Reform UK lideri Nigel Farage, partisinin “Adaleti Geri Getirme Operasyonu” adı altında sunduğu yeni planla, küçük teknelerle Birleşik Krallık’a ulaşan tüm sığınmacıların gözaltına alınarak sınır dışı edileceğini açıkladı. Farage, bu yöntemin geçişleri “günler içinde” durduracağını ve ülkeye “onlarca, hatta yüz milyarlarca sterlin” tasarruf sağlayacağını iddia etti.
Ancak planda, sığınmacıların gönderileceği ülkeler arasında Taliban kontrolündeki Afganistan, İran ve Sudan gibi insan hakları sicili zayıf rejimlerin bulunması hukuk çevrelerinde tepkiyle karşılandı. The Guardian’ın haberine göre, Farage basın toplantısında çocukların da gözaltına alınacağını kabul ederken, planın nasıl işleyeceğine dair somut detay veremedi.
Hangi askeri üslerin gözaltı merkezine çevrileceği, sınır dışı işlemlerinin hangi ülkelere yapılacağı ve bunun nasıl finanse edileceği gibi konularda netlik sağlanmadı. Farage, sınır dışı işlemlerinin yalnızca 10 milyar sterline mal olacağını öne sürdü, ancak bu iddiasını destekleyecek bağımsız bir veri sunmadı.
İnsan Hakları Sözleşmelerinden Çekilme Planı
Reform UK, ayrıca İnsan Hakları Yasası’nı yürürlükten kaldırmayı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden (AİHS) çekilmeyi ve 1951 Mülteci Sözleşmesi ile BM İşkenceye Karşı Sözleşmesi’ni askıya almayı planlıyor. Parti yöneticilerinden Zia Yusuf, “Hiçbir avukat ya da hâkim sınır dışı uçuşlarını durduramayacak,” dedi.
İşçi Partili avukatlar topluluğu başkanı George Peretz KC, planın uygulanabilir olmadığını belirterek, “Taliban ya da İran gibi rejimlerle sınır dışı anlaşması yapmak gerçek dışı ve endişe verici. Bu yaklaşım, daha önce mahkemelerin hukuksuz bulduğu Ruanda planını andırıyor,” ifadelerini kullandı.
İşkenceden Kurtulanlar Örgütü’nün temsilcisi Kolbassia Haoussou ise planın “baskıcı rejimlere adeta bir hediye” olduğunu söyledi. Haoussou, “İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan bu yasaların terk edilmesi, insan hakları konusunda geri adım olur,” dedi.
Siyasi Tepkiler Gecikmedi
Hükümet sözcüsü, Farage’ın önerilerini “ciddi” bulmadıklarını belirterek, AİHS’ten çıkmanın Kuzey İrlanda’daki barışı tehlikeye atacağını vurguladı. Sözcü, AİHS’nin Good Friday Anlaşması da dâhil olmak üzere, uluslararası ticaret ve güvenlik anlaşmalarının temelini oluşturduğunu ifade etti.
Liberal Demokrat Parti lider yardımcısı Daisy Cooper da planı “gerçeklikten kopuk” olarak niteledi. Cooper, “Farage yüz binlerce kişiyi gönderme vaadinde bulunuyor ama bunu nerede ve nasıl yapacağını açıklayamıyor,” dedi.
Farage, küçük botlarla gelen kişilerin “büyük çoğunluğunun belgesiz, genç erkekler” olduğunu ve “bizim kültürümüzden tamamen farklı oldukları için topluma uyum sağlayamayacaklarını” söylüyor.
Ayrıca Farage, eğer plan uygulanmazsa “kamusal düzenin ciddi biçimde tehdit altında” olduğunu belirterek, sığınmacı krizine karşı halkın öfkesinin sivil karışıklığa dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Farage, beş yıllık bir parlamento döneminde 600 bin kişinin sınır dışı edileceğini öne sürerken, mevcut değerlendirmelere göre benzer çapta bir planın maliyeti 47,5 milyar sterlini bulabilir. Farage ise kendi planının aynı sonuçları yalnızca 10 milyar sterline ulaştıracağını iddia etti.
Göçmenlere gönüllü dönüş seçeneği sunulacak ve bu kararı alanlara 2.500 sterlin ödeme yapılacak. Reform UK, planın beş yılda 10 milyar sterline mal olacağını, ancak uzun vadede otel konaklamaları gibi maliyetleri düşüreceğini savunuyor.
Kanal üzerinden küçük teknelerle gelen göçmenlerin sayısında bu yıl yüzde 46 artış yaşanarak 28.288’e ulaşıldı. Haziran ayı itibarıyla yıllık iltica başvurusu sayısı 111 bine yükseldi. 2020’den bu yana tespit edilen düzensiz geliş sayısı ise yaklaşık 189 bin oldu. Bu kişilerin çoğu Afganistan, Suriye, Eritre, İran ve Sudan uyruklu.
















Comments