Dünya ekonomisinde ABD ile Çin arasında tırmanan soğuk savaş, ülkeleri bir taraf seçmeye zorlarken, Birleşik Krallık bu süreçte stratejik bir denge politikası izlemeye çalışıyor. Bloomberg Businessweek Türkiye’den Ceren Dilekçi Köseoğlu’nun haberine göre, Londra yönetimi, iki dev ekonomi arasında bir köprü görevi üstlenerek her iki tarafla da ticaret yapma umudunu korumaya çalışıyor.
Çin’in FTSE 100’de Artan Etkisi
Son yıllarda Çin devletine ait fonlar, Birleşik Krallık’ın FTSE 100 endeksinde 90 milyar sterline yaklaşan yatırımlara imza attı. Argus Vickers tarafından yapılan analizler, Çin Merkez Bankası ve Çin Yatırım Şirketi (CIC) gibi kurumların AstraZeneca, Barclays, Severn Trent, EasyJet ve BAE Systems gibi stratejik şirketlerde önemli paylara sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Bu yatırımların, Aralık 2022’de 64 milyar sterlin olan seviyeden 88 milyar sterline çıkarak yaklaşık yüzde 40 oranında artış gösterdiği kaydediliyor. Çin’in, FTSE 100’deki toplam piyasa değerinin yaklaşık yüzde 5’ine sahip olması, Londra Borsası’nın Çinli şirketler için bir cazibe merkezi haline geldiğini gösteriyor.
Altyapıdan Enerjiye Çin Sermayesi
Çin’in Birleşik Krallık’taki yatırımları sadece borsayla sınırlı kalmıyor. Londra Heathrow Havalimanı’nın yüzde 10’u China Investment Corporation’a, ülkenin büyük elektrik dağıtım ağı UK Power Networks ise Hong Kong merkezli Li Ka-shing’in grubuna ait. Ayrıca, Hinkley Point C nükleer santrali ve planlanan Bradwell B projesinde Çinli şirketlerin önemli payları bulunuyor.
Çin sermayesinin altyapıdan su hizmetlerine, yeşil enerjiden futbola kadar pek çok sektöre yayıldığı görülüyor. Wolverhampton Wanderers Futbol Kulübü’nün Şanghay merkezli Fosun Group’a ait olması ve Londra’daki Leadenhall Binası’nın Çinli bir yatırımcı tarafından satın alınması, bu genişlemenin dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor.
Stratejik Endişeler Artıyor
Çin’in altyapı yatırımlarının ulusal güvenlik açısından risk oluşturup oluşturmadığı tartışılmaya devam ediyor. İngiltere Hükümeti’nin, British Steel şirketinin kontrolünü Çinli yatırımcılardan devralması ve Huawei’nin 5G altyapısından çıkarılması gibi gelişmeler, Çin’in artan ekonomik etkisinin stratejik bağımlılıklara yol açabileceği yönündeki kaygıları artırıyor.
Özellikle savunma ve enerji gibi kritik sektörlerde Çin’in varlığının, Birleşik Krallık’ın ulusal güvenliğini tehdit edebileceği yönünde endişeler dile getiriliyor. Ekonomik kazanç ile stratejik bağımsızlık arasındaki denge, Londra’nın önümüzdeki dönemde en önemli sınavlarından biri olacak.
















Comments