Hürmüz Boğazı için müttefiklerle iş birliği
İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer, Orta Doğu’daki çatışmaların küresel petrol fiyatlarını artırması üzerine müttefiklerle birlikte Hürmüz Boğazı‘nı yeniden trafiğe açmak için “uygulanabilir bir plan” üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Downing Street’te düzenlenen basın toplantısında konuşan Başbakan, ticaret rotasının güvenliği için küresel ortaklarla görüşmelerin sürdüğünü belirtti.
ITV News‘in haberine göre Başbakan, ABD Başkanı Donald Trump‘ın müttefiklere yaptığı “Kraliyet Donanması‘nı bölgeye gönderin” çağrısına yönelik soruları yanıtladı. Starmer, hafta sonu Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde bu konuyu ele aldıklarını ancak İngiltere’nin bölgede daha geniş çaplı bir savaşa çekilmesine izin vermeyeceğini vurguladı.
Enerji faturaları için 53 milyon sterlinlik destek
İsrail ve ABD‘nin 28 Şubat’ta İran‘a yönelik gerçekleştirdiği ortak saldırılarla başlayan süreç, petrol maliyetlerini zirveye taşıdı. Starmer, durumun İngiltere’deki yaşam maliyeti üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak adına 53 milyon sterlin değerinde bir destek paketi açıkladı. Bu paket, özellikle ısınma yağı kullanan ve yüksek enerji fiyatlarına en çok maruz kalan haneleri hedefliyor.
Başbakan ayrıca, enerji şirketlerinin tasarrufları müşterilere yansıtmasını sağlamak için hükümetin “yasal talimat” vereceğini duyurdu. Şirketlerin kriz ortamından faydalanarak haksız kazanç elde etmesine müsaade etmeyeceğini belirten Starmer, halkın zor durumundan büyük kârlar sağlanmasının karşısında duracaklarını ifade etti.
Enerjide bağımsızlık ve yerli üretim hedefi
Enerji güvenliğinin uzun vadeli çözümünün “yerli üretim” olduğunu savunan Başbakan, uluslararası petrol ve gaz piyasalarındaki dalgalanmalardan kurtulmanın tek yolunun temiz ve yerli İngiliz enerjisine geçmek olduğunu söyledi.
Starmer, İngiltere’nin enerji güvenliğini tehdit eden dış unsurlara karşı en güçlü savunmanın, dışa bağımlılığı sonlandırmak olduğunu yineleyerek müttefiklerle askeri seçeneklerden ziyade stratejik ve uygulanabilir planlara odaklandıklarını belirtti.
İngiltere’nin bu süreçteki askeri hamlelerinin boyutu henüz netlik kazanmazken, hükümetin diplomatik çözüm ve ekonomik koruma kalkanı öncelikli hareket ettiği görülüyor.
















Comments