kararlar aldılar ve başarılı oldular.
Dahası kapanma dönemlerinde sınırı İngiltere’ye kapattılar, İngilizler giremez dediler. Sınırın kapanması ve Tory (Muhafazakar) hükümeti kötü performans sergilerken Galler yönetiminin başarılı olması halkta aslında biz kendimizi yönetebiliriz algısını geliştirdi.
Plaid Cymru da bunu anlattı.
Just before we head off here in Baku, we’ll leave you with this.
Diolch am y cefnogaeth, chi werth y byd ❤️🏴#WAL | #CmonCymru | #EURO2020 | #TogetherStronger pic.twitter.com/e9Kgi4K3Md
— Wales 🏴 (@Cymru) June 16, 2021
Ama ulusal bilincin gelişmesi ve kendine güven kolay bir mesele değil. Başka alanlarda da bunu göstermek lazım. Rugby’de iyi olsa da sporun diğer dallarında, sanatta vb. (alanlarda) Galler halen silik ve bağımlı bir görünüme sahip. İşte Türkiye maçı bu makus kaderi değiştirdi.

Gallerli futbolcular Bakü’de deplasmana geldiklerinin farkındaydılar. Beraberlik veya az farklı yenilgiye razıydılar, elimizden geleni yapacağız diyorlardı.
Peki ne oldu? Kazandılar!
Bu da ulusal uyanış sürecinde bir buzdağını daha kırdı. “Biz köy takımı değiliz” ruhunu kanıtladı.
Galler’in bağımsızlığında en büyük engel özgüvendir, yüzyılların sinikliğini aşmaktır. Bu başarıldığında gerisi kolaydır.
İngiltere-Galler sınırı 2 köprüyle birbirine bağlanır. Köprüleri tuttun mu bağımsızlığı ilan etmek ve korumak mümkündür.
Demek ki futbol sadece futbol değil. Biz de sadece Avustralya ve Yeni Zelanda’nın ulusal kimliğinin oluşumunda değil, kardeş ve mazlum Galler halkının ulusal uyanışına da katkı sunarak mutlu olabiliriz.
*Dr. Emre Eren Korkmaz / Oxford Üniversitesi
















Comments