Andrew (Andy) Murray Burnham, 7 Ocak 1970’te Liverpool yakınlarındaki Aintree’de dünyaya geldi. Mühendis bir baba ile danışma görevlisi bir annenin çocuğu olan Burnham, çocukluk ve ilk gençlik yıllarını Liverpool çevresinde geçirdi. 15 yaşında İşçi Partisi’ne katılan Burnham, erken yaşlardan itibaren siyasete ilgi duyarken ragbi, kriket ve futbolla da yakından ilgilendi.
Cambridge Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı eğitimi alan Burnham, mezuniyetinin ardından 1991-1994 yılları arasında gazetecilik ve televizyon yayıncılığı yaptı. Ulaştırma, ticaret ve deniz taşımacılığı alanlarında yayın yapan dergilerde çalışan Burnham, aynı dönemde işçi sendikalarının parlamento heyetlerinde görev aldı. Daha sonra dönemin Kültür, Medya ve Spor Bakanı Chris Smith’in üç yıl boyunca danışmanlığını yürüttü.
Parlamento kariyeri
2001 genel seçimlerinde İşçi Partisi’nden milletvekili seçilen Burnham, kısa sürede hükümette çeşitli görevler üstlendi. Sağlık, Hazine, Kültür ve İçişleri bakanlıklarında devlet bakanı olarak görev yapan Burnham, 2010 yılında İşçi Partisi’nin iktidarı kaybetmesinin ardından ise Gölge Eğitim, Gölge İçişleri ve Gölge Sağlık Bakanlığı görevlerini yürüttü.
Siyasi kariyeri boyunca iki önemli olayla öne çıktı. Stafford Hastanesi’ndeki yüksek can kayıplarıyla ilgili soruşturmada yeterli hassasiyeti göstermediği gerekçesiyle eleştirildi. Buna karşılık, 1989’da 97 Liverpool taraftarının hayatını kaybettiği Hillsborough Faciası için ikinci soruşturmanın açılmasına öncülük ederek mağdur ailelerin uzun yıllar süren adalet mücadelesine destek verdi.
İki kez liderlik yarışını kaybetti
Burnham, 2010 yılında Gordon Brown’ın ayrılmasının ardından İşçi Partisi liderliği için ilk kez aday oldu ancak Ed Miliband’a yenildi. 2015 yılında bu kez Jeremy Corbyn’e karşı yarıştı ve ikinci kez liderlik yarışını kaybetti.
Bu yenilgilerin ardından 2017 yılında milletvekilliğinden istifa ederek Manchester Belediye Başkanlığına aday oldu ve seçimleri kazanarak ulusal siyasetten yerel yönetime geçti.
Manchester Belediye Başkanlığı
2017’den itibaren üç kez Manchester Belediye Başkanı seçilen Burnham, her seçimde yüzde 63’ün üzerinde oy alarak bölgenin en güçlü siyasi figürlerinden biri haline geldi. Göreve gelirken maaşının yüzde 15’ini evsizlikle mücadele eden vakıflara bağışlayacağını açıkladı.
Başkanlığı döneminde toplu taşımayı yeniden kamu kontrolüne alarak ücretlerin düşürülmesini sağladı. Yerel yönetimlere daha fazla yetki ve bütçe verilmesini savunan Burnham, merkezi hükümete karşı yürüttüğü mücadele nedeniyle “Kuzey’in Kralı” (King of the North) olarak anılmaya başladı.
Kovid-19 dönemindeki çıkışı
Burnham’ın ulusal ölçekte tanınırlığını artıran en önemli dönemlerden biri Kovid-19 salgını oldu. Manchester’ın en ağır kısıtlamalara alınmasına karşı çıkan Burnham, hükümetin bölgeye ayırdığı mali desteğin yetersiz olduğunu savundu.
Hükümetten 90 milyon sterlin destek talep eden Burnham, 65 milyon sterlinlik kaynak sağlanmasının ardından dahi kuzey şehirlerinin ekonomik yükü tek başına taşımasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bu süreçte kullandığı söylemler ve merkezi hükümete karşı tavrı kamuoyunda büyük destek gördü.
İşçi Partisi’nin yeni lideri
2024 genel seçimlerinden sonra Başbakan Keir Starmer’ın ekonomik performansı, parti içindeki huzursuzluk ve seçim yenilgileri nedeniyle eleştiriler artarken, kamuoyu araştırmalarında Burnham, İşçi Partisi’nin en popüler siyasetçisi olarak öne çıktı.
2026 yılında Makerfield ara seçimini kazanarak yeniden Avam Kamarası’na dönen Burnham’ın önündeki en büyük engel olan Keir Starmer, kısa süre sonra parti liderliğinden istifa etti. Liderlik yarışına tek aday olarak giren Burnham, İşçi Partisi’nin yeni lideri seçildi ve Birleşik Krallık’ın yeni başbakanı olmaya hak kazandı. 20 Temmuz 2026 Başbakan oldu.
Siyasi görüşleri
Kendisini siyasi yelpazenin “yumuşak solunda” konumlandıran Burnham, “ticaret dostu sosyalizm” olarak tanımladığı ve “Manchesterizm” adını verdiği ekonomik yaklaşımı savunuyor.
Su, enerji, toplu ulaşım ve sosyal konutların kamu kontrolünde olmasını destekleyen Burnham, aşırı özelleştirmeye ve gereğinden fazla düzenlemeye karşı çıkıyor. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesini savunan siyasetçi, Londra merkezli yönetim anlayışını değiştirmeyi hedeflediğini belirterek Manchester’da da bir başbakanlık ofisi açacağını açıkladı.
Göç konusunda kontrollü göç politikalarını destekleyen Burnham, göçmenlere sosyal yardımların tamamen kaldırılmasına ise karşı çıkıyor.
Dış politika
Burnham, Irak Savaşı için parlamentoda verdiği “evet” oyunu daha sonra siyasi hayatının en büyük pişmanlıklarından biri olarak nitelendirdi.
Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Ukrayna’yı destekleyen Burnham, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ise karşı çıktı.
Uzun yıllar İşçi Partisi’nin İsrail Dostları grubunda yer alan Burnham, 7 Ekim 2023 sonrasında Gazze’de ateşkes çağrısı yapan ilk İşçi Partili siyasetçiler arasında bulundu. Partisinin Gazze konusundaki tutumu nedeniyle özür dileyen Burnham, uluslararası hukuk çerçevesinde hesap verilmesi gerektiğini savundu.
















Comments