Birleşik Krallık, 7 Mayıs 2026 Perşembe günü kapsamlı bir seçim maratonuna hazırlanıyor. İngiltere’de yerel yönetim seçimleri, İskoçya’da parlamento seçimi ve Galler’de Senedd (Galler Parlamentosu) seçimi aynı gün yapılacak. BBC’nin haberine göre yaklaşık 42 milyon İngiliz vatandaşı oy kullanmaya hak kazanırken, seçim günü ülke genelinde 5.000’den fazla meclis üyeliği koltuğu için yarış yaşanacak. Bu seçimler, hem İşçi Partisi hükûmetinin halk nezdindeki konumunu ölçecek hem de Reform UK ve Yeşiller Partisi gibi yükselen güçlerin yerel yönetimlerde ne kadar etkin olabileceğini ortaya koyacak.

Tam Olarak Ne Seçiliyor?
Bu seçimler tek tip bir oylama değil; Birleşik Krallık bünyesindeki üç farklı ülkede üç ayrı düzeyde seçim aynı anda gerçekleşiyor. Türkiye’deki mahallî idare seçimlerine benzer şekilde İngiltere’de yerel meclis üyeleri ve bazı bölgelerde doğrudan belediye başkanları seçilecek. Ancak İskoçya ve Galler’de durum farklı: buralarda bölgesel parlamentolara milletvekili seçimi yapılıyor.
İngiltere: Yerel Meclisler ve Belediye Başkanları
İngiltere’de 136 yerel yönetim biriminde 5.014’ten fazla meclis üyeliği koltuğu için seçim yapılacak. Bu birimler arasında Londra’nın 32 ilçe belediye meclisi (borough council), 32 ilçede büyükşehir meclisi (metropolitan borough), 18 tekli yönetim birimi (unitary authority), 6 il meclisi (county council) ve 48 ilçe meclisi (district council) yer alıyor.

@bytvcouk
Türkiye’deki belediye meclis üyesi seçimine benzer şekilde, seçmenler kendi bölgelerindeki adaylar arasından meclis üyesi (councillor) seçiyor. Bu meclis üyeleri ulaşım, sosyal hizmetler, konut, çevre temizliği, parklar ve kütüphaneler gibi günlük yaşamı doğrudan etkileyen hizmetlerden sorumlu. Institute for Government’ın (IfG) raporuna göre il meclisleri (county council) ulaşım, sosyal bakım ve kütüphane gibi geniş çaplı hizmetleri yürütürken, ilçe meclisleri (district council) daha yerel ölçekli konularla ilgileniyor.
Bazı bölgelerde seçim sistemi farklılık gösteriyor. Büyükşehir ilçelerinin bir kısmında dört yılda bir tüm koltuklar aynı anda oylanırken (Türkiye’deki gibi), diğerlerinde her yıl koltukların üçte biri yenileniyor. 2026’da 13 büyükşehir ilçesinde sınır değişiklikleri nedeniyle tüm koltuklar aynı anda oylanacak; bu durum büyük siyasi değişimlere zemin hazırlayabilir.
Londra’da 1.800 meclis üyeliği koltuğu için seçim yapılacak. Beş Londra ilçesinde (Croydon, Hackney, Lewisham, Newham ve Tower Hamlets) ve Watford‘da ise seçmenler doğrudan belediye başkanı (directly elected mayor) seçecek. Bu belediye başkanlığı modeli, Türkiye’deki belediye başkanlığı seçimine benzer: seçmenler doğrudan aday ismi işaretleyerek oy veriyor. Ancak bu “yerel yönetim belediye başkanları” (local authority mayor), daha geniş yetkilere sahip bölgesel başkanlardan (metro mayor) farklı; yalnızca kendi belediye sınırları içinde yetkili.
Ayrıca altı il meclisi seçimi özellikle dikkat çekiyor: East Sussex, Essex, Hampshire, Norfolk, Suffolk ve West Sussex. Hükûmet, yerel yönetim yeniden yapılanması (reorganisation) kapsamında bu seçimlerin bir kısmını ertelemeyi planlamış, ancak Reform UK’nin açtığı dava ve kamuoyu baskısı sonucunda 16 Şubat 2026’da erteleme kararından vazgeçmek zorunda kalmıştı. Hükûmet, etkilenen belediyelere seçim organizasyonunu desteklemek için 63 milyon sterlin ek kaynak ayırdığını açıkladı.
İskoçya: Holyrood Parlamentosu Seçimi
İskoçya’da 129 sandalyeli İskoç Parlamentosu (Holyrood) için genel seçim yapılacak. Bu, Türkiye’deki milletvekilliği genel seçimine benzer nitelikte; İskoçya’nın kendi iç işlerinde (sağlık, eğitim, adalet gibi) yasama yetkisine sahip parlamentosunun tamamı yenileniyor.

