Başbakan Keir Starmer, hafta sonu Londra’da aşırı sağcı aktivist Tommy Robinson’ın öncülüğünde düzenlenen yürüyüşün ardından Birleşik Krallık’ın “zamanımızın mücadelesiyle” karşı karşıya olduğunu söyledi. Starmer, Salı sabahı gerçekleştirdiği kabine toplantısında yaptığı değerlendirmede, etkinliği ulusal birlik ve demokrasi için bir tehdit olarak tanımladı.
Downing Street’in aktardığına göre Başbakan, “Cumartesi günü polis memurlarının saldırıya uğradığı bazı sahneler ve sabıkalı bir suçlunun öncülük ettiği yürüyüş sadece şok edici değil, aynı zamanda ülkedeki pek çok kişinin, özellikle de etnik azınlıkların yüreğine korku saldı” dedi.
Starmer, bu yürüyüşün temsil ettiği görüşleri “çürüme ve zehirli ayrışma” olarak nitelendirerek, ülkenin “yurtsever bir ulusal yenilenme” vizyonuyla bu tehditlere karşı birleşmesi gerektiğini belirtti.
Musk’a Sert Tepki
Hükümetin eleştirisi yalnızca yürüyüşün organizatörleriyle sınırlı kalmadı. Başbakanlık, sosyal medya platformu X’in sahibi Elon Musk’a da tepki gösterdi. Yürüyüşe video bağlantısıyla katılan Musk, konuşmasında “şiddet geliyor” ifadelerini kullanmış ve katılımcılara “ya karşılık verirsiniz ya da ölürsünüz” mesajı vermişti. Downing Street, bu sözlerin özellikle etnik azınlıklar arasında korku ve tehdit hissi uyandırabileceğini vurgulayarak, “yabancı bir milyarderin şiddet çağrısı” olarak nitelendirdi.
İngiltere Tarihinin En Kalabalık Aşırı Sağ Gösterisi
Yaklaşık 110 bin kişinin katıldığı yürüyüş, ülke tarihinin en büyük aşırı sağ gösterilerinden biri olarak değerlendiriliyor. Gösteri boyunca İslam karşıtı söylemlerin yanı sıra komplo teorileri ve ırkçı mesajların da yer aldığı bildirildi. Olaylar sırasında 26 polis memuru yaralandı.
Etkinliğe liderlik eden Tommy Robinson’ın (gerçek adı Stephen Yaxley-Lennon), saldırı, sahte pasaport kullanımı, ipotek dolandırıcılığı ve gazeteci tacizi gibi birçok sabıkası bulunuyor.
Hükümet Söylemini Güncelledi
Yürüyüşe dair ilk resmi yorum, Pazar günü Çalışma Bakanı Peter Kyle’dan gelmişti. Kyle, gösterinin büyüklüğünün kendisini rahatsız etmediğini belirterek, “Bu ülkede ifade ve toplanma özgürlüğünün hâlâ yaşadığını” söylemişti. Ancak bu açıklama bazı İşçi Partili milletvekilleri arasında huzursuzluğa yol açtı.
Pazar öğleden sonra Starmer tarafından yapılan yazılı açıklamada ise “İngiltere asla İngiliz bayrağını şiddet ve korku aracı olarak kullanan aşırı sağcılara teslim olmayacak” denildi.
Hükümetin bu söylem değişikliğiyle ilgili sorular üzerine Başbakanlık Sözcüsü, “Elbette ifade özgürlüğü ve gösteri hakkı bu ülkenin temel değerlerinden biridir” dedi. Ancak sözlerine şöyle devam etti: “Fakat sabıkalı bir suçlunun, yabancı bir milyarderin teşvikiyle şiddet çağrısı yaptığı bir ortamda, bazı insanlar—özellikle ten renginden ya da kökeninden dolayı—kendilerini meşru biçimde korkmuş ya da tehdit altında hissedebilir.”
















Yorumlar