İngiltere’de devlet tehditlerine yönelik mevzuatın ilk incelemesi, Ulusal Güvenlik Yasası kapsamındaki casusluk suçlarının çok geniş tanımlandığını ortaya koydu. Bağımsız denetçiler, bu durumun insanların haksız yere soruşturulmasına ve “gerçek zararlara” yol açabileceği konusunda uyardı.
The Guardian’ın haberine göre, İçişleri Bakanlığı tarafından atanan Bağımsız İncelemeci Jonathan Hall KC, 2023 tarihli yasanın siyaset, gazetecilik, protesto ve günlük faaliyetlere uzanabileceği gerekçesiyle “kötüye kullanım ve aşırı yetki” riskine karşı izlenmesi gerektiğini belirtti.
Polis yetkilerinin genişlemesi risk yaratıyor
Hall, parlamentoya sunduğu raporda, ulusal güvenlik mevzuatının insan faaliyetlerinin geniş bir alanında polis müdahalesine kapı araladığını vurguladı. Raporda, müfettişlerin hatalar yapması ve yasal faaliyetler üzerinde haksız şüphe oluşması riskinin kaçınılmaz olduğu ifade edildi.
Jonathan Hall, istisnai bir şekilde iyi uygulanmadığı takdirde, İngiltere’nin yeni ve geniş kapsamlı yetkilerinin, iyi niyetli olsalar bile bireylerin haksız yere tutuklandığı veya soruşturulduğu vakalara neden olabileceğini kaydetti.
Gazetecilik ve dış politika çalışmaları etkilenebilir
Yasa, İngiltere’nin 1911 yılına dayanan eski resmi sırlar yasalarını reforme etmek amacıyla çıkarılmıştı. Ancak Hall, yasadaki değişikliğin diğer yöne çok fazla kayma potansiyeli taşıdığı uyarısında bulundu ve meşru faaliyetlerin yeni yasa kapsamında casusluk olarak sınıflandırılabileceği bir dizi örnek sıraladı.
Özellikle “yabancı müdahale” suçunun potansiyel etkilerinin, düşünce kuruluşları ve gazetecilerin dış politika çalışmalarını etkileyebileceğine dikkat çekildi. Yasa kapsamında lobicilik, seçim kampanyaları, gazetecilik ve insani yardım gibi faaliyetlerin, bir “yabancı güce yarar sağlama niyetiyle” yapılması durumunda suç kapsamına girebileceği belirtiliyor.
Protesto haklarına yönelik endişeler
Hall, savcıların sınırda kalan davaları mahkemeye taşımayacağı konusunda “makul ölçüde emin” olsa da, gazete editörleri ve düşünce kuruluşu yöneticilerinin ulusal güvenlik suçu işleme korkusuyla hareketlerini kısıtlayabileceği riskinin sürdüğünü vurguladı.
Ayrıca protestocuların da, askeri üsler ve istihbarat tesisleri gibi “yasaklı bölgelere” bitişik alanlardan uzaklaştırılmasını gerektiren yeni polis yetkilerinden orantısız şekilde etkilenebileceği ifade edildi. Raporda, mevzuatta kamu protestolarına haksız müdahaleleri önleyecek yetersiz güvenceler olduğu belirtilerek, polis için ek bir uygulama kuralları oluşturulması tavsiye edildi.
















Comments