İskoçya Parlamento Binası
Fotoğraf: Ergin Balabeyoğlu
İskoç seçim sistemi karma bir model kullanıyor. 73 seçim bölgesinde tek turlu çoğunluk sistemiyle (Türkiye’deki dar bölge seçimine benzer) birer milletvekili seçilirken, kalan 56 sandalye sekiz bölgesel listeden orantılı temsil yöntemiyle dağıtılıyor. Böylece seçmenler iki ayrı oy kullanıyor: biri kendi bölge adayı, diğeri parti listesi için. Bu sistem, tek başına çoğunluk hükûmeti kurulmasını zorlaştırmak üzere tasarlanmış olmasına rağmen, İskoç Ulusal Partisi (SNP) 2011’de tek başına çoğunluk elde etmeyi başarmıştı.
Anketlere göre John Swinney liderliğindeki SNP, seçim bölgesi oylarında yüzde 33-34 ile açık ara önde görünüyor. Bazı projeksiyonlar SNP’nin 62 sandalye kazanarak yeniden tek başına çoğunluğa ulaşabileceğini öngörüyor. Bu senaryo, İskoçya bağımsızlık tartışmasını yeniden alevlendirecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor; zira SNP’nin 2011’deki çoğunluğu, 2014 bağımsızlık referandumunun önünü açmıştı.
Reform UK, İskoçya’da da yükselişte ve anketlerde İskoç İşçi Partisi’yle ikinci sıra için yarışıyor. Muhafazakâr Parti ise dördüncü sıraya düşme tehlikesiyle karşı karşıya. Projeksiyonlara göre parlamentoda 76 bağımsızlık yanlısı üye (SNP + Yeşiller) yer alabilir; bu, İskoç siyasi tarihinin en büyük bağımsızlık yanlısı çoğunluğu anlamına gelecek.
Galler: Senedd’de Tarihi Dönüşüm
Galler’de yapılacak seçim, 1999’daki yetki devri sürecinden bu yana en köklü reform olarak nitelendiriliyor. Senedd Cymru (Üyeler ve Seçimler) Yasası 2024 ile parlamentonun üye sayısı 60’tan 96’ya çıkarıldı. Seçim bölgeleri 40’tan 16’ya düşürüldü ve her bölgeden altı üye seçilecek. Seçim sistemi de tamamen değişti: daha önce iki oy kullanan seçmenler artık tek bir oyla parti tercihini belirtecek. Partiler, adaylarını sıralı liste hâlinde sunuyor ve sandalyeler D’Hondt formülüyle orantılı şekilde dağıtılıyor.

Galler @bytvcouk
Bu sistem değişikliği, Galler siyasetinde tarihî bir kırılmaya yol açabilir. Galler İşçi Partisi, 1999’dan beri kesintisiz iktidarda; hatta Galler’de 1931’den bu yana hiçbir seçim kaybetmemiş. Ancak YouGov’un Ocak 2026 anketine göre Plaid Cymru (Galler’in milliyetçi partisi) yüzde 37 ile açık farkla önde. Reform UK yüzde 23’le ikinci sırada yer alırken, Yeşiller yüzde 13’e yükseldi. İşçi Partisi ise yüzde 10’a gerileyerek Muhafazakârlarla aynı seviyeye düştü.
Plaid Cymru lideri Rhun ap Iorwerth, seçim kampanyasını ekonomik kalkınma ve Galler’in özerkliğini güçlendirme vaatleri üzerine kurmuş durumda. Galler Birinci Bakanı Eluned Morgan ise Reform UK ile koalisyonu kesinlikle reddettiğini, ancak gerekirse Plaid Cymru ile iş birliğine açık olduğunu açıkladı. Analistler, İşçi Partisi’nin Galler’de iktidarı kaybetmesini “yüz yılda bir görülen siyasi deprem” olarak nitelendiriyor.
Siyasi Dengeler: Kim Önde, Kim Geriliyor?
Reform UK, Birleşik Krallık genelinde en dikkat çekici yükselişi yaşayan parti konumunda. Nigel Farage liderliğindeki parti, ulusal anketlerde yüzde 27-31 bandıyla birinci sırada yer alıyor. 2025 yerel seçimlerinde 804 meclis üyeliği koltuğu kazanan ve 10 yerel yönetimin kontrolünü ele geçiren Reform UK, 2026’da çok daha büyük kazanımlar hedefliyor. Farage, seçim öncesi 5 milyon sterlinin üzerinde harcama yapılacağını ve doğrudan posta ile sosyal medya kampanyasına tüm kaynakların aktarılacağını duyurdu. İngiltere’nin kırsal kesimlerinde, özellikle Essex, Norfolk ve Suffolk gibi il meclislerinde Reform UK’nin kontrol ele geçirmesi bekleniyor.

