Birleşik KrallıkİngiltereTürkiye-İngiltere

Dijital yayın platformlarında dengeler değişiyor; kullanıcılar daha fazla değer arıyor

    0
    1fb62e73 4849 4a6b aa6a 753608d3a079

    Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY’ın küresel çapta 20.500 dijital platform kullanıcısıyla gerçekleştirdiği Dijital Ev (Decoding Digital Home) Araştırması; dünya genelinde hızla büyüyen dijital yayın platformlarını ve aboneliklerde değişen tüketici davranışlarını ve tutumlarını mercek altına alıyor. Araştırmaya göre; hanelerin yarısından fazlası (%59), dijital yayın platformlarının yıllık fiyat artışlarından endişe duyuyor ve çoğunluk (%58) bunu “makul olmayan” ödeme artışları olarak değerlendiriyor. Araştırmada, hizmet sağlayıcıların fiyatlandırma gücünü garanti olarak görmemesi gerektiği vurgulanıyor.

    Dijital yayın platformlarında daha etkili stratejiler geliştirilmesi gerekiyor

    EY araştırmasına göre; aylık ücretli aboneliklerde büyüme hızının yavaşlamasına rağmen aboneliklerin dünya çapında 2029’da 2 milyar seviyesini aşması öngörülüyor. Aynı zamanda rekabetin yoğunlaştığı bu ortamda haneler birden fazla platforma abone olmayı sürdürürken; diğer yandan katılımcıların %37’si ödeme yaptıkları platform sayısını azaltmak istiyor. Bu yıl, yayın hizmeti kullanan hanelerin %38’i bir platformu iptal etmiş durumda veya etmeyi planlıyor. Geçen yıl bu oran %35 idi. Tasarruf motivasyonu hâlâ iptallerin başlıca nedeni olsa da içerik kaybı (%12) ve diğer platformlara yönelme (%12) gibi faktörler de giderek daha fazla öne çıkıyor.

    Kullanıcılar artık daha seçici: Dijital yayında içerik ve değer öne çıkıyor

    Yeni bir abonelik değerlendirilirken, uygun fiyat en belirleyici faktör olmaya devam ediyor. Ancak, maliyet dışındaki kriterlerin de hızla önem kazanması araştırmada en dikkat çekici noktalardan biri olarak görülüyor. Buna göre, kullanıcılar artık belirli içeriklere erişimi (%37), geniş bir içerik kütüphanesini (%33) ve orijinal ya da özel içerikleri (%28) abonelik kararlarında daha çok dikkate alıyor.

    Araştırma aynı zamanda abonelik–iptal döngüsünün giderek daha bilinçli bir tüketim modeline dönüştüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların %38’i daha önce iptal ettiği bir yayın platformuna yeniden abone olduğunu belirtirken, %42’si abone olduktan sonra iptali nadiren düşündüğünü ifade ediyor. %19’luk bir kesim ise telekom bağlantı paketleri üzerinden abone olduğu için platform bazlı karar vermiyor. Buna karşılık geriye kalan %39’luk bir kesim, “abone ol–izle–iptal et–yeniden abone ol” döngüsünü bilinçli bir tüketim stratejisi olarak benimsiyor. Araştırmanın bir diğer önemli bir çıktısı olarak, tüketicilerin %56’sı abonelik ve iptal gibi süreçler olmadan içerik tüketmenin daha zahmetsiz hâle getirilmesi gerektiğini düşünüyor.

    Yapay zekâ içeriklerinde şeffaflık daha çok önem kazanıyor

    Yapay zekâ, görsel efektlerden optimizasyona kadar içerik deneyimlerinde çok yönlü bir rol oynuyor. Araştırmaya göre yapay zekâ destekli içerik deneyimlerine yönelik ilgi artarken, kullanıcılar aynı zamanda daha fazla şeffaflık talep ediyor. Ankete katılanların %39’u yapay zekâ destekli içerik yönetiminin faydalı olacağını düşünürken, katılımcıların %71’i yapay zekâ ile üretilen içeriklerin açıkça etiketlenmesi gerektiğini ifade ediyor. Dijital yayın platformlarının bu beklentilere yanıt verebilmesi için hem içerik stratejilerini hem de müşteri etkileşim modellerini yeniden kurgulaması kritik önem taşıyor. Ayrıca spor yayınları ve yapay zekâ destekli içerik yönetimi gibi alanlar, doğru yatırımlarla önemli fırsatlar sunuyor.

    EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı ve Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Sektör Lideri Emre Beşli araştırma ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Müşteri beklentilerinin ve teknolojinin hızla geliştiği bir ortamda, dijital yayın platformu ekosistemi günden güne büyüyor ve rekabet artmaya devam ediyor. Araştırma sonuçları, kullanıcıların artık yalnızca uygun fiyat değil, aynı zamanda kaliteli, erişilebilir ve kişiselleştirilmiş içerik deneyimi beklediğini gösteriyor. Yayın platformlarının bu beklentilere yanıt verebilmesi için hem içerik stratejilerini hem de müşteri etkileşim modellerini yeniden kurgulaması kritik önem taşıyor. Tüketicinin güvenini kazanmak ve müşteri sadakatini artırmak için şeffaflık, esneklik ve değer odaklı yaklaşımlar her zamankinden daha belirleyici oluyor. Örneğin tüketicilerin çoğunluğu yapay zekâ ile üretilen içeriklerin açıkça etiketlenmesini istiyor. Yayın platformlarının, paket çözümlerle daha fazla değer sunmaya, içerik kütüphanelerini düzenli olarak güncellemeye ve hizmeti bırakma sinyalleri veren kullanıcıları erken aşamada tespit ederek müşteri deneyimini iyileştirmeye odaklanması önem taşıyor.”

    Araştırma ile ilgili detaylı bilgiye EY internet sitesi üzerinden ulaşılabilir.

    EY Hakkında

    Dünya çapında 150’den fazla ülkede danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji ve vergi alanlarında çözümler sunan EY (Ernst & Young), sunduğu hizmet kalitesiyle finansal piyasalarda ve dünya genelinde faaliyet gösterdiği tüm ekonomilerde güven oluşturulmasına katkı sağlıyor. Profesyonel ekipleri, uzun yıllara dayanan deneyimi, sahip olduğu teknoloji, veri ve altyapı sayesinde şirketlerin gelişmesine ve dönüşmesine destek oluyor.

    Şirketler, çalışanlar ve toplum için uzun vadeli değer yaratmayı amaçlayan EY, aynı zamanda daha iyi bir çalışma dünyası oluşturmayı hedefliyor. Bağımsız denetim, güvence, danışmanlık, hukuk, kurumsal finansman, strateji, teknoloji ve vergi hizmetlerinin yanı sıra birçok sektörde iş dünyasının karşılaştığı finansal ve operasyonel verimsizliklere karşı yeni çözümler ve dönüşüm yolları bulmak adına en doğru soruları sorarak en doğru cevapları arıyor.

    EY adı küresel bir organizasyonu temsil eder ve Ernst&Young Global Limited’in, her biri ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olan bir veya daha fazla üye firmasını temsil edebilir. Sınırlı sorumlu bir Birleşik Krallık şirketi olan Ernst&Young Global Limited müşteri hizmeti sunmamaktadır.

    Daha fazla bilgi için: ey.com

    İngiltere’de özel diş hekimine yönelim arttı

    Previous article

    Renata Salecl’den çarpıcı bir çağ analizi: Yerinde Saymak: Neoliberalizmin Rehin Öznesi

    Next article

    You may also like

    Comments

    Leave a reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *