İngiltere Adalet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı David Lammy, Avam Kamarası’na sunduğu planla, en fazla üç yıl hapis cezasına yol açabilecek “either-way” davalarda jüri yerine hâkimin karar vereceği ‘swift courts’ adlı yeni bir sistem kuracaklarını duyurdu. Bu suçlar arasında hırsızlık, öldürmekle tehdit , taşkınlık ve soygun türleri yer alıyor. Cinayet, tecavüz, ağır yaralama ve silahlı soygun gibi ciddi suçlarda ise jüri uygulaması devam edecek.
‘Cesur ama gerekli’ reformlar
Lammy, reformların, Crown Court’taki davaların 2028’de 100 bin dosyaya ulaşması beklenen bir dönemde mağdurların “katlanılamaz gecikmeler” yaşadığı için şart olduğunu söyledi. Yalnızca hâkimle yürütülecek davaların %20 daha hızlı sonuçlanacağını belirten bakan, bunun yargı sürecinde şeffaflığı artıracağını da ifade etti:
“Jürilerin müzakereleri gizlidir, ancak hâkimler gerekçelerini açıkça sunar.”
Lammy, değişikliklerin yasama gerektirdiğini ve sistemin “yıllar içinde” düzelebileceğini, ancak hükümetin “her kaldıracı çektiğini” söyledi.
Geniş çaplı siyasi ve hukuki tepki
Reformlar, Muhafazakâr Parti tarafından “jüri yargılamalarının sonunun başlangıcı” olarak nitelendirildi. Gölge Adalet Bakanı Robert Jenrick, Lammy’yi “Magna Carta’yı yırtmakla” suçlarken, daha önce jüri hakkını savunan Lammy’nin “tutarsız davrandığını” öne sürdü.
İşçi Partisi içinden de eleştiriler geldi.
Clive Efford, değişikliğin hukuk sisteminde “biz ve onlar” ayrımı yaratabileceğini söylerken, Stella Creasy, jüri yargılamalarının zaten tüm davaların yalnızca %3’ünü oluşturduğunu hatırlatarak etkinliği sorguladı.
Ceza savunma avukatı Mark Jones, jüri hakkının “adaletin temel bir güvencesi” olduğunu söyledi. Eski Law Society Başkanı Richard Atkinson, reformları destekleyen ek finansmanı memnuniyetle karşılamakla birlikte bunun “yalnızca çatlakları kâğıtla kapattığını” belirtti.
Leveson: Sistem çöküşün eşiğinde
Temmuz ayında yayımlanan incelemede Lord Chief Justice Sir Brian Leveson, sistemin “çöküşün eşiğinde” olduğunu söylemiş ve kapsamlı reform önermişti. Şimdi de Lammy’nin planlarına genel olarak destek verirken “tek bir sihirli çözüm olmadığını” vurguladı.
Leveson, jürisiz yargılama hakkına ilişkin anayasal bir zorunluluk bulunmadığını, bu nedenle reformların hukuken engellenmeyeceğini belirtmişti. Ancak eski Yargıtay Başkanı Lord Thomas, jüriyi devreden çıkarmanın “en tartışmalı unsur” olduğunu kaydetti.
Yetkiler genişliyor, destek hizmetlerine ek kaynak
Reformlar kapsamında:
- Magistrates Court hâkimlerinin ceza yetkisi 12 aydan 18 aya, gerekirse 24 aya çıkarılacak.
- Bakanlık, gelecek üç yılda mağdur desteği hizmetlerine 550 milyon sterlin ayıracak.
- Yeni mağdurlar komiseri Claire Waxman, bu kaynağın “gerekli ama tek başına yeterli olmadığını” söyledi.
Bu değişiklikler, şiddet ve cinsel suçları içeren ve bugün 78 bini aşan dosya yükünü azaltmayı hedefliyor. Ancak birçok hukukçu, jürilerin kaldırılmasının adil yargılanma hakkı üzerinde olumsuz etkileri olabileceği görüşünde.
Kaynak: The Independent
















Comments