Birleşik Krallık ekonomisi, Orta Doğu’da tırmanan çatışmaların ve küresel enerji ticaretinin şahdamarı olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı’nda yaşanan ticari kısıtlamaların negatif etkisini derinde hissediyor. İsrail ile İran arasındaki gerilimin sıcak çatışma riskini barındırması ve ticari gemilerin güvenliğinin tehlikeye girmesi, küresel piyasalarda tam bir deprem etkisi yarattı. Londra merkezli küresel enerji piyasalarında Brent petrolün varil fiyatı kısa bir süre içinde 100 dolar sınırını aşarken, bu durum İngiltere’deki tüketicilere anında zam olarak yansıdı. Hükümet ve İngiltere Merkez Bankası (BoE) yetkilileri, uzun süredir kontrol altına alınmaya çalışılan enflasyonun enerji fiyatlarındaki bu dizginlenemez artış nedeniyle yeniden uyanmasından büyük endişe duyuyor. Uzmanlar, ekonomik toparlanma umutlarının Orta Doğu sularına gömülebileceği konusunda karamsar tablolar çiziyor.
Akaryakıt Pompalarında Rekor: Aile Bütçeleri Çöküyor
Krizin İngiliz halkı üzerindeki en hızlı ve en acımasız etkisi doğrudan akaryakıt istasyonlarında hissedildi. Sürücü haklarını savunan kurumlar olan RAC ve AA tarafından paylaşılan son verilere göre, ülke genelinde kurşunsuz benzinin litre fiyatı ortalama 165p seviyelerine tırmanırken, dizel fiyatları 175p sınırını zorlamaya başladı. RAC sözcüsü Simon Williams, yaptığı açıklamada, “Toptan yakıt maliyetlerindeki bu sıçrama, sürücüler için kelimenin tam anlamıyla bir kabus. 55 litrelik standart bir aile aracının deposunu doldurmak sadece birkaç hafta içinde 5 sterlin daha pahalı hale geldi” ifadelerini kullandı. Özellikle kırsal kesimlerde yaşayan ve işe gitmek için toplu taşıma alternatifi bulunmayan yüz binlerce vatandaş, artan yol masrafları nedeniyle temel ihtiyaçlarından kısmak zorunda kalıyor. Lojistik ve taşımacılık sektörü de artan mazot maliyetlerini doğrudan taşıdıkları ürünlerin fiyatlarına yansıtmaya hazırlanıyor.
İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) Faiz İndirimi Hayalleri Suya Düştü
Akaryakıt fiyatlarındaki bu ani şok, İngiltere Merkez Bankası (Bank of England) Başkanı Andrew Bailey ve Para Politikası Kurulu üyeleri için de işleri içinden çıkılmaz bir hale getirdi. Aylardır uygulanan sıkı para politikaları ve yüksek faiz oranları sayesinde yüzde 2’lik hedefe doğru gerilemeye başlayan enflasyonun, bu dış şokla birlikte yeniden yüzde 4 seviyelerine sıçrama ihtimali doğdu. Ekonomi çevreleri, yaz aylarında yapılması beklenen ve ipotek (mortgage) ödeyen milyonlarca ev sahibine rahat nefes aldıracak olan faiz indirimlerinin artık rafa kalktığını belirtiyor. Financial Times’ın aktardığı analizlere göre, piyasalar Merkez Bankası’nın faiz oranlarını uzun bir süre daha %5.25 seviyesinde tutacağını, hatta krizin derinleşmesi halinde sürpriz bir faiz artırımının bile masaya gelebileceğini fiyatlamaya başladı.
Market Raflarında İkinci Zam Dalgası Kapıda
Orta Doğu’daki güvenlik zafiyeti sadece petrolü değil, küresel tedarik zincirini de vurmuş durumda. Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı rotasını kullanmaktan çekinen dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketleri, gemilerini Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’ndan dolaştırmak zorunda kalıyor. Bu zorunlu rota değişikliği, Asya’dan İngiltere limanlarına gelen kargoların yolculuk süresini en az 14 ile 21 gün arasında uzatırken, nakliye maliyetlerini de (navlun fiyatları) üçe katladı. İngiltere’nin dev süpermarket zincirleri Tesco, Sainsbury’s ve Asda, artan lojistik masraflarının kaçınılmaz olarak raflardaki ürünlere yansıyacağını duyurdu. Özellikle ithal taze meyve, sebze, elektronik eşya ve tekstil ürünlerinde önümüzdeki haftalarda ciddi fiyat artışları ve yer yer tedarik sıkıntıları yaşanması bekleniyor. Tüketici güven endeksi şimdiden son altı ayın en düşük seviyesine gerilemiş durumda.
Maliye Bakanı Rachel Reeves Üzerindeki Baskı Büyüyor
Ekonomik verilerin hızla kötüleşmesi, gözleri doğrudan Downing Street’e ve Maliye Bakanlığı’na (Treasury) çevirdi. Maliye Bakanı Rachel Reeves, muhalefetin ve sivil toplum kuruluşlarının “vatandaşı koruyacak acil eylem planı” açıklaması yönündeki yoğun baskısı altında. Muhafazakar Parti (Conservative Party) yetkilileri, hükümetin akaryakıt vergisinde (fuel duty) derhal geçici bir indirime gitmesi gerektiğini savunuyor. Ancak kamu borçlanmasının rekor seviyelerde olduğu bir dönemde, Bakan Reeves’in milyarlarca sterline mal olacak böylesi bir vergi indirimine bütçe ayırması oldukça zor görünüyor. Hükümet kaynakları, Keir Starmer kabinesinin bu krizi yönetmek için sınırlı araçlara sahip olduğunu ve ağırlıklı olarak diplomatik yollarla krizin küresel çapta dindirilmesini umut ettiklerini belirtiyor.
Havacılık Sektöründe Kriz: Yaz Tatilleri Tehlikede
Enerji şokunun vurduğu bir diğer kritik alan ise havacılık sektörü oldu. Jet yakıtı maliyetlerindeki muazzam artış, İngiliz havayolu şirketlerini zorlu kararlar almaya itti. British Airways ve easyJet gibi dev firmalar, artan operasyonel maliyetleri dengelemek amacıyla önümüzdeki dönem bilet fiyatlarına “yakıt ek ücreti” yansıtmayı planlıyor. Ayrıca, Orta Doğu hava sahasının kapanması nedeniyle Uzak Doğu ve Asya’ya yapılan uçuş rotalarının uzaması, iptalleri ve gecikmeleri beraberinde getiriyor. Turizm acenteleri, bu yaz Akdeniz havzasına, özellikle İspanya, Yunanistan ve Türkiye’ye seyahat etmeyi planlayan İngiliz turistlerin, uçak bileti maliyetlerindeki fahiş artışlar nedeniyle tatil planlarını iptal etmeye başladıklarını raporluyor. Kısacası, Orta Doğu’daki savaş tamtamları, İngiltere’de hem sanayicinin çarklarını yavaşlatıyor hem de sokaktaki vatandaşın cebini doğrudan cebini etkiliyor.
















Comments