İngiltere’de iktidardaki İşçi Partisinin yasal göç yollarını kısıtlamaya yönelik hazırladığı planlar, siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi. Uzmanlar, bu adımların göç karşıtı söylemleriyle öne çıkan Reform UK Partisinin artan etkisiyle ilişkili olduğunu düşünüyor.
“Reform UK’in yükselişi hükümeti daha sert önlemlere yöneltti”
Anadolu Ajansı’nın haberine göre, Londra Üniversitesi Queen Mary Koleji’nden Prof. Patrick Diamond, hükümetin yasal göçe yönelik sınırlayıcı adımlarının, seçimlerde halk desteğini kazanmak amacıyla atıldığını belirtti. Diamond, Başbakan Keir Starmer’ın politikalarının geçmiş hükümetlerin göç konusundaki başarısızlıkları üzerine kurulduğunu ifade ederek, bu adımların net göçü azaltmayı hedeflediğini söyledi.
Diamond’a göre, İşçi Partisinin yasal göçü zorlaştırma planları sadece hükümetin tercihi değil; aşırı sağcı Reform UK Partisinin yerel seçimlerde elde ettiği başarı da bu sertleşmede etkili. Diamond, “Reform UK’in seçim başarısı İşçi Partisini daha katı göç politikalarına yönlendiriyor. Ancak hükümetin kendi seçmenine verdiği sözleri yerine getirme baskısı da bu tutumu pekiştiriyor” dedi.
“Sağlık sistemi yabancı işçilere bağımlı”
Sheffield Hallam Üniversitesi’nden Dr. Jack Black ise, İşçi Partisinin göç politikalarının toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Hükümetin göçü sınırlamak için yabancı işçilere yönelik kısıtlamalar getirmesinin özellikle sağlık ve sosyal hizmetler gibi sektörlerde ciddi sorunlara yol açabileceğini belirten Black, “İngiltere’de sağlık sistemi büyük ölçüde yabancı çalışanlara dayanıyor. Göçte yapılacak sert kısıtlamalar, bu sektörlerdeki iş gücü açığını büyütebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Dr. Black, yasal göç yollarında yapılacak değişikliklerin nitelikli iş gücünün ülkeye gelmesini zorlaştıracağını ve bunun uzun vadede ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
“Göç söylemindeki değişim, aşırı sağ etkisini yansıtıyor”
İşçi Partisinin göçle ilgili söyleminin değiştiğini ifade eden Dr. Black, özellikle Başbakan Starmer’ın “Yabancılar adası” benzeri açıklamalarının, toplumda ayrımcılığı körükleyebileceğini belirtti. Black, “Göç konusundaki söylem sağa kaymış durumda. Bu değişimin Reform UK’in söylemleriyle benzeşmesi dikkat çekici. İktidar, göçü günah keçisi yaparak ekonomik sorunları perdeleme yoluna gidiyor” dedi.
“Irkçılık gündelik hayatın normali olmaya başladı”
Runnymede Vakfı Başkanı Shabna Begum ise, Starmer’ın önerilerinin ekonomik gerçeklikten uzak olduğunu ve göçmen toplulukları hedef haline getirdiğini savundu. Begum, Reform UK korkusuyla atılan bu adımların uzun vadede ırkçılığı meşrulaştırma riski taşıdığı uyarısında bulunarak, “Yıkılan kamu hizmetleri, artan yoksulluk ve eşitsizlik gibi sorunların faturasını göçmenler ve Müslümanlar ödeyecek” dedi.
Vatandaşlık ve dil şartları zorlaşıyor
Başbakan Keir Starmer, 12 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, ülkede yasal olarak bulunanların vatandaşlık hakkını kazanma süresini 5 yıldan 10 yıla çıkaracaklarını ve vize başvurularında İngilizce yeterliliği şartlarını sıkılaştıracaklarını duyurmuştu. Bu karar, ülkede göçmenler arasında endişe yaratırken, İşçi Partisinin göç politikasının geleceğine dair tartışmaları da beraberinde getirdi.
















Comments