Başbakan Keir Starmer’ın Peter Mandelson’ı ABD büyükelçisi olarak atamasına ilişkin yayımlanan ilk belge paketi dikkat çekici ayrıntılar içeriyor, ancak BBC siyasi editörü Chris Mason’a göre ortada “oyunun seyrini değiştirecek” bir gelişme yok.
147 sayfalık belgeler, Starmer’ın Mandelson’ın Jeffrey Epstein ile ilişkisi nedeniyle “itibar riski” oluşturabileceği konusunda atanmasından dokuz gün önce uyarıldığını ortaya koyuyor.
Tartışmanın merkezinde “yalan” iddiası var
Siyasi tartışmanın merkezinde ise şu soru yer alıyor:
Mandelson, Epstein ile ilişkisi hakkında Downing Street’e yalan söyledi mi?
- Starmer: Mandelson’ın yalan söylediğini savunuyor.
- Mandelson: Böyle bir şey olmadığını söylüyor.
Ancak yayımlanan belgeler bu iddialardan hiçbirini doğrulamıyor.
Bunun nedeni, bazı belgelerin hâlâ Metropolitan Police tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yayımlanmaması. Bu belgelerin, Mandelson’ın gerçekten yanlış bilgi verip vermediğini ortaya koyabilecek yazışmaları içerdiği belirtiliyor.
Belgelerde dikkat çeken ayrıntılar
Belgelerde bazı ilginç ayrıntılar da yer aldı. Mandelson, görevden alındıktan sonra bir yetkiliye gönderdiği e-postada ABD’den dönüşünün köpeği “Jock” için gerekli veteriner sertifikası nedeniyle geciktiğini belirtti.
Aynı mesajda, ABD’den ayrılışının “en yüksek saygınlık ve en az medya ilgisiyle” gerçekleşmesi için yardım istediğini yazdı.
Bir başka belgede ise yetkililerin Mandelson’ın durumunu yakından izlediği ve bir süre boyunca her gün “refah kontrolü” yapılmasının planlandığı ifade edildi.
Tartışma devam edecek
Chris Mason’a göre bu belgeler siyasi tartışmanın ilk raundu niteliğinde. Hükümetin ikinci ve son belge paketini önümüzdeki haftalarda yayımlaması bekleniyor.
Polis soruşturmasının sonuçlanmasının ardından şu anda yayımlanmayan bazı yazışmaların da kamuoyuna açıklanabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle Mandelson krizi, Mason’a göre hükümet için şimdilik hem dikkat dağıtan hem de siyasi açıdan rahatsız edici bir gündem olmaya devam edecek.
















Comments