Reform UK Lideri Nigel Farage
Yeşiller Partisi de sol kanatta benzer bir çıkış yaşıyor. Eylül 2025’te lider seçilen Zack Polanski döneminde parti üye sayısı 180.000’i aşarak önce Liberal Demokratları, ardından Muhafazakârları geride bıraktı. Ulusal anketlerde yüzde 12-16 bandında seyreden Yeşiller, özellikle genç seçmenler arasında yüzde 38 ile açık ara en popüler parti konumunda. Partinin Şubat 2026’daki Gorton ve Denton ara seçimini kazanması, İngiltere kuzeyindeki ilk parlamento zaferi olarak tarihe geçti.

Hannah Spencer
İşçi Partisi, Temmuz 2024’teki genel seçim zaferinin ardından hızla destek kaybetti. Ulusal anketlerde yüzde 18-20 bandına gerileyen parti, Başbakan Keir Starmer‘ın onay oranlarının son 50 yılın en düşük seviyesine inmesiyle karşı karşıya. Hayat pahalılığı, sağlık hizmetlerindeki sorunlar ve Peter Mandelson-Jeffrey Epstein skandalı gibi tartışmalar partinin seçmen tabanını hem sola (Yeşiller’e) hem de sağa (Reform UK’ye) kaptırmasına yol açtı. Londra’da beş ayrı cephede (Muhafazakârlar, Reform UK, Liberal Demokratlar, Yeşiller ve bağımsız adaylar) savaş vermek zorunda kalacak İşçi Partisi için seçim sonuçları, Starmer’ın liderliğinin geleceğini de belirleyebilir. Parti içi kurallara göre 80 milletvekilinin uzlaşması hâlinde liderlik değişikliği gündeme gelebilir.

