KAFA Radyo’da Deniz Dikkaya’nın hazırlayıp sunduğu Turizm Kafası programının bu haftaki konuğu, Birleşik Krallık’ta otelcilik sektöründe yaklaşık 18 yıllık deneyime sahip olan London Rock Partners Oteller Ülke Direktörü Mahmut Aslan oldu. Programda İngiltere otelcilik pazarı, Türkiye–İngiltere arasındaki güçlü turizm trafiği, Türk yatırımcıların artan ilgisi ve genç turizmciler için kariyer yolları kapsamlı şekilde ele alındı.
Türkiye’de Yetişmiş Bir Turizmci
Kariyerine Türkiye’de başlayan ve mesleki temellerini Türk turizm sektöründe atan Mahmut Aslan, bugün İngiltere’de faaliyet gösteren London Rock Partners çatısı altındaki tüm otellerin operasyonlarından sorumlu. Aslan, “Ben Türkiye’de yetişmiş bir turizmciyim” vurgusuyla, Türk otelciliğinin ve misafirperverliğinin uluslararası pazarda güçlü bir karşılığı olduğunu ifade etti.
London Rock Partners Ne Yapıyor?
Mahmut Aslan’ın aktardığına göre London Rock Partners, Birleşik Krallık’ta otel yatırımı, geliştirme, markalama ve işletme alanlarında faaliyet gösteren bir grup. Portföylerinde IHG ve Hilton gibi global zincirlerin franchise olarak işletilen otelleri bulunuyor. Ayrıca 2026 yılı için Marriott markasıyla yeni projelere yönelik ön anlaşmalar yapılmış durumda.
Aslan, grubun yalnızca otel işletmediğini özellikle vurguladı:
Doğru lokasyonlarda yatırımcı adına otel bulmak, projeyi geliştirmek, markalandırmak ve tüm operasyonu uçtan uca yönetmek London Rock Partners’ın sunduğu temel hizmetler arasında yer alıyor. Gerekli durumlarda İngiliz bankalarıyla finansman ve kredi süreçlerinde de yatırımcılara destek sağlanıyor.
Türk Yatırımcıların İngiltere’ye Artan İlgisi
Programda dikkat çeken başlıklardan biri, Türk yatırımcıların İngiltere otel pazarına olan ilgisinin son iki yılda ciddi biçimde artması oldu. Mahmut Aslan, hem profesyonel otelcilerin hem de sektörü bilmeden turizm yatırımı yapmak isteyen iş insanlarının İngiltere’yi yakından takip ettiğini belirtti. Görüşmelerin bir kısmının ileri aşamaya geldiğini ifade eden Aslan, bu yatırımcılara danışmanlık verdiklerini söyledi.
Türkiye–İngiltere Arasında Güçlü Turizm Trafiği
Mahmut Aslan’ın paylaştığı verilere göre, İngiltere, Türkiye’ye en fazla turist gönderen ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor. Son yıllarda İngiltere’den Türkiye’ye gelen turist sayısı 4 milyon seviyesine ulaştı. Aslan, geçtiğimiz ay Antalya’da düzenlenen ABTA Kongresi’ne katıldığını ve kongrede Türkiye turizminin yalnızca rakamsal olarak değil; ürün kalitesi, çeşitlilik ve sürdürülebilirlik açısından da olumlu bir algıya sahip olduğunun net biçimde görüldüğünü aktardı.
Fiyat artışlarına yönelik geri bildirimler olduğunu kabul eden Aslan, bunun küresel bir durum olduğunu vurguladı. Enerji, işçilik ve tedarik maliyetlerindeki artışa rağmen Türkiye’nin, İngiliz pazarı için hâlâ güçlü bir fiyat–performans dengesi sunduğunu söyledi.
Öte yandan Türkiye’den İngiltere’ye gelen ziyaretçi sayısının da yıllık 400–500 bin civarında olduğu, bu ziyaretlerin önemli bir bölümünün eğitim, iş ve yatırım amaçlı gerçekleştiği belirtildi.
Eğitim Turizmi ve Gençlerin İngiltere Tercihi
Programda eğitim turizminin önemi de öne çıktı. Oxford ve Cambridge başta olmak üzere UCL, King’s College, Queen Mary gibi üniversitelerin Türk öğrenciler için güçlü bir çekim merkezi olduğunu belirten Aslan, disiplinli ve hedef odaklı gençlerin İngiltere’de eğitim ve kariyer fırsatlarına ulaşmasının zor olmadığını ifade etti.
İngiltere’de Kariyer: Dil ve Operasyon Şart
İngiltere’de turizm sektöründe çalışmak isteyen gençlere açık mesajlar veren Mahmut Aslan, İngilizce bilgisinin kritik önemde olduğunu vurguladı. Ancak bunun yalnızca konuşma düzeyinde değil, misafirle sorun çözebilecek seviyede olması gerektiğini söyledi.
Aslan’a göre, kariyerin başında operasyonel departmanlardan geçmek büyük avantaj sağlıyor. Kat hizmetleri, yiyecek-içecek ve ön büro gibi alanlarda deneyim kazanan çalışanların, ilerleyen dönemde yönetici pozisyonlarına daha hızlı yükseldiği ifade edildi. Sabır ve disiplinin ise bu sürecin vazgeçilmez unsurları olduğu vurgulandı.
18 Yıllık İngiltere Deneyimi
Mahmut Aslan, İngiltere’ye geldikten sonra büyük bir markada restoran supervisor olarak çalışmaya başladığını, farklı departmanlarda deneyim kazandıktan sonra üç yıl gibi kısa bir sürede yönetici pozisyonlarına, ardından da genel müdürlüğe yükseldiğini anlattı. İngiltere’de performansın net şekilde ölçüldüğünü belirten Aslan, “İstenileni verdiğinizde karşılığını alıyorsunuz” dedi.
“Metal Yorgunluğuna İzin Verilmiyor”
İngiltere iş kültüründe dikkat çeken bir diğer unsur ise yöneticilerin sık rotasyonlarla farklı lokasyonlara atanması. Aslan, bu yaklaşımın “metal yorgunluğunu” önlediğini ve hem kurumlar hem de çalışanlar için dinamizm sağladığını belirtti. Buna karşın, yerinde kalmak isteyen çalışanlara da saygı duyulduğunu vurguladı.
Aslan’a göre İngiltere otelcilik pazarı büyümeye devam ediyor. Talep güçlü olsa da sektörün en büyük zorluğu artan maliyetler. Bu nedenle profesyonel ve etkin yönetimin her zamankinden daha önemli hale geldiği ifade ediliyor.
















Comments