Jeopolitik gerilimler, Brexit sonrası değişen ticaret düzeni ve küresel ekonomik belirsizliklere rağmen Birleşik Krallık pazarı Türk şirketleri için cazibesini koruyor. CNBC-e Londra Temsilcisi Berfu Güven’e konuşan Avrupalı Türk Markalar Birliği Başkanı Vehbi Keleş, İngiltere ekonomisinin dayanıklılığı, Türkiye’nin ihracat performansı, güncellenmesi beklenen Serbest Ticaret Anlaşması (STA) ve İngiltere pazarındaki yeni rekabet koşullarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Keleş’e göre son yıllarda Brexit, Covid-19 pandemisi, Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki gerilimler ekonomiyi etkilese de Birleşik Krallık’ın küresel ticaret ağı ve güçlü finansal yapısı sayesinde ekonomi büyümeye devam ediyor.
“Birleşik Krallık hiçbir zaman çok kötü olmuyor” diyen Keleş, ülkenin yaklaşık 4,2 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer aldığını, IMF tahminlerine göre ise 2030 yılında 5,4 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaşmasının beklendiğini ifade etti.

Jeopolitik krizlerin etkisi sınırlı kaldı
İran-İsrail geriliminin ardından enerji fiyatlarında yaşanan dalgalanmanın lojistik maliyetlerini etkilediğini belirten Keleş, nakliye maliyetlerinde sektör ve ülkeye göre yüzde 5 ila yüzde 30 arasında artışlar yaşandığını söyledi.
Ancak petrol fiyatlarının yeniden gerilemesiyle birlikte taşımacılık maliyetlerinin büyük ölçüde eski seviyelerine döndüğünü belirten Keleş, savaşın etkisinin kısa süreli kaldığını ifade etti.

İngiltere’nin ithalatı 1 trilyon doları aştı
Keleş’in dikkat çektiği en önemli verilerden biri ise İngiltere’nin ithalat hacmi oldu.
İlk dört aylık verilere göre ülkenin ithalatının yüzde 23 büyüyerek 358 milyar dolara ulaştığını belirten Keleş, yıllık bazda ithalat hacminin 1 trilyon doların üzerine çıktığını, önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde ise 1,2-1,3 trilyon dolara ulaşabileceğini söyledi.
Bu büyüklüğün Türkiye açısından büyük fırsatlar sunduğunu vurgulayan Keleş, İngiltere’nin dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin ihracatında bazı sektörlerde gerileme var
Keleş’in paylaştığı verilere göre Türkiye’nin Birleşik Krallık’a ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre 6,8 milyar dolardan 6,5 milyar dolara geriledi.
Buna karşılık İngiltere’nin Türkiye’ye ihracatı 2,8 milyar dolar seviyesinde kaldı.
Sektörel bazda ise dikkat çekici farklılıklar bulunuyor.
İngiltere’nin otomotiv ithalatı yüzde 14 artarken, Türkiye’nin bu alandaki ihracatında yüzde 18 düşüş görüldü.
Tekstil ve hazır giyimde İngiltere’nin ithalatı yüzde 4 büyürken, Türkiye’nin ihracatı yüzde 7 geriledi.
Buna karşın çelik sektöründe yüzde 82’lik güçlü bir artış yaşandı.
Gıda ithalatında ise İngiltere pazarı yüzde 8 büyüdü. Türkiye’nin performansının bazı ürünlerde düştüğünü, bazılarında ise arttığını belirten Keleş, yıl sonunda daha net bir tablonun ortaya çıkacağını söyledi.
Verilerde Türkiye ile İngiltere arasında kayıt farkı bulunuyor
Keleş, iki ülkenin dış ticaret istatistikleri arasında metodolojik farklılıklar bulunduğunu da dile getirdi.
Buna göre Türkiye’den Almanya gibi üçüncü ülkeler üzerinden İngiltere’ye gönderilen ürünler, İngiliz makamlarınca Türk menşeli olarak kaydedilirken, Türkiye’nin ihracat kayıtlarında farklı yöntemler uygulanabiliyor.
Bu nedenle iki ülkenin açıkladığı dış ticaret rakamlarının birbirinden farklı göründüğünü belirten Keleş, her iki kayıt sisteminin de kendi yöntemleri açısından doğru olduğunu ifade etti.
Geçen yıl iki ülke arasındaki mal ticareti İngiltere kayıtlarında 27 milyar dolar, Türkiye verilerinde ise yaklaşık 24 milyar dolar olarak yer aldı.
Yeni Serbest Ticaret Anlaşması kritik önemde
Röportajda gündeme gelen en önemli başlıklardan biri de Türkiye ile Birleşik Krallık arasında güncellenmesi planlanan Serbest Ticaret Anlaşması oldu.
Taraflar arasındaki müzakerelerde beşinci tur görüşmeler tamamlanırken, yeni anlaşmanın dijital ticaret ve hizmetler gibi alanları da kapsaması bekleniyor.
Keleş, hem Türk hem de İngiliz tarafının anlaşmayı sonuçlandırma konusunda istekli olduğunu belirterek iş dünyasının sürecin hızlanmasını istediğini söyledi.
Bu noktada İngiltere-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması’nın Türkiye açısından yeni bir rekabet oluşturduğunu vurgulayan Keleş, özellikle otomotiv, tekstil, elektrik-elektronik ve yapı malzemeleri gibi sektörlerde Hindistan’ın önemli bir rakip haline gelebileceğini ifade etti.
Mermer sektöründe rekabetin şimdiden hissedilmeye başlandığını belirten Keleş, güncellenmiş STA’nın mümkün olan en kısa sürede yürürlüğe girmesinin Türk ihracatçıları açısından kritik olduğunu söyledi.
“Brexit Türkiye için ticari fırsat da oluşturdu”
Yaklaşık 28 yıldır İngiltere pazarında faaliyet gösterdiğini belirten Keleş, Brexit’in iş dünyası açısından önemli zorluklar yarattığını söyledi.
Yeni sertifikasyon süreçleri, değişen mevzuat ve ticaret kuralları nedeniyle bazı Avrupa ülkeleriyle yapılan ticaretin durdurulmak zorunda kaldığını ifade eden Keleş, buna rağmen Brexit’in Türkiye açısından önemli fırsatlar da sunduğunu dile getirdi.

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasının ardından yeni ticaret ortakları arayışına yöneldiğini belirten Keleş, Türkiye’nin bu süreçte stratejik ülkelerden biri haline geldiğini söyledi.
İngiltere pazarına girecek şirketlere üç tavsiye
İngiltere’de yatırım veya ihracat yapmak isteyen Türk şirketlerine de tavsiyelerde bulunan Keleş, ilk olarak pazarın çok iyi analiz edilmesi gerektiğini söyledi.
İkinci olarak, İngiltere’de deneyimli ve güvenilir bir iş ortağıyla çalışmanın büyük avantaj sağlayacağını belirtti.
Üçüncü tavsiyesi ise mevzuata hâkim güçlü bir muhasebe ve hukuk danışmanlığı alınması oldu.
Keleş, dünyanın en rekabetçi pazarlarından biri olan Birleşik Krallık’ta başarılı olabilmek için yerel düzenlemelerin doğru yönetilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
CNBC-e’nin haberine göre, iş dünyası temsilcileri Türkiye ile Birleşik Krallık arasında güncellenmesi planlanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın tamamlanmasının, Türk şirketlerinin dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olan İngiltere’deki konumunu daha da güçlendireceğini değerlendiriyor.
















Yorumlar