Microsoft’un AI biriminin CEO’su Mustafa Suleyman, Financial Times röportajında, bilgisayar başında yapılan beyaz yaka işlerinin büyük kısmındaki görevlerin 12–18 ay içinde AI ile otomasyona çok açık olduğunu söyledi. Örnek olarak da avukat, muhasebeci, proje yöneticisi, pazarlamacı görevlerini saydı.
Örneklem olarak avukatlık mesleğini ele alarak araştırma yaptım.

*Ceren Işık | Kariyer Koçu | C-Grow HR Kurucusu
Araştırmaya istinaden:
- 2024’te ABD’de yaklaşık 39 bin hukuk mezunu verildi (ABA verisi).
- İngiltere’de her yıl yaklaşık 30 bine yakın hukuk mezunu veriliyor.
- Almanya’da hukuk eğitimi daha az mezun veriyor (yaklaşık 10–15 bin arası yıllık), ama iki aşamalı devlet sınavı ciddi eleme yapıyor.
- Hindistan’da her yıl 60 binin üzerinde hukuk mezunu verildiği tahmin ediliyor.
- Türkiye’de her yıl yaklaşık 17–20 bin arası hukuk mezunu veriliyor. Toplam aktif avukat sayısı 190 binin üzerinde.
Şimdi soru şu:
Bu kadar mezun verilirken, görev bazlı işler otomasyona devrediliyorsa ne olacak?
- ABD’de hukuk teknolojisi (legal tech) yatırımları hızla artıyor. Bu da klasik avukat rolünü değil, “AI destekli avukat” modelini büyütüyor.
- Büyük hukuk firmaları AI ile sözleşme inceleme ve doküman analiz süreçlerini hızla otomasyona taşıyor.
- Kurumsal hukuk ve regülasyon tarafında AI destekli analiz sistemleri yaygınlaşıyor. Outsourcing ve legal process outsourcing (LPO) alanında AI kullanımı hızlanıyor.
Yani meslek ortadan kalkmıyor. Ama mesleğe giriş şekli değişiyor.
Junior avukat, araştırma yapar, emsal tarar, taslak yazar, sözleşme okur vs… Şimdi bu görevlerin önemli bir kısmı otomasyona devredilebilir hale geliyor. Bu sadece hukuk için değil; giriş seviyesindeki birçok beyaz yaka rolü için geçerli.
Gençlerimiz (z kuşağı) ve büyüyüp hayata atılacak çocuklarımız (alfa kuşağı) için üç gerçeği kabul etmemiz gerekiyor:
İşlerin içeriği değişiyor: Araştırma, doküman tarama, ilk taslaklar, sözleşme karşılaştırma gibi işlerde çalışacak arkadaşların yerini kesinlikle AI üstlenecek.
Piyasaya girmek ve iş bulmak zorlaşıyor: Çünkü junior işlerin bir kısmı otomasyona gitti ve gidiyor. Avukat + AI yüksek lisansı gibi hibrit kombinasyonlar öne çıkıyor.
İstihdam şekli parçalanıyor: Hollywood modeli dediğimiz kavrama en yakın ‘danışmanlık’ modelleri uzmanlık için ideal hale geliyor.
Peki sonuç Z kuşağını işe almamak mı?
Tam tersine.
Çünkü Microsoft – Work Trend Index (2023) raporuna göre 18–24 yaş grubunun %70+’i üretken yapay zekâ araçlarını aktif deniyor ve entegrasyon konusunda çok istekli. Karşımızda yapay zekayı günlük hayatına rahatlıkla entegre etmiş, dolayısıyla yüksek potansiyel taşıyan bir kuşak var.

Ancak değişim şart, HR ve Yönetimler için reçete kısa ama zor:
Yeni yetkinlik setlerine ‘Yapay Zeka Üretimi’ koymamız gerekiyor. Sadece yapay zekayı kullanan yetenekler yerine, süreci tasarlayabilen, çıktıyı optimize edebilen ve yapay zekayı iş akışına entegre edebilen profiller yeni dünyada değer üretebilecek.
Sorulabilen / yapılabilen ayrımına odaklanmamız gerekiyor. Teknik bilgi sorulabilir, doküman yazdırılabilir, rapor üretilebilir ve bu işler yapay zekaya devredilebilir. Ama ikna, hikâyeleştirme, kriz yönetimi, müzakere, etik karar alma gibi beceriler devredilemez. Dolayısıyla davranışsal beceriler daha fazla anlam kazanıyor.
Alan + teknoloji hibriti kısmı en kritik kısım. Tek işlilikten çok şirketlerin meslek edinimi noktalarında insan sermayesini yapay zeka gelişmelerine göre düzenlemesi gerekiyor. Şirket üniversiteleri, yeniden beceri kazandırma programları ve iç dönüşüm projeleri artık stratejik zorunluluk.
Benim iç görüm:
“Yapay zeka, gençleri işsiz bırakmaya gelmiyor. Ama “ortalama” süreçleri ortadan kaldırıyor. Aslında bu z kuşağı için iyi haber. Çünkü yıllardır eleştirdiğimiz “kırtasiye işleriyle yıllarca bekleme” dönemi hızlanabilir. Ancak bu değişimle birlikte artık unvan almak için değer üretme esas olacak.
Bir diğer iyi haber de rekabetin sınırları netleşiyor. Sadece diploma ile yapılan değerlendirme ortadan kalkarken yetkinlik değer üretebilen, portföy sahibi olan ve yapay zekayı iyi kullanabilen yeteneklerin kazanacağı bir yere doğru everiliyor.”
Ama asıl sormamız gereken soru şu:
Biz Z ve Alfa kuşağını eski dünyanın giriş rollerine mi hazırlıyoruz? Yoksa yeni dünyanın hibrit uzmanlıklarına mı?
Cevabı bir sonraki yazımda vereceğim ve asıl cevap HR’ın da geleceğini belirleyecek.
*Bu makale C-Grow HR kurucusu ve kariyer koçu Ceren Işık tarafından yazılmıştır.
















Comments