İngiltere İçişleri Bakanı Yvette Cooper, çarşamba günü yayımlanan yeni polis yönergelerini memnuniyetle karşıladığını açıkladı. Ulusal Polis Şefleri Konseyi (NPCC) tarafından hazırlanan bu yönergeler, yüksek profilli davalarda şüphelilerin etnik kökeni ve uyruk bilgilerinin kamuoyuyla paylaşılmasını teşvik ediyor.
Yetkililere göre, bu adımın amacı, özellikle geçen yaz Southport’ta üç okul kızının öldürülmesi sonrası sosyal medyada yayılan dezenformasyonun önüne geçmek. O olayda, saldırganın dini inancı, uyruk bilgisi ve iltica durumu hakkında yayılan yanlış bilgiler ülkede ciddi toplumsal gerilime neden olmuştu.
“Toplumları ayrıştırır”
Ancak bazı insan hakları savunucuları ve hukukçular, bu uygulamanın ırk temelli önyargıları artırabileceği uyarısında bulunuyor.
Göçmen Refahı Ortak Konseyi’nden hukuk direktörü Enny Choudhury, The Guardian’a yaptığı açıklamada, “Şüphelilerin etnik kimliklerini açıklamak, toplumsal güvensizliği körükler ve insanları hedef haline getirir,” dedi. Choudhury ayrıca, ciddi suçların çoğunlukla beyaz erkekler tarafından işlendiğine dikkat çekerek, tekil olaylar üzerinden genelleme yapılmasının tehlikeli olduğunu vurguladı.
Polis gücüne güvensizlik
Black Lawyers Derneği’nden Peter Herbert ise, etnik kimlik açıklamalarının polisin kurumsal ırkçılık iddialarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde daha fazla kutuplaşmaya yol açabileceğini belirtti. Herbert, “Hiç kimse etnik kimliği nedeniyle suç işlemez.” dedi.
2005 yılında Londra’da polis tarafından yanlışlıkla öldürülen Jean Charles de Menezes olayını hatırlatan Herbert, polisin zaman zaman kamuoyunu yanlış bilgilendirdiğine de dikkat çekti.
Karar yetkisi yerel poliste
NPCC tarafından hazırlanan ve yürürlüğe giren yönergeler, sosyal medya çağında doğru bilgilendirme ihtiyacına yanıt olarak geliştirildi. Karar verme yetkisi ise hâlâ yerel polis birimlerinde kalacak. Göçmenlik durumu gibi bilgiler ise İçişleri Bakanlığı tarafından doğrulanacak.
Polislik Bakanı Diana Johnson, BBC’ye yaptığı açıklamada, hükümetin çoğu olayda bu bilgilerin açıklanmasını desteklediğini söyledi. Johnson, dezenformasyonun toplumsal bir tehdit haline geldiğini ve sosyal medya platformlarıyla iş birliği içinde çalıştıklarını belirtti.
Uygulama çifte standart yaratabilir
Eski Metropolitan Polisi başkomiseri Dal Babu ise, bu yönergelerin her olayda beklenti yaratabileceğini ve bilgilerin açıklanmadığı durumlarda daha fazla spekülasyona yol açabileceğini söyledi.
Bazı davalarda etnik kimlik bilgileri kamuoyuyla paylaşılmazken, örneğin Merseyside’da kalabalığın üzerine araç süren şüphelinin İngiliz ve beyaz olduğu polis tarafından özellikle belirtilmişti.
Ancak geçen yıl Walsall’da bıçaklanarak öldürülen Rhiannon Whyte adlı genç kızın davasında, zanlının etnik kimliği açıklanmadı. 19 yaşındaki Güney Sudanlı sığınmacı Deng Chol Majek, cinayet suçlamasını reddetmişti.
Yetkililer, her talepte ilgili kurumlarla istişare edileceğini, etik ve hukuki sorumlulukların göz önünde bulundurulacağını belirtti.
















Comments