Matematiksel bir illüzyon
Bir sürücünün başka bir aracı geçtikten sonra kırmızı ışıkta o aracın hemen arkasında belirmesi, trafikte en sık rastlanan durumlardan biridir. Dublin City University‘den Dr. Conor Boland, sürücülerde kaçınılmazlık hissi uyandıran bu durumu matematiksel olarak inceledi.
The Guardian‘ın haberine göre Boland, bu fenomene ünlü korku filmi karakteri Jason Voorhees‘ten esinlenerek “Trafikte Voorhees Yasası” adını verdi. Tıpkı kurbanları koşarak kaçsa da Jason’ın yürüyerek onlara yetişmesi gibi, trafikte de yavaş araçlar sonunda hızlı olanları yakalamayı başarıyor.
Dört farklı senaryo
Royal Society Open Science dergisinde yayımlanan çalışmada, farklı hızlardaki iki aracın bir trafik ışığıyla karşılaşması durumu ele alındı. Işığın rengine, süresine ve araçlar arasındaki mesafe avantajına bağlı olarak dört farklı senaryonun gerçekleşebileceği belirlendi.
Tek şeritli bir yolda yapılan hesaplamalara göre, dört senaryonun gerçekleşme ihtimalleri toplandığında, araçlar arasındaki mesafe avantajı ile kaybı birbirini tam olarak dengeliyor. Bu durum, ortalamada bir aracın diğerine karşı olan liderliğinin ışıklardan sonra da aynı kaldığını gösteriyor.
Yol güvenliği için kritik sonuçlar
Araştırmanın sonuçları, sürücülerin algısında oluşan “yavaş araç mutlaka yetişir” fikrinin aslında bir illüzyon olduğunu gösteriyor. Boland, insanların ayrılmaya veya kaçınmaya çalıştıkları nesnelerle tekrar karşılaşmalarının hafızada daha kalıcı yer ettiğini belirtiyor.
University of Bath‘tan matematiksel biyoloji profesörü Kit Yates, çalışmanın yol güvenliği açısından önemli çıkarımları olduğunu vurguladı. Yates, modellemenin sürücülerin aşırı hız yaparak avantaj sağlama çabasının çoğunlukla değersiz olduğunu kanıtladığını ifade etti. Araştırma, trafikteki hız tutkusunun zaman kazandırmaktan ziyade riskleri artırdığına dair güçlü bir bilimsel kanıt sunuyor.
















Comments