https://www.flickr.com/photos/number10gov/Picture by Lauren Hurley / No 10 Downing Street
Öte yandan İşçi Partisi milletvekilleri, hükûmetin göç politikasına karşı parlamento içinde sembolik bir oylama dayatmayı planlıyor. Bloomberg’in ulaştığı özel bir mektupla 100’den fazla İşçi Partisi milletvekili, İçişleri Bakanı Shabana Mahmood‘un süresiz oturma izni (ILR) bekleme süresini beş yıldan on yıla çıkaran ve halihazırda ülkede yaşayan 2,2 milyon göçmeni geriye dönük olarak etkileyen reformlarını geri çekmesini talep etti. Eski Başbakan Yardımcısı Angela Rayner ise planları açıkça eleştirerek “İngiliz değerlerine aykırı” olarak nitelendirdi ve partinin “gerilemenin karşısında seyirci kalamayacağı” uyarısında bulundu. Starmer, iç isyanı kontrol altına almak için politikada yumuşama sinyalleri verse de bu hamle, Reform UK karşısında sert göç politikası vaat eden seçim taahhütlerinden geri adım atmak anlamına gelecek. Analistler, 7 Mayıs seçimlerinde ağır kayıplar yaşanması hâlinde parti içi muhalefetin liderlik değişikliği tartışmasını hızla başlatabileceğini ve Rayner’ın aday olarak öne çıkabileceğini değerlendiriyor.
Muhafazakâr Parti de tarihî bir krizle boğuşuyor. Ulusal anketlerde yüzde 18-21 bandıyla üçüncü ya da dördüncü sıraya düşen parti, Brexit yanlısı seçmen tabanını Reform UK’ye, güneydeki liberal seçmenini ise Liberal Demokratlara kaptırıyor. İngiltere’nin doğu ve güneydoğusunda on yıllardır elinde tuttuğu il meclislerini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Üç milletvekilinin Reform UK’ye geçmesi, partinin yaşadığı erozyonun boyutunu gözler önüne seriyor.
Liberal Demokratlar ise yüzde 12 civarındaki oy oranıyla nispeten istikrarlı bir seyir izliyor. 2025’te Cambridgeshire, Shropshire ve Oxfordshire’da kontrolü ele geçiren parti, İngiltere’nin güneyinde Muhafazakârların zayıflamasından yararlanmayı hedefliyor.
Bölgesel Siyasi Harita
Londra, İşçi Partisi’nin kalesi olarak bilinse de anketler ciddi bir sarsıntıya işaret ediyor. London School of Economics Profesörü Tony Travers, İşçi Partisi’nin Gorton ara seçimi yenilgisinden bile ağır bir “siyasi deprem” yaşayabileceğini öngördü. İç Londra’da Yeşiller, dış Londra’da ise Muhafazakârlar ve Reform UK İşçi Partisi’ni tehdit ediyor. Croydon, Enfield ve Barnet gibi dış Londra ilçelerinde İşçi Partisi’nin kontrolü kaybetmesi olası görünüyor.
Kuzey İngiltere’nin sanayi kentleri (metropolitan boroughs), İşçi Partisi için en kritik cepheyi oluşturuyor. Great Manchester bölgesindeki 10 belediyenin tamamında seçim yapılacak ve İşçi Partisi’nin şu anda kontrolünde olan Tameside, Stockport, Bolton ve Oldham gibi belediyelerde kayıplar bekleniyor. Barnsley, Wigan ve Sunderland gibi geleneksel İşçi Partisi kalelerinde Reform UK’nin kontrolü ele geçirmesi öngörülüyor.
Doğu ve güneydoğu İngiltere’deki kırsal bölgeler ise Muhafazakâr-Reform UK çekişmesinin odak noktası. Essex, Norfolk ve Suffolk il meclislerinin tamamında Reform UK’nin çoğunluğu ele geçirmesi, kırsal İngiltere’deki en büyük siyasi yeniden yapılanma olarak tarihe geçebilir.
Seçim Süreci Nasıl İşliyor?
Seçmen kaydı için son tarih 20 Nisan Pazartesi. Posta yoluyla oy başvurusu 21 Nisan, vekâleten oy başvurusu ise 28 Nisan tarihine kadar yapılabilir. İngiltere’de oy kullanmak için fotoğraflı kimlik göstermek zorunlu; ancak İskoçya ve Galler’deki parlamento seçimlerinde kimlik zorunluluğu bulunmuyor.
İngiltere’de oy kullanma hakkı 18 yaş ve üzeri İngiliz vatandaşlarına, ülkede yaşayan AB vatandaşlarına ve bazı İngiliz Milletler Topluluğu vatandaşlarına tanınıyor. Hükûmet, seçim katılımını artırmak amacıyla Cambridge, North Hertfordshire, Tunbridge Wells ve Milton Keynes‘te “esnek oy kullanma” pilot uygulamaları başlatıyor; bu kapsamda seçim gününden önceki hafta sonu da oy verilebilecek.
Seçimlerin Ulusal Siyasete Etkisi
Bu seçimler, Birleşik Krallık siyasetinde birkaç kritik soruya yanıt verecek. Birincisi, İşçi Partisi’nin kayıplarının boyutu Keir Starmer‘ın liderliğini doğrudan tehdit edebilir. İkincisi, Reform UK’nin anketlerdeki desteğini yerel yönetimlerde fiilî iktidara dönüştürüp dönüştiremeyeceği test edilecek. Üçüncüsü, İskoçya’da olası bir SNP çoğunluğu ikinci bağımsızlık referandumu tartışmasını yeniden alevlendirebilir. Dördüncüsü, Galler’de Plaid Cymru’nun zaferi, İşçi Partisi’nin yüz yıllık hâkimiyetinin sona ermesi anlamına gelecek.
Brookings Enstitüsü’nün analizine göre Birleşik Krallık siyaseti, tarihinde ilk kez beş partinin ulusal düzeyde yüzde 10’un üzerinde oy aldığı bir döneme girmiş durumda. Bu parçalanma, tek turlu çoğunluk seçim sistemi altında öngörülemeyen sonuçlara yol açabilir. Electoral Calculus’un projeksiyonlarına göre bugün genel seçim yapılsa Reform UK en büyük parti olurken, İşçi Partisi 1910’dan bu yana en kötü sonucuyla karşılaşabilir.
7 Mayıs, Birleşik Krallık’ın siyasi haritasını yeniden çizme potansiyeli taşıyan, tarihi bir seçim günü olacak.
















Comments